Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 48 dk.
Sayfa Sayısı:
240
Basım Tarihi:
Haziran 2009
Yayınevi:
Kırmızı Yayınları
ISBN:
9786055749019
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·240 syf.··
2016 101. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2016 18:38
İlk kez Hint edebiyatından bir eser okudum. Tagore'nin bu kitabını, ilk alışımda şiir kitabı olarak almıştım ama yanılmışım. Tam bir deneme kitabıymış. Tagore ile de tanışmış olduk bu sayede. İçerisinde şiirsel mısralar 2-3 satırdan oluşuyor ve uzun uzun cümlelerle yazılmış; son derece derin ve ağır cümleler. Sanki bir hikaye anlatır gibi ilerliyor kitap. Toplamda 3 bölümden oluşuyor kitap. 3 bölümün içerisinde de farklı şiirler ve hikayeler var. Bazı destanlardan alıntılar yapılmış eserde. Yabancı kelimelerin detaylıca açıklamaları var kitapta. Sayfaların yarısı dolu yarısı boş ama sanmayın kitap kısa sürede biter. Gerçekten ağır bir eser. İçeriği ile son derece yalın ve doğru bilgiler vermiş yazar. Aşk, müzik, kahramanlık ve ahlak kurallarını çok güzel işlemiş. Pozitif bir enerji, pozitif bir ruh katıyor içinize. Yanlışları eleştirip doğruları göstermiş bu eserde yazar. Olumlu yönde aklınıza gelecek tüm konulara değinmiş, doğruyu göstermiş diyerek bitiriyorum. Tavsiye ederim.
Müzik
FirariRabindranath Tagore · Kırmızı Yayınları · 200948 okunma
Puan vermedi·240 syf.·
2025 113. kitabı
Rabindranath Tagore kimdir dıye başlıyayım söze, Hintli "Şair, Oyun yazarıdır 1910'lu yıllar, Hint edebiyat ve düşüncesinin büyük dehası Rabindranath TagoreRabindranath Tagore 'un, şiirlerinden kendi yaptığı İngilizce çeviriler sayesinde Batı dünyasında tanınmış oluyur. Onun ve babasının etkileri altında şairin dünya görüşü Hindin geleneksel kast sınırlarını aşarak, panteist bir dünya inanışının yanı sıra, Hindu dininin tekelci ... Oluşumun yansıması Gelelim kitaba FirariFirari "Tagore’un 1921’de yayımladığı, şiirler ve tiyatro parçalarından oluşan Firari (The Fugitive), şairin modern Batı şiirini diğer kitaplarına göre yer yer daha güçlü bir şekilde selamladığı geniş bir toplamdır. "1910’lu yıllar, Hint edebiyat ve düşüncesinin büyük dehası Rabindranath Tagore’un, şiirlerinden kendi yaptığı İngilizce çeviriler sayesinde Batı dünyasında tanındığı yıllar olmuştu. W. B. Yeats ve Ezra Pound gibi şiir devlerinin aracılığıyla, Tagore’un yapıtları önce İngiltere’de boy gösterdi, ardından, André Gide, Boris Pasternak, Anna Ahmatova, Juan Ramón Jiménez, Victoria Ocampo gibi isimlerin çevirileri yoluyla dünyanın çeşitli dillerine aktarılarak bolca okundu. İlk İngilizce kitabı Gitanjali’nin yayımlanmasından henüz bir yıl sonra, 1913’te Nobel Ebebiyat Ödülü’nü alan şair, 1920’lerin sonuna kadar dünya çapında âdeta bir furya haline geldi. Böylece Tagore binlerce yıllık Hint şiir geleneğinin modern sözcüsü oldu. 1921 yılında yayımladığı, gene kendi çevirdiği şiirler ve tiyatro parçalarından oluşan Firari, şairin modern Batı şiirini diğer kitaplarına göre yer yer daha güçlü bir şekilde selamladığı geniş bir seçkilerınin olduğu ögretıcı, düşündürücü hayatı anlanaya yardımcı bır kitaptı okuduğumuz Keyıfle okuyun FirariFirari
FirariRabindranath Tagore · Kırmızı Yayınları · 200948 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2025 516. kitabı
İlk kez Hint edebiyatından bir eser okudum. Tagore'nin bu kitabını, ilk alışımda şiir kitabı olarak almıştım ama yanılmışım. Tam bir deneme kitabıymış. Tagore ile de tanışmış olduk bu sayede. İçerisinde şiirsel mısralar 2-3 satırdan oluşuyor ve uzun uzun cümlelerle yazılmış; son derece derin ve ağır cümleler. Sanki bir hikaye anlatır gibi ilerliyor kitap. Toplamda 3 bölümden oluşuyor kitap. 3 bölümün içerisinde de farklı şiirler ve hikayeler var. Bazı destanlardan alıntılar yapılmış eserde. Yabancı kelimelerin detaylıca açıklamaları var kitapta. Sayfaların yarısı dolu yarısı boş ama sanmayın kitap kısa sürede biter. Gerçekten ağır bir eser. İçeriği ile son derece yalın ve doğru bilgiler vermiş yazar. Aşk, müzik, kahramanlık ve ahlak kurallarını çok güzel işlemiş. Pozitif bir enerji, pozitif bir ruh katıyor içinize. Yanlışları eleştirip doğruları göstermiş bu eserde yazar. Olumlu yönde aklınıza gelecek tüm konulara değinmiş, doğruyu göstermiş diyerek bitiriyorum. Tavsiye ederim.
FirariRabindranath Tagore · Doğubatı Yayınları · 202148 okunma

Yazar Hakkında

Rabindranath TagoreYazar · 32 kitap
Hayatta kalan 13 çocuğun en küçüğü olan Tagore ("Rabi" lakaplı) 7 Mayıs 1861'de Kalküta'daki Jorasanko malikanesinde, Debendranath Tagore (1817–1905) ve Sarada Devi'nin (1830–1875) oğlu olarak dünyaya geldi. Tagore çoğunlukla hizmetkarlar tarafından büyütüldü; annesi erken çocukluk döneminde ölmüştü ve babası çok seyahat ederdi. Atalarının kökü 11. yüzyıla dayanır. Bu soyun kurucusu Kanaj'lı bir Brahman'dı. Babası Maharshi Devendranath Tagore, varlıklı bir din adamıydı. Rabindranath, özel öğretmenlerden ders alarak orta öğrenimini yaptıktan sonra 17 yaşında Londra'ya gönderildi. Londra'da hukuk okudu. Burada edebiyat kültürünü geliştirdi. En çok etkisinde kaldığı edebiyatçı, doğaya yapıtlarında geniş yer veren İngiliz şair William Wordsworth'tür. Rabindranath Tagore'un yaşam ve sanat görüşlerinin gelişmesinde en büyük rolü, 19. yüzyılın başlarında Bengalli Raca Rammahun Roy oynamıştır. Onun ve babasının etkileri altında şairin dünya görüşü Hindin geleneksel kast sınırlarını aşarak, panteist bir dünya inanışının yanı sıra, Hindu dininin tekelci ve çok gelenekçi çemberini kıran bir olgunluğa kavuşmuştur. Öğretmeni Roy; Hindistan'da dinin oynadığı büyük rolü bildiği için, her şeyden önce bu alanda reform yapmak zorunluluğu duymuştu. Kendisi Hindu olduğu için Hind dininin bozulmasına üzülüyordu, fakat sosyal gerçekleri görecek kadar ileri görüşlü bir insan olduğundan reform yoluna gitmedi. 1930'da Hindistan'da yeni bir mezhep olan Brahmoizmin temelini attı. Brahmo Samaj adı altında tanınan bu hareket Hinduluk, Müslümanlık ve Hristiyanlığın ortaklaşa değerlerini bir çatı altında toplamaktaydı. Bu yeni din, mucize ve kerameti bir yana iter, her şeye egemen mutlak ve yanılmaz bir kuvvet yerine, bilgelik ve aşkın esin kaynağı olan insan ve dünyayı kavrayan, yücelten bir varlığa inanır. Bu Tanrı Upanishad'lardan alınan bir cümleyle tamamlanır: "Tektir ve biçimi yoktur, ama binbir amaçla, binbir şekle girer.." Brahmo Samaj'ın belli başlı sosyal ülküleri kardeşlik, ahlaklılık, insanseverlik, kadınlığın yükseltilmesi, kastların kaldırılmasıdır. Bu noktalarda klasik Hinduizmin karşısındadır. Rammahun Roy tarafından kurulan Brahmo Samaj; Rabindranath Tagore'un babası ile Keshup Shandrasen tarafından geliştirildi. Tagore'un bu yeni oluşturulan mezhepten etkilenmesi; 22 yaşında yazmaya başladığı yıllara denk gelir. Bu yıllarda daha sonradan ilinti kuracağı Avrupa kültürüne pek rastlanmaz. O yıllarda Bengal Hindistan'ın her bakımdan canlı ve ileri bölgesiydi. Din, edebiyat, politika alanlarında yeni görüşler beliriyordu. Kendisinden önce edebiyatta yenilik yapmış olanlar olmasına rağmen, kendisini tutuculuktan kurtaran ilk şair ve yazar olarak bilinir. İlk yazdığı "Sabah Şarkısı" adlı şiiri yüzünden şiddetli eleştirilere maruz kalmıştır. Doğa ve insan sevgisinin yoğun olduğu Kitan Jali'nin ünü dünyaya yayılmıştır. Eserlerinde ince bir lirizmle, mistisizm harmanlanır. Hindistan'ın İngiliz Emperyalizminin boyunduruğundan kurtulması için büyük çabalar sarfetmiş ve bunu ılımlı bir üslupla yapmıştır. Edebiyat alanında ki başkaldırısını yeterli bulmayıp gençliğin milliyetçi bir eğitimle yetiştirilmesi amacıyla 1901'de Kalküta yakınlarında ki Balpur'da Sükun Barınağı anlamına gelen Santiniketan adını verdiği bir okul kurdu. Bundan başka Bangadorshan adıyla edebiyat dergisinin başyazarı oldu. 1924'de Batı ve Hint geleneklerini kaynaştıran Vishna-Bharati Üniversitesi'nin oluşumuna yol açtı. Bengali dilinde yazdığı yapıtlarınının, hemen hemen hepsini kendisi ingilizceye çevirdiği için, dünyanın onu hızlı tanıması kaçınılmaz oldu. 1913'te Romain Rolland'ın çok övdüğü Gora adlı romanıyla Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı. Kitapta Gora adlı bir gencin hayatından kesit sunulur. 1915 yılında İngiltere "Sir" unvanını verdi. 1919, Hindistan tarihinde bir dönüm noktasıdır. Amritsar Kıyımı, Gandi'nin ulusal önder olarak belirmesi bu yıl içinde olmuştur. Gandi ve Tagore iki yakın dosttur. 21 Mart 1919'da çıkarılan bir yasayla, yönetimin savaş döneminde kullanabildiği özel yetkileri barış döneminde de elinde tutması sağlanıyordu. Irkçılık temellerine dayanılarak çıkarılmış bir yasaydı. Gandi pasif direnişi gündeme getirdi. Kısa süre sonra, 13 Nisan'da Amritsar'da halktan 400 kişi öldürüldü, 2 bin kişi de yaralandı. Altın Tapınak'a girilip Sihler'in üzerine ateş açıldı. Pencap'ta sıkıyönetim ilan edildi. Tagore bir şeyler yapmak gerektiğine inanıyordu. Genel Vali Lord Chelmsford'a bir mektup yazarak Sir unvanını geri verip, Gandi'ye destek oldu. 67 yaşında resim yapmaya başlamasıyla, kast ve emperyalist sistemlere karşıtlığı ve üstün yeteneğiyle dünyanın sayılı şairleri arasına girmiştir. 7 Ağustos 1941'de doğduğu şehir Kalküta'da ölür.