Puan

910 üzerinden
914 kişi
10/10
·234 syf.·
2017 36. kitabı
Bu kitapı dört sene önce okmuştum. Zamanında kürtlere yapılan zülümleri çok güzel anlatan bir kitap . Kendi evinde ana dilini konuşmamak ne demek bilir misiniz ? ALLah kürt olarak yaratığı ve kendilerine bahşetmiş olduğu kürtçeyi konuşturmamak ne demek bilirmisiniz? kürtçe konuştuğu için hapise atılmayı , ölüme terk edilmek ne demek bilirmisiniz ? okuyunca tüylerim diken diken olmuştu .İnsan bedenin zor sıgındığı bir hücre de mehmed uzun arkadaş edindiği karınca anlatıyordu başına gelenleri.
TuMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20204,764 okunma
Puan vermedi·234 syf.··
Beğendi
·
2017 76. kitabı
Senin hiç sabah şafağinda evin basılıp başına silah dayandırıldımi ailen çırılçıplak soyulup gözünün önünde tecavüze uğradı mı hiç işkence gördün mü dilinden dökülen nameler için mehmed uzun bu eserde yaşanılan yasamlarin zorluklarini esere yansıtıp edebi bir sekilde dile getirmiş akıcı ve duygu yüklü bir eser
TuMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20204,764 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·238 syf.··
2022 3. kitabı
Min dixwest ku ez lêkolin û şirovekirina vê pirtûkê bi zimanê xwe yê kurmancî bikim lê mixabin kurmanciya min têrê nake. Lewra ez ê bi Tirkî binivisînim. Bibexşînin Kendi anadilimde sonuna kadar okumayı başardığım ilk kitap bu. Romanın içeriği gerçekten isminin hakkını vermiş. Betimlemeler çoğu zaman ağzımı açık bırakacak kadar iyi yapılmış. (Geçmişinin ve yakın döneminin olayları hakkında az da olsa bilgi sahibi olan) bir Kürt genci olarak kitabın birçok paragrafında kendimi buldum. Mehmed Uzun'un kalemini beğenen birisi olarak kitaplarının orijinal diliyle okunmasını tavsiye ediyorum. Kürtçe okumak biraz zor olabilir ama çeviriden daha iyi olduğunu düşünüyorum. Kitabı bitirdiğime sevinsem mi üzülsem mi bilemedim. Ruhun şad olsun Mehmed'im...
TuMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20204,764 okunma
BAŞLIK ''İNSAN'' OLSUN...
9/10
·215 syf.··
Beğendi
·
2021 1. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2021 15:28
Tarih her zaman insanın insana,insanın doğaya ve diğer canlılara yaptıkları üzerine dönmüştür. Hiç bir tanrı, hiç bir canavar ve doğa olayı insanların birbirine yaptıklarını,ne insana nede başka bir varlığa yapmamıştır.Biz birbirimizin felaketiyiz kısacası hobbesin dediği gibi ''insan insanın kurdudur'' Biz birbirimizle uğraşarak aslında kendimizi tüketen tek canliyiz bu konuda çok doluyum neyse... Ben incelememe geçeyım ''TU'' (SEN) Kitabını daha önceden orjinal dili olan Kürtçe okumuştum çevirisi de çok güzel,(arada yazım yanlışları olmasaydı daha iyi olurdu ama takılmamak gerek bu tür şeylere.)Yazarın dili ve Kalemine gerçekten diyecek yok Mehmet Uzun okuyanlar bilir çok sıcak çok sade ve çok zengin bir dili var. Kitap bir insanın Diyarbakır zındanında yaşadığı işkenceleri,yanlızlığı ve çaresizliği anlatıyor karanlık bir hücrede sahip olabileceğiniz tek dost olan bir böcekle yapılan sohpeti,işkence gören arkadaşlarının seslerini bastırmak için okunan şiir ve stranları (şarkı) insanların nasılda bir anda vahşileştiğini... Kitap kahramanının ismi yok ama biz şunu biliyoruz ki bu yazılanlar Mehmet Uzunun kendi yaşadıklarıdır keza o da bir söyleşide bunları dile getirerek bizi onaylıyor: “Diyarbakır Askeri Cezaevi benim ilk üniversitem oldu, burada Musa Anter ve Ferit Uzun'un, ki sonradan ikisi de öldürüldü, yardımlarıyla kendi dilimle okuyup yazmayı öğrendim. Ben orada kendi kültür mirasımla ilişkiye geçtim. İşte orada kendi dilimin, Kürtçenin, sözlü anlatım geleneğiyle tanıştım. Ayrıca dünya edebiyatının Türkçe çevirilerini okuma fırsatı buldum. İnsan içerideyse çok okur, ki ben de öyle yaptım. Orada, doğal olarak Kürtçe olan her şey yasaktı ama vardı''... Ben size biraz da yazardan bahsedeyim. Mehmet Uzun, gençlik yıllarımın kitapları gazete kağıtlarıyla
SenMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20114,764 okunma
Puan vermedi·215 syf.··
2023 3. kitabı
" Kader, hoş geldin Dayak, hoş geldin Yalnızlık sen de hoşgeldin." Syf.159 Umudunu koğuşunu cocukluk masallarıyla özdeşleştirdiği böceğe yükleyen bir mahpusun romanı : Sen. Mehmed Uzunun yine harika bir romanıyla karşı karşıyayız. Her zaman ki akıcı dili, zengin üslubuyla buluşturduğu "Sen" romanını okurken romanın içinde buldum kendimi, onunla birlikte yaşadım olan biten her şeyi, beni derinden etkileyen ve bazı gerçekleri tekrar hatırlamama neden oldu. Konu olarak Diyarbakır Zindanlarında yaşanan acının, işkencenin, zulmün, baskının gerçek yüzünü tekrar gözler önüne serdi bu roman. Yine hiçbir düşüncenin özgür olmadığı, Kürtçe dilinin, Kürtçe kitaplarının yasaklı olduğu yıllardan yola çıkıyor Uzun. Romanda geçen karakterin ismi belirtilmemiş bu da akıllara yazarın kendinden yola çıkarak bu romanı yazdığına işaret ediyor. Bildiğiniz gibi sürgün yemiş, hapis yatmış zamanında. Diyarbakır zindanından söz ederken ; "Buradaki dünya, zulüm, işkence, zorbalık, haysiyetsizlik, ahlaksızlık üzerine inşa edilmişti." Syf.170 Onun gibi bir sürü kişi tek hücrede, aç ve sussuz, dayaktan tüm kemikleri kırılmış vaziyette, hiçbir yerleri sağlam kalmamış, hangi sebepten, neden burda olduklarından habersiz, sahi suçları neydi ? Sahip oldukları dilleri mi ? Kürt olarak doğmaları mı ? ... İşkence yapılırken çıkan sesleri söylediği stranlarla( şarkılarla), beyitlerle, şiirlerle bastırmaya çalışan, koğuşunu paylaştığı tek canlıyayla konuşmaya çalışan bir mahpusun romanıdır:Sen " Ve vurmaya başladılar. Dövdüler oğul saatlerce dövdüler. Önce yumruklarla, sonra coplarla, tekmelerle vurdular sana oğul... Her yerine vuruyorlardı. Gözlerin bağlı, ellerin bağlıydı. Vuruyorlardı. Ahh oğul ahh..." Syf.186 Nasıl bir vahşettir bu? Nasıl bir işkence ? Nasıl bir zulüm? İnsanların biribirine
1000k
SenMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20114,764 okunma