Tüketilmiş

David Cronenberg
Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 8 dk.
Sayfa Sayısı:
252
Basım Tarihi:
Temmuz 2016
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
ISBN:
9789750836961
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·252 syf.··
Beğendi
·
2017 38. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2017 00:00
Kitap yorumlarıma, o kitabı neden ve nasıl tercih ettiğimi açıklayarak başlamak gelenekselleşiyor. Bunun iyi bir yöntem olduğunu düşünüyorum. Bir kitapsever için günümüzde en zor meselelerden birisi hangi kitabı okuyacağını belirlemek. İyi ve verimli bir okur yılda 25-50 adet arasında kitap okuyabilir. Oysa bir yıl boyunca basılan ve yayınlanan kitap sayısı belki de binlercedir. Bir de, geçmiş zamanlarda kaçırdığımız ya da kendi kişisel tarihimizden önce yayınlanmış ve edebiyata iz bırakmış eserler olduğunu düşününce, kitap seçimi başlı başına bir meseleye dönüşüyor. Hızla akan bir nehirde, sürü ile geçen balıklardan birkaç tanesini yakalamaya çalışmak gibi bir iş yaptığımız. Bunu apayrı bir yazı konusu yapmak gerektiğini düşünüyorum. David Cronenberg’in “Tüketilmiş” isimli romanını edinme hikâyesi, uzun süredir internetten yaptığım alışverişlerin, kitabı kitapevlerinden sayfalarına dokunarak, arka kapağını okuyarak, kitap tozlarına bulanarak satın alma geleneğine büyük bir ihanet olduğunu düşünmemle başlar. Bu düşüncenin neticesinde, her ay 1-2 kitabı, kitapevlerinden edinmeye karar verdim. Yaşadığım yerleşmede, yayınevine ait kitapevi olarak Yapı Kredi Yayınlarının işletmesi vardı. İlk ziyaretimde, bu yılın Nobel Ödülü sahibi Kazuo Ishigura’nın iki kitabını edinmek için gitmiştim. “Tüketilmiş”, ikinci ziyaretimde, hedef gözetilmeden yapılan bir alışverişin neticesi oldu. Büyük olasılıkla, İlber Ortaylı’nın “İmparatorluğun Son Nefesi” ve Füruzan’ın “Parasız Yatılı”sından sonra, gözümü bir nebze bugüne ve geleceğe çevirmek istedim. Biraz polisiye, biraz teknoloji içerikli ve ilk bakışta tipik popüler Amerikan edebiyatı izlenimi veren bir eserdi. Oysa kitab okumadan önce gerek yazar, gerek kitap hakkında yaptığım kısa araştırmada, en azından tipik “bestseller tarzı”,
Teknoloji
TüketilmişDavid Cronenberg · Yapı Kredi Yayınları · 201617 okunma
2/10
·252 syf.··
2021 49. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2021 21:51
Beklentimden çok kötü . Seks vahşet böcek felsefe cinayet yamyamlık kanser her şey var. Gazeteci doktor felsefe hocaları yazılım dehası markalar her şey çok karışık. Çok felsefi Benim için zaman kaybı oldu maalesef sevmedim
TüketilmişDavid Cronenberg · Yapı Kredi Yayınları · 201617 okunma
Tüketilmiş
8/10
·252 syf.··
Beğendi
·
2021 11. kitabı
·
51 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2021 01:01
Tüketilen teknoloji, tüketilen felsefe, tüketilen bilim, bir kadın göğsünün içerisine dolan çeşit çeşit böcekler, Peyronie hastalığı, fetişler ve daha birçok noktası ile tüm hassasiyetleri silen David Cronenberg zihni. Neticesinde ortaya çıkan okuması zor, değer yargılarınızı sarsacak bir kitap. Kitabın konu özetine inceleme içerisinde yer vermek oldukça zor. Çünkü klasik bir başlangıca, gelişim ve sonuç bölümüne sahip olmamakla birlikte 252 sayfaya çok fazla tartışma konusunu sığdırıyor. Ama temel hatlarıyla bahsedeyim; filozof bir çiftin adları evlerinde çekilmiş fotoğrafların yayılması sonucu cinayet iddialarına karışıyor. Güçlü kanıtlara göre Aristide Arestoguy'ın eşini öldürüp yediği ve yurtdışına kaçtığı iddia ediliyor. Olayı araştırmak ise kariyerlerini yukarıya taşımak isteyen fotoğrafçı, genç bir çifte kalıyor. Çift gördüklerini gözlemleyen birer anlatıcının dışına çıkıp, olayların içerisine çekiliyor ve kendilerini de keşfediyorlar. İnsanlar fark etmeden Canon fotoğraf makinesinin yüksek çözünürlüklü ekranını, yeni aldığı iPhone'unu, Audi arabasını fetişize ediyor. Tüm bu fetiş curcunası içerisinde birbirlerini de tüketmeyi ihmal etmiyorlar. Bir eş karısının hastalıklı göğsüne mastektomi yaparken erekte olabiliyor, bir doktor meme kanseri hastalarının göğüslerinin fotoğraflarını gururla sergileyebiliyor, bir profesör öğrencilerini ayartıp fetişlerini yaşayabiliyor. Hatta bununla da kalmayıp kendilerini de tüketiyorlar. İzlediği filmin travması ile bedeninde böceklerin gezdiğini sanıyorlar, çocukluk travmaları sonucu kendilerine ait olmadığını düşündükleri kollarını kesecek doktorlar arıyorlar, aldatıyorlar, kendilerini cezalandırıyorlar. Peki insanlar neden tüketiyorlar? Hayattan intikam alıp verdiklerini geri alabilmek için mi? Elbette bunu yorumlamak
Felsefe-Düşünce
TüketilmişDavid Cronenberg · Yapı Kredi Yayınları · 201617 okunma

Yazar Hakkında

David CronenbergYazar · 1 kitap
David Cronenberg 1943 yılında Toronto, Ontario, Kanada'da gazeteci bir baba ve piyanist bir annenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Küçük yaşlarda edebiyat ve müzik alanlarındaki yeteneğiyle dikkat çekti. Üniversite eğitimine başlamadan önce yazdığı pek çok karanlık hikâye çeşitli yerlerde yayınlandı. Toronto Üniversitesi Fen bilimleri bölümünde yüksek tahsiline başladı. Daha sonra bu bölümden ayrılıp aynı okulun edebiyat bölümüne geçti. Bu yıllarda yaptığı Transfer (1966), From the Drain (1967), Stereo (1969) ve Crimes of the Future (1970) adlı kısa filmler ile sinemaya başladı. Televizyon dizileri için teklifler aldı. İlk uzun metrajlı filmi olan They Came From Within (1975) kurbanlarının cinsel arzularını kontrol edemez hale getiren bir parazit türünün anlatıldığı, dönem için normal sayılamayacak bir filmdi. Bu sebeple Cronenberg film için ödenek sıkıntısı çekti. Masrafların yarısını ödemesi için bazı yapımcıları ikna etti. Benzer bir konuyu ele aldığı filmi Rabid (Kuduz - 1977) ve değişime uğramış çocukları temel alan, ancak değişimin esas sebebinin nefret olduğunun anlatıldığı The Brood (1979) filmleri ile adını duyurdu. 1983 yılında çektiği Videodrome ile televizyon izleyicilerinin aslında televizyon dalgaları aracılığıyla yayılan elektrik sinyalleriyle, kurgusal ve yapay bir dünyaya çekildiği tezini aktarırken, önemli toplumsal sorunlara ve histerilere de değindi. Bu başarılı bağımsız yapımları ile Hollywood yapımcılarının dikkatini çekti ve daha popüler görünen The Dead Zone (Kör Nokta - 1983, Stephen King'in romanından uyarlama) ve The Fly (Sinek - 1986, 1956 yapımı aynı adlı filmin yeniden çekimi) filmleri ile adını duyurmaya ve sıradan bir yönetmenden daha fazlası olduğunu göstermeye başladı. Daha geniş bir kitleye hitap etme fırsatını bulduğu bu dönemde, kendi tarzının en başarılı filmlerinden biri olan Dead Ringers (Ölü İkizler - 1988) adlı yapıma imza attı. 1991 yılında ise filme çekilemez denilen, William Burroughs romanı Naked Lunch'ı (Muhteşem Yemek - 1991) kendi özgün tarzında perdeye aktardı. Bunu diğer filmlerine göre daha az ilgi çeken ve ünlü bir Broadway müzikalinden uyarlanan M. Butterfly takip etti. 1996 yılında Crash (Çarpışma) ve 1999 yılında eXistenZ (vAroluŞ) filmleri ile Videodrome ile değindiği konulara benzer hikâyeleri perdeye taşıdı. Crash ile trafik kazaları ile cinsel hazlarının doruğa çıktığına inanan bir grup insanı, eXistenZ ile de hayatımıza bir daha çıkmamak üzere giren bilgisayarlar ve sanal dünyalarda geçen bilgisayar oyunlarının geleceğini anlatan Cronenberg, her filminde olduğu gibi bu filmlerinde de üzerinde düşünülmesi gereken sahneler ile mesajlar taşıyan öyküleri ile tarzının doruğuna çıktı. 2002 yılında kendi imkânlarıyla, düşük bir bütçe ile çektiği Spider (Örümcek) filminde daha kişisel ve karanlık bir öyküyü, etkileyici bir biçimde izleyicisine sundu. David Cronenberg, filmlerinde sürekli anlatmaya çalıştığı, her zaman savunduğu ve çok da ütopik olmayan fikirleri, karanlık ve ürkütücü mizansenleriyle ve kostüm, müzik gibi öğeleri ustaca kullanmasıyla çoğu bilim kurgu, korku yönetmeninden farklı bir yerdedir. Bedensel Korku diyebileceğimiz bir türün öncüsü olarak, makineler, yapay biyolojik etkenler, değişime uğratılmış parazitler gibi insan kaynaklı tehlikelerin, yine insanı zihinsel ve en önemlisi bedensel olarak bambaşka bir varlığa dönüştürmesini anlatırken, yarattığı her sahnenin arkasına bir anlam gizleyerek filmlerinin üzerinde düşünülmesini sağlamaktadır. Bu bağlamda her zaman sözünü ettiği ve savunduğu New Flesh (Yeni Beden) kavramını geniş kitlelere ulaştırmaktadır. Bilimin insan tarafından doğal işleyişi saptırmak için bir araç olarak kullanımını ne kadar büyük sorunlara yol açabileceğini Cronenberg filmlerinde görebiliriz. Sonraki dönemlerinde ise bu kavramların beden, kan gibi organik yapılarla gösteriminden çok felsefi ve psikolojik anlatımlar ile sunulduğunu ve her iki yöntem ile de başarılı olduğu söylenebilir.