Twisted Pride tartışmasız The Camorra Chronicles'ın en beklenen kitabıydı. Remo Falcone adı ilk geçtiği andan itibaren korku saçıyordu. Twisted Loyalties'i okuyunca da gerçekten zalim, manyak, çarpık zihin yapısıyla korkutucu bir mafya lideri bulacağımıza emin olmuştum. Outfit ve Famiglia bile Camorra'yı vahşi görürken Remo da rolüne cuk oturuyordu... bu kitaba kadar. Gerçek bir psikopat beklerken pofuduk ayı buldum. Yazar sürekli "zalim gülümsemesi", "karanlık kalbi" derken benim tepkim, "Ha, nerede?" şeklindeydi.
Remo babası underboss, dayısı Capo olan Outfit kızımız Serafina'yı kaçırıp ipek çarşaflara sardı, her sabah o kendini rahat hissetsin diye beraber koşuya çıktı. Bir kuş sütü eksikti Serafina'nın "hapis" hayatında. Neymiş Serafina'nın ailesine kızlarının zarar gördüğünü düşündürüp korku yaşatıyormuş HA HA HA
Serafina... Serafina... Tırnağım kadar sevmedim şu kızı yahu. Güçlü kız havasında takılan acınası şımarık karakter. Outfit'te özgür değilmişmiş. Gianna'da da buna benzer bir sorun vardı. Güçlü, bağımsız olacakken zorlama kaçmıştı. AMA Gianna'nın en azından bir amacı, hedefi, onu fişekleyen bir dürtüsü vardı. Zorba babasının ona bir koca bulup satmasını istemiyordu. Babasının daha sonra Liliana'yı kendisine genç karı almak için yaşı başı geçmiş bir adamla evlendirdiği düşünülürse Gianna haklıydı. En önemlisi Gianna ne kendisinin ne de gelecekteki çocuklarının mafyanın parçası olmasını istemiyordu. Ellerine kan bulaşsın istemiyordu. Peki ya Serafina?? Kızın tüm ailesi onu seviyor. Babası ve annesi kızının üstüne titriyor; ikiz kardeşi canını onun için verir. Babası onun için yaşına uygun, iyi huylu, mevki olarak yükselecek mafya şartlarında harika bir eş de bulmuş. Pofuduk ayımız Remo onu kaçırınca kızımız özgür olmadığını fark ediyor ve Camorra'ya ait