Twisted Together (Monsters in the Dark #3)

·
Okunma
·
Beğeni
·
179
Gösterim
Adı:
Twisted Together
Alt başlık:
Monsters in the Dark #3
Baskı tarihi:
Temmuz 2014
Sayfa sayısı:
572
Format:
Karton kapak
ISBN:
9781499752823
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Twisted Together (Monsters in the Dark #3)
Dil:
İngilizce
Ülke:
United States of America
Yayınevi:
CreateSpace Independent Publishing Platform
“After battling through hell, I brought my esclave back from the brink of ruin. I sacrificed everything—my heart, my mind, my very desires to bring her back to life. And for a while, I thought it broke me, that I’d never be the same. But slowly the beast is growing bolder, and it’s finally time to show Tess how beautiful the dark can be.”

Q gave everything to bring Tess back. In return, he expects nothing less. Tess may have leashed and tamed him, but he’s still a monster inside.

After surviving the darkness, a new dawn has begun. Twisted Together wades through black to grey, chasing the light of true love to banish the shadows forever.

Pain is a requirement, connection a necessity. But ultimately Q and Tess must face their demons, before they can embrace their future.
Müptela oldum aşka seninle
Kayboldum gözlerinde
Uçurumsun sen bu bedende
Her şeyi bırakıp bir köşeye
Yanmaya hazırım ben
Seninle ateşlerde
Tutsak
Bu gönül sana tutsak
Yasak
Başkası sana yasak

Evet, bu 574 sayfalık seri sonuna ramak kala kitabının incelemesine bir Mahsun Kırmızıgül –favori sanatçılarımdan biridir- sözleriyle girmek istedim. Çünkü gerçekten müziği dinlerken Q, bunları Tess’e söylüyormuş gibi düşünüp gülmekten ölüyorum.

Üçüncü kitaba başlamadan önce uyarı olarak –psikolojik sorunlara neden olabilir!- uyarısı olsaydı keşke. Gerçi olsa da önemi yok, öyle yazdığı için inadına okurdum yine…

Bu kitabın kaderini seriyi okuyanlar bilir. O kader beni durdurmadı, aynı zamanda seriyi gerçekten sevenleri de durdurmadı. Durdurmamalı. ‘İngilizce bilmiyorum, çeviri gelmiyorsa okumam’ demeyerek, 2 ay boyunca öle, dirile okuyarak bitirdim kitabı.

Biliyorsunuz, ikinci kitapta Tess ‘Yüzüne bakmasam da, başımı çevirsem de, seni her gördüğümde, inan ki, senden başka hiç kimse yok içimde.’ Kafasındaydı. Sonlara doğru kendine geldiğini hissetsek de, Twisted Together’da Tess’in içine kapanık halleri devam ediyor.

Yine biliyorsunuz ki, ikinci kitapta Q ‘Beni gündüz sarhoş, geceler uykusuz, vuruyor, öldürüyorsun.’ Modundaydı. Bütün kitap boyunca bu böyleydi. ‘İster at beni aklının ta dibine, bilirsin işlemişim ben içine, sen içime.’ Modundan kurtulamamıştık.

Kitabın sonunda nihayet birbirlerine kavuştular gibi görünebilir ama öyle değildi.

Bunu 574 sayfadan anlayabiliyorsunuz.

Q’da Tess’te yaşarken ölüydü. İkinci kitap favori kitaplardan biriydi.

Ama ama ve ama üçüncü kitap her olayın, her karmaşanın, her acının panzehiriydi.

İkinci kitabın sonunda Q bir anda ‘evlenmeye gidiyoruz’ dediği için. Ve öyle bittiği için çok üzülmemize gerek kalmıyor, kitap; Q’nun Voliere adını verdiği adasına giden yolculukla başlıyor. Gerilim, üzüntü, Q’nun Tess’in aklından geçenleri bilmek için kahrolası her şeyi yapmak istemesiyle geçiyor bütün yolculuk.


Ha. Bu arada. Q. Bir. Mektup. Yazmış. Eheh. Mektup. Yazmış. Tess’e. Hislerini. Kağıda. Geçirmiş. Q. Benim. Best. Dark. Hero’m.


Yani Q’daki gözle görülebilen o değişim. Yürek yakıcı. Öldürücü. Beni öldürdü. Dediğim gibi ben ölüp, dirildim, ölüp, dirildim.


Tess, hala yaşadığı şeyler atlatabilmiş değil. Ona rağmen, evlenmeyi kabul ediyor. Q’ya en azından bunu verebileceğini düşünüyor. Ve kafayı yiyerek, Fuckwit Cliffingstone malını düğünde görmek istediğini söylüyor. Eheheheh Q, brax demediği için ben de demeyi reddediyorum. Onun adı Fuckwit.

Neyse işte, Q’da orada deliriyor. Alıntı olarak yazmıştım o kısmı zaten. Bu olaydan sonra Q, evlenme planlarını erteliyor. Önce Tess’e geri kavuşmayı planlıyor.

Iııı- nasıl anlatsam.. Çok berbat şeyler oluyor şöyle neredeyse iki yüz sayfa. Kafayı yiyecek gibi olduğum sahneler geldi geçti. Zaten şu ‘mum’ olayı, otel odasında olanlar falan bana ‘kesin Tess gitti, Q önce onu öldürecek, sonra da kendini vuracak. Tess geri gelmez. Yok.’ Dedirtti. Gözyaşı akıttım.

Sağol, Pepper. Asla, ne yazacağını tahmin edemiyorum.

Tess’i kaçırmayan bi’ Q kalmıştı.
Arkdşlr.
Spoi olacak belki ama..
Q’da artık nişanlısı olan Tess’i kaçırıyor.
Ehehh.
Hayır.
Şaka değil.
Çok –kafa-patlatıcı- bir olaydı.
Orada da bir kere ölmüş olabilirim.

Ya siz Tess’in nasıl geri geldiğini merak ettiniz mi?
Ben okurken bile meraktan çatlıyordum.
Q.
Ah, Q ah.
İşini biliyor.
Adam, best.
Şimdi burada numara yapmaya gerek yok.
Tess geri geliyor.
Ama nasıl geliyor?

Ya Efsane ötesi bir sahneydi o. Özellikle de orada Tess’in kaçıp gidişi. Giderken Franco’nun Tess’i tutması. Q’nun gelip Franco’nun Tess’i kollarında tutuşunu görüşü. Orada sırıtmaktan öl-düm.

Bu kitabı okumayan Q’nun kıskançlıklarını kaçırmış oluyor, çok büyük kayıp. Böyle harika sahneleri okuyamamak bana çok koyardı.

Allah’ım gerçekten harikaydı. Franco ve Tess kendi aralarında konuşurken gelip ‘akşam yemeğine de çıkaracak mısın?’ diye diklenen bir Q var.

Ya aslında bunu okumak için tek bir neden yeterli.
Bu kitapta Q var.

Q, Tess’i kaçırdı demiştim. Ondan önce, Suzette’yi arayıp düğünü organize etmesini söylüyor. O sahne de mükemmeldi. Gerçekten harika sahneler vardı ya. Şimdi düşününce, bayağı gülmüşüm.

Efsane olaylar oluyor yani 574 sayfa ne yazmış demeyin. Seri sonu kitabı bu, kaçırılmayan bir Q kalmıştı…. Öhöm öhöm. Neyse. O kadar da derine girmeyeyim.

Şimdi bakıyorum da, ya kitapta olan her şeyi buraya dökeceğim. Ya da geçiştireceğim, çünkü bir sürü olay oldu. Ben en iyisi her şeyi dökeyim. Baştan başlayayım. Çok baştan değil.

Q, Tess’i geri kazanmaya çalışırken. Bu işe başlamadan önce Tess’e uyuşturucu bir hap veriyor. Tess, Q’yu Deri Ceket sanıyor. Ay o banyoda neler olduğunu yazamayacağım. Tess, tamamen kendini kaybetmişti çünkü. Hiçbir şey olmadı aslında ama duygusal olarak, ben Q olsaydım Tess’in söylediklerine dayanamazdım. Gerçi Q’da dayanamadı ama neyse.

En sonunda Tess, kendine geldiğinde -ehehe buraları geçeyim.

Tess, ne zaman evleneceklerini sormaya başlıyor. Q, yakında olacağını söylüyor. Tabii Tess’in Suzette’in düğünü hazırladığından haberi yok.

Bu arada, unutulmuş gibi duran ama kıyıda köşede saklanan bir konu daha var. Q için geliyorlar. Q, her şeyi riske atmıştı, adamları yakıp, kesmişti. Herkes, köleleri serbest bırakan biri olduğunu biliyor artık. Q, için geliyorlar yani. Q, bekliyor. Ölebilirim, diye düşünüyor hatta.

*Tess’in nişan yüzüğünde izleyici cihaz olduğunu söylemiş miydim?*


İkinci kitabın başında Q, Tess’i gerçek bir randevuya çıkartacaktı ama Tess kaçırılmıştı. Randevu yalan olmuştu ve bir daha da çıkma şansları olmamıştı. Bu kitapta, en sonunda o randevuya çıktılar.
Ayy, evet.
Çıktılar.
Çok mutluyum.
Hatta doğruluk ve cesaretlik oynadılar.

Bu sefer de randevudan sonra olanlar oldu. Her şeyin ortasına adamlar odaya girdi. Q’yu vurdular. Kapılar parmak iziyle açılıyor ve Franco’da işbirliği yapmıyor diye Franco’nun başparmağını kestiler. Bu sefer Tess’i değil. Yaralı Q’yu kaçırdılar.

Q’nun üstünde verici vardı. Adam zaten onun için geleceklerini biliyordu. Hazırlıklıydı, planları vardı falan. Tess’in bunlardan haberi yok. Q’yu aldılar götürdüler. Kafayı yemek üzere. Bir de üstüne polisler yollarını kesti, yukarda bir şeyler oldu. Aşağıdaki bazı vatandaşlar camın önünde bir şey olduğunu görmüşler falan filan diye zırvalamaya başladı. (camın önünde neler olduğu gizle ehehe)

Ondan sonra verici söndü. Vericinin sönmesi, Q’nun ölümüne işaret. Telefonda Frederick bunu söylediğinde Tess’de ölüyor. Sonra Franco, Q’nun Tess’e yazdığı veda mektubunu getiriyor. Yani anlayacağınız Tess, kafayı iyice yiyor. Çıldırıyor. Ben hiç heyecanlı değilim. Q, ölemez biliyorum.

Q’yu öldüremeyeceklerini biliyorum ama tecavüz edebilecekleri ihtimali hiç aklıma gelmiyor.
Evt.
Maalesef.
Öyle bi’şey oluyor.
Kendimi kesecektim o sahnede.
Şerefsiz Lynx, Q’ya tecavüz ettiriyor.
Ay, çok kötü duruyor biliyorum.
Gerçekten de öyle.
Q, ya o seçeneğe izin verecek ya da ölecek.
Ölmeyi tercih ediyor.
E adam da Q’yu öldürüyor.
Ehehe.

Tess gelip Q’yu bulduğunda, Q baş aşağı asılı. Sopayla her yerine vurmuş şerefsiz. Her yeri morluklarla dolu. Bunlardan önce de yüzüne bir havlu koyup, hortum tuttu p*ç. Öldürecekti aşkımı. Neyse ki Best Hero Tess yetişti. Lynx’in canını aldı. Q’yu kurtardı. İşte görüyorsunuz. Muhteşem bir çift. Mercer çifti. Tess Olivia and Quincy Mercer.

Zaten Q’yu kurtardılar. Ertesi gün düğün var. Her şey aceleye geldi ama Q ertelemeyi reddetti. Artık yeter. Tess, benim olacak dedi ve noktayı koydu. O yorgun haliyle Sheyseller (umarım yanlış yazmamışımdır) adalarına geldiler, Suzette diyor ki aynı odada kalamazsınız
ahahayayha ya orada Q’nun aklından geçen şeyi asla unutamayacağım.
‘Seni şu palmiye ağacının dibine gömmeden yolumdan çekil Suzette’ gibi bir şeydi.
Harikaydı.
O akşam Q, söz dinlemedi tabii ki. Kim derdi ki, Q gelip Tess’e sarılacak ve öyle uyuyacaklar..
Ah ah, nerde o eski günler. İlk kitap gözümde tütüyor.

Düğün tam bir rezaletti. Ay ben hiç sevmedim ya. Q’yu düğününde simsiyah jilet gibi bir takım elbise içinde hayal eden ben beyaz takım elbiseyle kafayı yedim. Beyaz takım elbise ne Suzette ya… Sinirlerim bozuldu. Allahtan Tess’in gelinliği normaldi. Beyazdı.

Rezaletlerin sonu yok, düğüne Fuckwit gelmiş. Nişanlısıyla. Suzette, çağırmış.
Dediğim gibi rezaletlerin sonu yok. Tess’in gelinliğini çıkardılar, altında korseyle, çoraplarla kaldı. Siyah. Serçe işlemeli.
Q’nun beyaz takım elbisesini yırttılar. Üst kısmı çıplak kaldı siyah, serçe işlemeli bir ceket giydirdiler. Altında da siyah pantolon vardı. Tess mal gibi bildiğin iç çamaşırıyla kaldı düğününde. Of çok sinirim bozuldu ya orada. Bilmiyorum, ben geleneksel bir şeyler bekliyordum. Bu karanlıklarının düğüne vurmasını beklemiyordum. Ondandır belki de.

Neyse en azından düğünü atlattık.

5 ay sonrası bölümüyle bitti kitap. Q’nun şirketi yükselişte

–aaaa, şimdi aklıma geldi. Q, evlenmeden önce bütün mirasını Tess’in üstüne yaptı.-

Tess, Feathers of Hope adlı bir organizasyonun yüzü. Kaçırılmış kızları bulup, onlara yardımcı olan kuruluş gibi bir şey. Q, her şeyin öncüsü oldu yani. Fransa başbakanıyla birlikteler, bir konferanstalar. Sonra bir bakıyorlar ki başbakan Q’nun iyileştirip yolladığı bütün kadınları buraya çağırmış. İçlerinde Sarışın Melek var. İkinci kitapta Tess’le yan yana yatırılan, o şerefsizin tecavüz ettiği kız. Tess’in işkence etmeye zorlandığı kız.

Kitabın; başı, sonu, ortasındaki her şey, içindeki her şey. Biliyorsunuz, mükemmeldi. Bu seriyi ne kadar sevdiğimi anlatamam istesem de. Pepper’ı nasıl seviyorum, anlatamam zaten. Burada olup bu kitaba yorum yazmamın sorumlusu sadece o.

Q’ya ve Tess’e olan sevgimi de anlatamam. Daha seriyi bitirmedim. 3,5 beni bekliyor. Novella okumadan seriyi bitirmiş sayamam kendimi.

Monsters in The Dark ve Indebted Series bittikten sonra Dollars serisi var. Dollars serisinde Jethro ve Q’yu tekrar görme şansına sahip oluyoruz. İşte bu yüzden Pepper! Sonuna kadar!
Forgive me. Forgive my sins and I’ll split open my soul and let you in.
If you do, then I’ll be the best master and husband the world has ever seen.
Pepper Winters
Q, romantik olma yolunda emin adımlarla ilerliyor...
She’d torn me apart.
She’d flayed me alive.
She’d made me weak.
Pepper Winters
Sayfa 109 - CreateSpace, of Q, of Q offfffff
"Beyaz bir elbiseye ihtiyacın yok. Bu sadece bir hile."
"Sanırım öyle. Küçük bir kız değilim bu yüzden prenses elbisesi, çiçek ya da yemek olmasına aldırmam. Ama..."
"Başka bir ama..."
"Sadece biz olmak istiyorum, ama... ve ailemin, artık hayatımın bir parçası olmadığı için orada olmalarını istemiyorum-- Sen yeni ailemsin. Seçtiğim ailem."
"Söyleyeceğin şeyi söylemedin. Dökül."
"Suzette'in de burada olmasını isterdim. Ve... önemli değil."
"Ne önemli değil?"
"Brax bana değer veren tek kişiydi. Onu bir arkadaştan daha fazla sevmedim-- seni sevdiğim gibi sevmedim. Ama o arkadaşım ve geçmişimden seni paylaşmak istediğim tek kişi. Seninle gurur duyuyorum. Çok şaşkın, aptal ve mutluyum. Sana göstermek istiyorum. Kolunda olduğum bir an istiyorum. Seni sevmeye layık olduğum için ne kadar şanslı olduğumu göstermek istiyorum."
Siktir.
Beynim sözlerini ikiye böldü— beni seviyor, benimle olduğunu göstermek istiyor, ki bu da kalbimin neşeyle sertleşmesine neden oluyor ama tek bir kelimeye odaklanabiliyorum: Brax
Eski sevgilisi. Benden önce onunla yıllarca yatan çocuk. Ona bakamadım. Sesim ölümcül bir fısıltıya dönüştü.
"O çocuğun benim düğünümde olup hayatta kalmasının imkanı yok. Eski sevgilinin seninle vakit geçirmesine izin vereceğimi mi sanıyorsun? Beni gösterip, suratına bakarak ne diyeceksin Tess? Şimdi yatağında benim olduğumu mu?-------
Meksika'da kaçırılmana neden olan bir hıyarın önünde hayatımın en önemli sözlerini söylememi mi bekliyorsun?"
Pepper Winters
Sayfa 45 - Tess, beni deli ettin burada, Melike bu alıntı sana. Çıldırman için.
And Tess. She would be there -my queen- the woman who glued every part of me into a better human being.
Fear wouldn't stop the future. Fear would only ruin my chance at saving my future.
“Seeing my mark on your skin—it does things to me, Tess. It affects me here.” He thwacked his chest with a fist. “It calms me here.”
Pepper Winters
Sayfa 85 - CreateSpace, YAS!

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Twisted Together
Alt başlık:
Monsters in the Dark #3
Baskı tarihi:
Temmuz 2014
Sayfa sayısı:
572
Format:
Karton kapak
ISBN:
9781499752823
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Twisted Together (Monsters in the Dark #3)
Dil:
İngilizce
Ülke:
United States of America
Yayınevi:
CreateSpace Independent Publishing Platform
“After battling through hell, I brought my esclave back from the brink of ruin. I sacrificed everything—my heart, my mind, my very desires to bring her back to life. And for a while, I thought it broke me, that I’d never be the same. But slowly the beast is growing bolder, and it’s finally time to show Tess how beautiful the dark can be.”

Q gave everything to bring Tess back. In return, he expects nothing less. Tess may have leashed and tamed him, but he’s still a monster inside.

After surviving the darkness, a new dawn has begun. Twisted Together wades through black to grey, chasing the light of true love to banish the shadows forever.

Pain is a requirement, connection a necessity. But ultimately Q and Tess must face their demons, before they can embrace their future.

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Aycan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (2)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0