Cilt 2

Umut İlkesi

Ernst Bloch
Çevirmen:
Tanıl Bora
Tahmini Okuma Süresi:
22 sa. 59 dk.
Sayfa Sayısı:
811
Basım Tarihi:
2012
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
ISBN:
9789750510762
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·811 syf.··
2017 266. kitabı
Umut İlkesi için Bloch'un magnum opusu diyebiliriz.Bu eserde Eski ve Yeni Ahit teki hikayelerin ve mitolojik karakterlerin kelt yunan ve roma mitolojisine kadar uzanan bağlantılarının Blochçu yorumunu okuması gerçekten yorucu ve bir o kadar da zevkliydi.Kendisi de bir sosyalist olan Bloch İsa'nın öğretilerinde sıkça karşımıza çıkan ''Tanrısal krallık'' imgesi ve kilise babalarının ütopistlerin hayalini süsleyen sosyal ütopya algılarını didik inceliyor ve bunların üzerine kendi umut ütopyasını inşa ediyor. Ortaçağ köylü savaşlarının öncüleri olan john Ball John Wycliffe Müntzer vb. reformcuların mücadelelerini de Marx'ın sosyalizmiyle karşılaştırarak anlatıyor.Ayrıca psikolojik tahliller yaparak da sizi Freud'un oedipusundan dan gerici dediği jung un arketiplerine oradan da Adlerin bireysel psikolojisine kadar keyifli bir geziye çıkartıyor.Okuması gerçekten keyifliydi herkese okumasını tavsiye ediyorum.
Felsefe
Umut İlkesiErnst Bloch · İletişim Yayıncılık · 201211 okunma
Umut Fakirin Ekmeği
Puan vermedi
Kendi değerlendirmemi de kapsayan Bora Erdağı’nın, 10.01.2017’de Birgün’de yayınlanmış, çevirmeniyle röportajını ilginize sunarak, okuması beni hayli yormuş bu esere dair alıntılarımı noktalamak istedim. Tanıl Bora’nın insanüstü çevirmenlik emeğine saygılarımla… Bloch’un ‘Umut İlkesi’ni Almanca aslından çeviren Tanıl Bora, “Bloch, fakirin ekmeği olan umuda dikkat kesiliyor; o umut dünyasında boş hayal, yanılsama, avuntu olarak görülen motiflerin kaynaklarına bakmaya çağırıyor bizi” diyor. BORA ERDAĞI Umudun ve cesaretin arandığı bir coğrafyada ve tarihsellikte bulunduğumuz aşikâr. Almanca aslından çevirdiğiniz Ernst Bloch’un Umut İlkesi bizim bu arayışımıza nasıl bir katkıda bulunabilir? Bu zor bir soru, zira Umut İlkesi “eylem kılavuzu” mahiyeti taşımıyor. Gerçi, Bloch’un kitabı yazdığı dönemdeki bakışıyla, “dünyanın selâmetini” Sovyetler Birliği’nin reel-politikasında aradığı yerler yok değil. Fakat kitabın kalıcı ve aslî yanı oralarda değil. Umut İlkesi’nin sağlayacağı katkı, sanırım öncelikle umudu bizzat bir güç kaynağı olarak tanımlamasında. Güç kaynağından da önce, onu insanın insan olmasını sağlayan bir ‘dürtü’, bir ‘itki’ olarak anlamasında. Hep daha iyisini istemek, hep “başka türlüsünü” hayal etmek, “başka türlü bir şey” tasavvur etmeye çalışmak; bastırılabilen, şekli veya mecrası değiştirilebilen, fakat kaybolmayan, hep orada olan bir insan istidadı, ona göre. İnsanın yetinmezliği, ‘doymazlığı’, hevesi, merakı, umuda su yürümesini sağlıyor. Türkçedeki “umut fakirin ekmeği” deyimini bilseydi, zannederim üzerine atlardı Bloch. Bu söz, tevekküle yorulmaya müsait konformist karakteriyle de onun ilgisini çekerdi. Zira Bloch, umudun, fakiri, ezileni “boş” hayallerle oyalıyor olsa bile, onun fakirin bir potansiyeli olduğunu düşünür. Fakir harekete geçecekse,
Umut İlkesiErnst Bloch · İletişim Yayıncılık · 201211 okunma
9/10
·811 syf.··
Beğendi
·
2017 273. kitabı
bu serinin 1. kitabı da harika eserler sınıfındadır.bakmayın siz site'nin eksik iş yaptığına.okurken, tanıl bora'ya olan saygınlığım bir kat daha artmıştı :)
Felsefe
Umut İlkesiErnst Bloch · İletişim Yayıncılık · 201211 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Ernst BlochYazar · 8 kitap
Çok genç yaşta sosyalizmi benimsedi. Berlin'de Georg Simmel'in ve Heidelberg'te Max Weber'in öğrencisi oldu. 1915 yılında İsviçre'ye gidip Walter Benjamin'le dostluk kurdu. Almanya'ya dönünce Geist der Utopie`i (Ütopyanın Ruhu - 1918), tez konusu olan Thomas Münzer; Theologe der Revolution`u (Devrimin Tanrıbilimcisi Olarak Thomas Münzer - 1922), ve daha sonra da Durch die Wüste`yi yayımladı. 1920'lerde Berlin'de serbest gazeteci olarak çalıştı. Siyasal mücadelesi tam bir nazi karşıtlığı niteliği taşıyan Bloch, tartışma yazılarını biraraya toplayan Erbschaft dieser Zeit (Bugünün Mirası -1935) adlı kitabı yayımlanınca ülkesinden ayrılmak zorunda kaldı. New York'ta Bertolt Brecht ve Thomas Mann ile birlikte "Aurora Verlag" yayınevini kurdu. II. Dünya Savaşı'ndan sonra 1949'da Frankfurt'ta Goethe Enstitüsü'nde kendisine önerilen kürsüyü değil, Leipzig'deki Karl Marx Üniversitesi'nde bir felsefe kürsüsünü kabul etti. Burada en önemli yapıtı olan Das Prinzip Hofnung`u (Umut İlke, 3 cilt, 1954 - 1957) yayımladı ve hukuk tarihi konusundaki kitabı olan Abriss der sozialen Utopien` (Toplumsal Ütopya Taslağı) ikinci baskısını gerçekleştirdi. Ernst Bloch, 1957 yılında revizyonizmle, 1959'da da gençliği kötü yola sürüklemekle suçlanarak görevinden alındı ve emekli edildi. Aynı süreçte bütün yapıtlarının yayımlanması sürüyordu. 1961 yılında bir ziyaret için gittiği Beyrut'tayken, Berlin duvarının inşasına başllanınca, Batı'da kalmaya karar vererek Tübingen'e yerleşti. Burada Tübingen Üniversitesi'nde görev alarak yazarlığı sürdürdü. 1968 öğrenci hareketine eleştirel ama güçlü bir destek verdi. 1972’den itibaren sayısız ödülle onurlandırıldı. Öldüğünde üç bine yakın öğrencinin meşaleli yürüyüşüyle uğurlandı. Bloch, en çok inançlar sorunu üzerinde durdu. Marksist bir görüş açısından Stalinizm'e karşı çıkarak, "ütopyalar"ın her zaman varolduğunu ve varolması gerekliliğini savundu. Ernst Bloch'a göre toplumsal ütopya, yabancılaşmanın tersine insanın bilinçlenmesine yardımcı olan temellerden biridir ve ona bütünsel bir tarih görüşü kazandırır.