Unorthodox (The Scandalous Rejection of My Hasidic Roots)

·
Okunma
·
Beğeni
·
900
Gösterim
Adı:
Unorthodox
Alt başlık:
The Scandalous Rejection of My Hasidic Roots
Baskı tarihi:
2 Ekim 2012
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9781439187012
Kitabın türü:
Dil:
English
Yayınevi:
Simon & Schuster
Baskılar:
Unorthodox
Unorthodox
As a member of the strictly religious Satmar sect of Hasidic Judaism, Deborah Feldman grew up under a code of relentlessly enforced customs governing everything from what she could wear and to whom she could speak to what she was allowed to read. Yet in spite of her repressive upbringing, Deborah grew into an independent-minded young woman whose stolen moments reading about the empowered literary characters of Jane Austen and Louisa May Alcott helped her to imagine an alternative way of life among the skyscrapers of Manhattan. Trapped as a teenager in a sexually and emotionally dysfunctional marriage to a man she barely knew, the tension between Deborah’s desires and her responsibilities as a good Satmar girl grew more explosive until she gave birth at nineteen and realized that, regardless of the obstacles, she would have to forge a path—for herself and her son—to happiness and freedom.

Remarkable and fascinating, this “sensitive and memorable coming-of-age story” ( Pittsburgh Post-Gazette) is one you won’t be able to put down.
272 syf.
Genç bir kadının yaşamaya zorlandığı hayattan, baskıdan, toplumun ahlaki tutumlarından kaçarak kendi geleceğini kurabilmesinin hikayesi bu. Oldukça vurucu şekilde işleniyor.
Beni en çok etkileyen kısımlarından biri genç kadına yahudi, gerici bir toplumun içinde evliliğindeki ilk gecesinde ne yapması gerektiği özel derslerde dildolar eşliğinde anlatılıyorken aynı cemaatteki erkeğin kral gibi yaşatılıyor ve bu konuda hiçbir şey bilmiyor oluşu oldukça net bir şekilde dinin kadın üzerindeki baskısını ortaya koyuyor. Çünkü akabinde ilk yılda çiftleşmeyi bile beceremeyen bu genç evli çiftin yaşadıklarının sorumlusu genç kadın olacaktır. Bunun yanında tüm sosyal çevrede genç kadının dedikodusunun yayılması da ek oluyor bu travmaya. Çok büyük bir trajedi var aslında burada. Keza gerçek hayatta, ortadoğu'da durum bu kadarla da kalmıyor.

Evliliği çok çocuk doğurmak olarak gören siyonist olmayan amerikalı yahudilerin gerici tutumlarının psikodinamik perspektifi de ele alınıyor. Meğer bunun nedeni nazilerin katlettiği her yahudi için olabildiğince çok çocuk sahibi olma refleksi imiş. Bu yüzden erkek kral iken kadın doğum makinesi olarak kabul görüyor o cemaat içerisinde.

Genç kadının Amerika'dan kaçarak Berlin'e gelip kendi hayatını kurmaya çabalamasının dışında konservatuvarda ilk klasik müzik çalışmasını dinlerken ki içine girdiği ruh haline inanılmaz derecede aşinayım. Kendimi ilk dinletideki halimle başbaşa buldum. Kitap gerçekten çok güzel umarım tükçe basımı da en kısa zamanda yapılır.

Bu arada filmi de yapılmış. Henüz izlemedim ancak sahneleri kitaptan okuyarak kendi aklımda canlandırmak daha hoş. Boş bir zamanımda filmine de bir göz atarım. Ancak önceliğiniz kitap olsun derim.

Edit: Film değil dizi imiş. Bilgilendiren arkadaşlara teşekkürler.
Kökleriniz yoksa mirasınız da olmaz. Değerimizin tamamını, atalarımızın değeri belirler. Çocuklarımızın namını biz oluştururuz.
Yaşadığım dünyadaki kötü insanların, üzerlerinde kötü insanlar olduğunu ortaya seren işaretlerle damgalandığı çok basit bir yer olduğunu düşünmüyorum. Işler boyle yürümüyor. Kötü insanlar da tıpkı bizim gibi görünüyorlar.
Okuduğum zamanları olağanüstü bir biçimde , öyle mutlu öyle özgür hissediyorum ki sürekli kitaplarım olsa hayatımdaki diger her şeyin daha çekilir kılınacağına adeta ikna oluyorum.
Bazen bu kitapların yazarlarının beni cok iyi anladıklarını hissediyorum, sanki bu hikayeleri akıllarının bir ucunda beni düşünerek yazmış gibi geliyorlar.
Günümüz kadın kahramanlarına kıyasla eski romanlardaki kadın kahramanlarla daha fazla ortak yönüm olduğunu hissediyorum.
Bu dünyada elde ettiğimiz ve aldığımız her şeyin karşılığında bir bedel öderiz, hırslarımızın olması pek değerlidir değerli olmasina, ne var ki hırslar zahmetsizce elde edilemez; çalışma ve özveri ister, kaygı ve hevesin kırılmasıyla baş etmek gerekir.
Deborah Feldman
Lucy Maud Montgomery
Suratıma gururlu bir gülümseme yerleştirip içim bomboş olsa da benden beklenen davranışları sergiliyorum. Samimi olmadığımı anlayabilen var mı acaba? Kırılamaz kabuğumun içinde soğuk biri olduğumu görebiliyorlar mı?
Okuduğum zamanlar olağanüstü bir biçimde, öyle mutlu öyle özgür hissediyorum ki sürekli kitaplarım olsa hayatımdaki diğer her şeyin daha çekilir kılınacağına adeta ikna oluyorum.
Çok uzun bir süre, aynı hikâyelerde olduğu gibi birinin gelip de beni kurtarmasını bekledim. Arkamda bıraktığım cam ayakkabıyı hiç kimsenin almayacağını fark ettiğimde, bunu kabullenmek benim için çok zor olmuştu.
Bir şey uğruna savaşmak istemiyorum. Sadece başkalarından izin alma gereği duymadan kendim olabilmek ve istediğimi yapabilmek istiyorum.
Deborah Feldman
Pearl Abrahamın The Romance Reader
Yüreğimde yer eden, içini bir şeylerle doldurmazsam beni yiyip yutmakla tehdit eden kocaman bir boşluk olduğunu ona nasıl açıklarım.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Unorthodox
Alt başlık:
The Scandalous Rejection of My Hasidic Roots
Baskı tarihi:
2 Ekim 2012
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9781439187012
Kitabın türü:
Dil:
English
Yayınevi:
Simon & Schuster
Baskılar:
Unorthodox
Unorthodox
As a member of the strictly religious Satmar sect of Hasidic Judaism, Deborah Feldman grew up under a code of relentlessly enforced customs governing everything from what she could wear and to whom she could speak to what she was allowed to read. Yet in spite of her repressive upbringing, Deborah grew into an independent-minded young woman whose stolen moments reading about the empowered literary characters of Jane Austen and Louisa May Alcott helped her to imagine an alternative way of life among the skyscrapers of Manhattan. Trapped as a teenager in a sexually and emotionally dysfunctional marriage to a man she barely knew, the tension between Deborah’s desires and her responsibilities as a good Satmar girl grew more explosive until she gave birth at nineteen and realized that, regardless of the obstacles, she would have to forge a path—for herself and her son—to happiness and freedom.

Remarkable and fascinating, this “sensitive and memorable coming-of-age story” ( Pittsburgh Post-Gazette) is one you won’t be able to put down.

Kitabı okuyanlar 33 okur

  • Surchikk
  • Esra
  • Ferda
  • Leylihüma
  • Lila Wolken
  • Baileys
  • Uğur De Molinari

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%16.7 (2)
9
%8.3 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0