Adı:
Uyuyamayanlar
Baskı tarihi:
Haziran 2017
Sayfa sayısı:
216
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055162634
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Nod
Çeviri:
Algan Sezgintüredi
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
April Yayıncılık
O gün yeryüzünde kimse uyuyamadı.
Hemen hemen hiç kimse.

İnsomnia hastalarının dahi arada biraz uyudukları söylenir. Ama bu farklı. Gecelerdir kimsenin gözüne uyku girmiyor. Beş gün daha böyle geçerse ‘uyku mahrumiyeti psikozu’yla başbaşa kalacaklar. Otuz iki gün sonra ise acılı bir ölüm onları bekliyor. Hâlâ uyuyabilen şanslı azınlık artık o kadar şanslı saymıyor kendini; İnsanlar gruplara ayrılmak, ölmek öldürmek için, hiçbir fırsatı kaçırmıyor.

Adrian Barnes'tan, Arthur C. Clarke Ödülü finalisti Uyuyamayanlar, insanın bilinçdışına mercek tutan, gerilimin bir saniye bile düşmediği eşsiz bir kurgu.

"Yılın en ürpertici kitabı."
-Slate-

"Barnes uyuyamayan insanlar fikrini kişisel ve sosyal bir faciayı keşfetmek için kullanıyor. Mükemmel!"
-The Guardian-
216 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Adını ve kapak tasarımını ilginc bularak aldıgım bir kitap. Hic uyuyamayan insanların insanlıktan cıkmasını ve yarattıkları dünyalarında normal olarak uyuyanları yok etme çabalarının anlatılmasıyla olusan bir konuya sahip. Jose Saramago nun Körlük kitabını okumasaydım belki ilginc bulurdum. Ama her iki kitabın (bana göre) cok benzer konuları olmasına ragmen, anlatım bakımından Körlük kat be kat iyiydi. Bu kitaptaki anlatımda insanlıktan çıkma halleri cok net sebeplere dayandırılmadan, havada bırakılarak anlatılmıstı. Bu yüzden de benden 7 puan aldı.
216 syf.
Özellikle kapak tasarımı, ismi ve her yerde karşıma çıkarak büyük beğeniler sunmasından dolayı çok büyük merakla aldım kitabı. İsminden de anlaşılacağı üzre uyuyamayanlar üzerinden oldukça ilginç ve değişik bir konuyu ele alıyor kitap. Uyuyamadığı için zombiye dönen insanlar ile uyuyabilen bir kaç yetişkin ve çocuğun yaşam mücadelesi anlatılıyor. Ancak bu kadar iyi bir konu hiçbir heyecan vermeyen bir kurgu ve okuyucuyu yoran bir dil kullanılarak ele alınmış ve yazarın elinde ziyan olmuş bence. Beklentilerimi ne yazıkki karşılamadı...
216 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Bilim kurgu okumayı sevmeyen bana 20 saatte okutulmuş bir kitap bu. Böylesi harika bir yazım dili ben bilmiyorum açıkçası. Böylesine net, hayal gücünüzü fazla zorlamadan konuya adapte olabileceğiniz bir kitap. Yazar Paul'ün yazdığı kitap ile paralel ilerleyen ve dünyaya musallat olan uykusuzluğun insanlar üzerindeki etkisini fantastik bir biçimde bize sunmuş yazar. Ben bayıldım. Filmi çıksa da izlesek.
213 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
İlgi çekici varsayımlar üzerinden yola çıkan hikayeler her zaman benim için bir adım önde olmuştur. Uyuyamayanlar'ı ilk incelediğimde de kuşkusuz bu yüzden hiç tereddütsüz listeme ekledim.

Bir gece, Dünya üzerindeki kimsenin uyuyamadığını düşünün. Ve sadece o gece değil, ardından gelen diğer geceler boyunca da gelen uykusuzluk halini hayal edin. Bu durumdan etkilemeyen azınlık hariç, uyku insanları terk ediyor. Sonuçlarını düşünebiliyor musunuz? Ayrıca böyle ilgi çekici bir konuya sahip eserin Arthur C. Clarke finalisti olabilecek kadar başarılı bir eser olduğunu keşfettikten sonra tabi ki elimden kaçıramazdım!

Barnes beni şaşırtmadı, kitabın iyi olacağına emindim. Vaktim olsaydı bir oturuşta yalayıp yutacağım bir eser niteliğinde olduğuna da eminim. Anlatım tekniği de fazlasıyla etkili olan eser otoritenin süratle çöküşünün insanlığı nasıl etkilediğini başarılı bir şekilde gözler önüne seriyor.
216 syf.
·1 günde·6/10
Karmaşık bir anlatımla yazılmış, olay örgüsü birçok açıdan karışık ve bulanık. Okurken sanki ben de uyuyamayanlardan biriymişim gibi hissettim. Kitapta yaşadıkları ortam beni tamamıyla içine çekti. Özellikle uykusuzluktan tamamen benliklerini kaybetmeleri, kim olduklarını unutma derecesine gelmeleri beni etkiledi. Sonu da benim sevdiğim tarzda bittiği için fazlasıyla tatmin ediciydi. Okurken gözüme takılan birkaç hata dışında her şeyiyle oldukça güzel bir kitap.
216 syf.
Uyku problemi çeken bir insan olarak heyecanla okumaya başladım fakat ilerledikçe beni heyecanlandıranın sadece anlatının başları olduğunu fark ettim. Genel olarak çok hoşuma giden bir kitap olmamakla birlikte, yazarın Saramago'nun "Körlük" kitabından esinlenip esinlenmediğini de merak etmekteyim.
213 syf.
·Puan vermedi
Kitabın adı dikkatimi çekmişti uykuyla ilgili bir sorunun var ve bu gitgide canımı sıkmaya başladı.
“Dün gece kimse uyuyamamış,Paul.
Dünyada.
Hiç.
Kimse.
Hiç kimse!
Yok,öyle değil.Sarah radyoda uyuduğunu söyleyen birkaç kişi duymuş.Bin kişide bir kişi falandır.Radyo,California’da herkes gece boyu televizyon ve ışık yaktığı için elektrik şebekesinin çöktüğünü söyledi.Herkesin aklı çıkmış.Sen hiçbir şey duymadın? Sana anlatmak zorunda kalıyorum bunları!Aklımı kaçırıyorum!”
Düşünsenize günlerdir uyuyamıyorsunuz bu korkunç olurdu çok az kişinin uyuduğu bilinmekte uyuyamayanlar gün geçtikçe insanlıktan çıkmaya başlıyor her iki tarafta birbirini avlamaya başlıyor kitabın sonu askıda kalmış uyuyanlar arasında çocuklarda var ve bunlar gelecek nesiller mi?peki gelecek nasıl olucak?bu sorularla kitabı bitirdim çünkü kitabın sonu biryere bağlanmamış.
216 syf.
·3 günde·5/10
Her zaman bu tarz kıyamet senaryolarını sevmişimdir. Okuduğum kitapların çoğu da bu tarz kitaplardır. Kitaba verilen emeğe saygımdan dolayı çok olumsuz konuşmak istemem fakat Arthur C. Clarke ödülünde finale nasıl kalmış anlayamadım doğrusu.
Kurgu gereği dünya da bir anda kimse uyuyamaz olmuştur belli başlı kişiler ve bazı çocuklar dışında. Bu uykusuzluğun getirdiği sonuçlar elbette güzel olamıyor. İnsanlar zombi misali ortalıkta geziyor. Kendilerince inandıkları doğrultuda cinayet işliyor bedenleri dinlenemediği için de gerekli zihinsel ve fiziksel aktivitelerini yerine getiremiyorlar. Öfke kol geziyor vs. Fakat kurgunun işlenişi vasattı. Gerçekten kötüydü. Artık yazar mı bu şekilde yazmış çevirmen mi kitabı çevirememiş bilemiyorum. Defalarca şöyle bir cümle okumaktan fenalık geçirdim " ......ya,......." alakalı alakasız neredeyse her bağlaçlı cümlede "ya," vardı. Cümlelerin anlam bütünlüğü yitiyordu. Son cümleyi "ve" diye bitirmek nedir?

Bazı göndermelerde mevcut kitapta fakat çok güzel anlatılabilecekken dolandır dolandır anlat sıkılıyorsun ki kurduğu cümlelerde belki bir belki iki aforizma çıkardı. Onun dışında kasmışta kasmış. Saramago'nun "Körlük" kitabını okuyupta sonrasında bu kitabı okuyan kimsenin bu kitabı seveceğini düşünmüyorum.
216 syf.
·Beğendi
Büyük heyecanla , tabiri caizse tek solukta okudum, sonuna geldiğimde resmen şok. Ve diye kitap mı biter kardeşim al bende cümlemi böyle bitireyim gider mi hoşunuza ve
216 syf.
·3 günde·Puan vermedi
"Insomnia hastalarının dahi arada biraz uyudukları söylenir. Ama bu farklı. Gecelerdir kimsenin gözüne uyku girmiyor.
..... " şeklinde başlayan kitabın arka kapak yazısı ilgi uyandırıcıydı bir an önce temin edip okumalıyım dedim. Kitaba başlarken açıkçası beklentim çok yüksekti. Sayfalar ilerledikçe beklentimi o kadar karşılamadığını gördüm. Kötü bir kitap değil ancak farklı şekillerde işlenmeye müsait bir konusu olduğunu düşünüyorum. Buna rağmen yazar olayları çok sönük bir şekilde anlatmış. Hatta bazı bölümlerde okurken sıkıldım. Sonunu tahmin etmek çok zor olmadı supriz bir son yoktu. Olayları karakterlerle birlikte okuyucuya yaşatan, son satırını okuyup kapağını kapattıktan sonra bir süre etkisinde kalıp düşündüren kitapları seviyorum. Ancak bu kitap için böyle bir yorum yapamayacağım.
216 syf.
·7 günde·6/10
Distopya örneklerinden bir tanesi. Yazarin dili Orwell ya da Bradbury kadar başarılı olmasa da okumaya değecek bir kitap bence. Başlarda kitaba girmekte çok zorlandım ancak bunun nedeni günlük yaşamımda çok bölünmüş olmam olabilir. Kitabın hakimiyetini kazandıktan sonra ise film izler tadında okudum ve bir solukta diyemesem de bitirdim :)
Kitapta geçen bazı kitapları not ettim faydalı olacağını düşünüyorum.
Beklentinizi çok yükseltmeden orta bir kitap diye düşünerek başlarsanız alacağınız keyif artacaktır...
216 syf.
·11 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kitap gayet kusursuz bir kurgu üzerine yazılmış. Kelime oyunları, betimlemeleri ve en ufak sıkılabileceğiniz zaman sanki yazar bunu görüyor da kitapta aniden olayları geliştirip dikkatinizi yeniden topluyor. Alınız ve okuyunuz :)
Herkes duyulmak istiyordu; kimse dinlemek istemiyordu.
Adrian Barnes
Sayfa 7 - April Yayıncılık, Çevr: Algan Sezgintüredi
Neden bilmiyorum, gözlerim dolmuştu. Bir şeyler dokunduğunda gerçek nedenini hiç bilmeyiz zaten.
Adrian Barnes
Sayfa 11 - April Yayıncılık, Çevr: Algan Sezgintüredi
Uykuda hepimiz her gün ölürüz

Neden bu gerçeğe daha sık dikkat çekilmez

Madem her gece memnuniyetle uyuyorsak, niye korkuyoruz ölümden
Sevgili günlük: Nedir bu sevgili günlük olayı?

Yazmak, daha doğrusu aklı başında kalmak ve yazmak için ya bir okur kitlesi yada en azından bir okur kitlesi fikri gerekir. 'Yazmak' ile kendi kendine zırvalamak arasındaki çizgi incedir.
Ah, uyku.
Uykuda hepimiz, her gün ölürüz. Neden bu gerçeğe daha sık dikkat çekilmez? Her gece uykuya daldığımızda sabahına uyanacağımızın hiçbir garantisi yoktur oysa.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Uyuyamayanlar
Baskı tarihi:
Haziran 2017
Sayfa sayısı:
216
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055162634
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Nod
Çeviri:
Algan Sezgintüredi
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
April Yayıncılık
O gün yeryüzünde kimse uyuyamadı.
Hemen hemen hiç kimse.

İnsomnia hastalarının dahi arada biraz uyudukları söylenir. Ama bu farklı. Gecelerdir kimsenin gözüne uyku girmiyor. Beş gün daha böyle geçerse ‘uyku mahrumiyeti psikozu’yla başbaşa kalacaklar. Otuz iki gün sonra ise acılı bir ölüm onları bekliyor. Hâlâ uyuyabilen şanslı azınlık artık o kadar şanslı saymıyor kendini; İnsanlar gruplara ayrılmak, ölmek öldürmek için, hiçbir fırsatı kaçırmıyor.

Adrian Barnes'tan, Arthur C. Clarke Ödülü finalisti Uyuyamayanlar, insanın bilinçdışına mercek tutan, gerilimin bir saniye bile düşmediği eşsiz bir kurgu.

"Yılın en ürpertici kitabı."
-Slate-

"Barnes uyuyamayan insanlar fikrini kişisel ve sosyal bir faciayı keşfetmek için kullanıyor. Mükemmel!"
-The Guardian-

Kitabı okuyanlar 154 okur

  • Fatma Karaca
  • Nurcan Köse
  • Gökçen
  • Berna Karabulut
  • Öykü Gör
  • Elgin Emerle
  • Semih Ağınlar
  • Atilla Kutay
  • Deniz
  • Taha Akman

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%5.6
18-24 Yaş
%16.7
25-34 Yaş
%33.3
35-44 Yaş
%22.2
45-54 Yaş
%16.7
55-64 Yaş
%5.6
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%68.8
Erkek
%31.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%4 (3)
9
%8 (6)
8
%10.7 (8)
7
%14.7 (11)
6
%26.7 (20)
5
%17.3 (13)
4
%6.7 (5)
3
%5.3 (4)
2
%2.7 (2)
1
%4 (3)