yanlış zamana denk gelen kitaplarımdan biri") daha önce başlamış olsaydım en fazla iki günde bitireceğim bir kitaptı, çok sevdim. rs yüzünden kitap okuyamasamda bu zamanda okumaktan en çok keyif aldığım hatta bir ara okuyabildiğim tek kitap buydu. bir ölümle başlayan ve daha ilk sayfalarından bizi yaralayan, sizi hızla içine çeken bir roman. karakterlerin çoğunu, özellikle Lavin, Kartal ve Kardelen üçlüsünü çok sevdim... keşke bazı şeyler daha farklı olabilseydi, durumlar yüreğimizi burkuyor. hem güldüren hem de zaman zaman ağlatan ve her duyguyu yaşatan güzel bir yolculuktu benim için. yazarın daha önce birkaç kitabını okumuştum ve favorim kesinlikle bu oldu. kendini geliştirdiğini ve eleştirileri dikkate aldığını görmüş oldum bu kitapta. hem betimlemeleri gayet tadındaydı hem de olay örgüsü ve her şeyiyle çok güzeldi. eğer bu türde okumayı seviyorsanız mutlaka öneririm. okuduktan sonra incelememi hemen yazmadığım için atladığım şeyler oldu büyük ihtimalle ama o an etkisinden çıkamamış ve yazmak istememiştim zamanla da aklımdan çıktı maalesef ki. Lavin ve Kartal'ın aralarındaki bağ çok özel, her şeyden önce acıları ortak. en çaresiz anlarında birbirlerine tutundular, dipteyken birlikte güç bulup savaştılar. Lavin'in bu şekilde yazılması da çok hoşuma gitti, kesinlikle lafını esirgemeyen ve kendini ezdirmeyen bir kadın. atışmaları çok tatlıydı ve onları okumak çok güzeldi umarım bir an önce serinin devam kitapları çıkar kalın olmasına rağmen doyamadım çünkü.♡
Yazarın neredeyse bütün kitaplarını okumuş biri olarak şunu söylemeliyim ki bayıldım.
Kitabın girişine özellikle... O anlattığı sahneyi gözlerimde yaşlarla okumadım resmen yaşadım. Beni ağlattığı için bir tık kırıldım yazarıma
Lavin'i anne ve babasının kaybından sonra en çok yıkan Kardelen'in kollarında gözlerini kapatması oldu. Lavin 'in tek ailesi olan Kardelen'in gitmesi Lavin için hayatın bitip cehennemin başlaması oldu. Çünkü tanıdığı ama asla tanıyamadığı Kartal ile sonunu bildiği ama sonunun ne olacağını bilemediği bir oyunun içine girmek zorunda kaldı.
Kartal, kardeşi Kardelen'in ölümünden sonra yaptığı araştırmalarının ardından yolu İstanbul 'a düşer ve tabi ki Lavin' le. Lavin Kardelen için yanmaya da ölmeye de hazırdır.
Ve bunun yanı sıra güçlü hem de çok bir karakter Lavin. Kartal 'a tamam demeyip sus pus olmayan onun her dediğini yapan ona boyun eğen bir karakter olmaması da ayrıca hoşuma gitti.
Kartal ise acısı olan bir abi yani onun yersiz çıkışları bile bana mantıklı geldi. Çünkü kız kardeşi doğal yollarla ölmedi, öldürüldü.
İkinci kitap için hiç bir teorim ve fikrim asla yok. Kim suçlu kim değil kim melek kim şeytan asla çözemedim. O yüzden ikinci kitap için aşırı heyecanlıyım. Ve ayrıca Kartal ve Lavin 'in arasındaki çekim o duygular... Allahım, canım yazarım öyle bir yazmış ve ilk kitabı çok iyi noktalamışsın
Okuyun, kesinlikle okuyun
" Sonunda seni yok etmekten korkuyorum,
- Sorun değil. Zaten silinmiş bir sayfayı yaksan da fark etmez artık."
Binnur Nigiz'in okuduğum ilk kitabıydı. :") Vaveyla'yı okumaya elimde sürünen bir kitabı bırakıp öyle başladım. Bu yüzden bana ilaç gibi geldi. Yazım tarzı o kadar güzeldi ki hiçbir olay olmasa bile ben oturur sıkılmadan saatlerce bilinç akışı okuyabilirim. Hiç sıkılmadım, kitapta klişeler yok diyemem tabii ki var ama vaveyla'yı klişeleriyle de çok sevdim ben. Karakterleri çok içselleştirdim. Karakterlerin içime dokunabiliyor olması beni kitaba bağlayan çok büyük bir etken. Yeri geldi güldürdü ama yeri geldi ağlattı. Ben bazı cümlelerden sonra kitabı okumaya biraz ara verme ihtiyacı hissettim. Hazmedip öyle devam ettim.^^ Kardelen'in yeri de çok ayrı bende, umarım devam kitaplarında geçmişten onu okuyabiliriz. Hiç doyamayacağım bir karakter olarak başladım zaten kitaba :") Lavin'e de bayılıyorum. Harika bir karakteri var bence, kendini ezdirmemesine, susmamasına hayranım doğrusu. Ve Kartal... :") Ben sizi çok sevdim. Okurken birçok yerde içim gitti. Koskocaman sarılmak istedim, kıyamadım. Ben Kartal ve Lavin'in ilişkisinin aşktan da öte olduğunu düşünüyorum. Aralarındaki bu bağı sadece aşk ile sınırlı tutamam. Onlar birlikte çok ağır bir acıyı paylaşıyorlar. Bunu ikisi de hayatları boyunca ne olursa olsun unutamaz:') Kartal, Lavin ve Kardelen, sizi okurken içim gitti. Keşke sadece birer anı olarak değilde şimdiki zamanda yaşananları okuyabilseydik, öyle isterdim ki. Sabırsızlıkla 2.kitabı bekliyorum. Vaveyla'nın içimde kocaman yeri var. İkinci kitaba sarılmayı bekliyorum. ^^
Yazarın bütün kitaplarını okumuş biri olarak söylüyorum ki soluksuz okuduğum bi kitap daha. Daha önce wattpad’te okudum.Ama o sayfalara dokunmak bi başka…İki kişi tek bir acı. Kartal ve Lavin’in ortak acısı,ikisi içinde değer verdikleri kişi Kardelen’in ölümüyle her şey başlıyor. Birinin ölümünü tatmamış biri olarak o duyguyu iliklerime kadar hissettim. Kartal’la Lavin’in arasındaki aşk, tutku… Birbirleri için yapamayacağı hiçbir şeyleri olmadığını kanıtlayan dostluklar. Ölümün bile bitiremediği bir aşk.Kaos,sır,teslimiyet, öfke,tutkunun bi arada toplandığı bi kitap. Okumamışsanız eğer okumak için hala zamanınız var. Zaten elinize aldınız mı bırakmak istemeyeceksiniz.Serinin devamını bi an önce bekliyorum. Tamamlanmamış çok şey var.Ve son olarak Yunus Emre…Hüzünlü kekim. Onun hikayesini de sabırsızlıkla bekliyorum.
Okurken kimi zaman ağladığım, kimi zaman güldüğüm ve her sayfasını merakla çevirdiğim bir kitap oldu. Çok güzeldi çok bu tür kitaplar seviyorsanız bence mutlaka okumalısınız 10/10
Mutsuzum açıkçası. O kadar tatmin olmadım ki kitabı bitirdiğimde. "Eee? Gerçekten mi?" gibi bir hisle noktaladım kitabı. Biraz daha açık olmak gerekirse yaklaşık 630 sayfalık bir kitabın yalnızca son 2 sayfasında onca zamandır beklediğimin yüzde 20'si etmeyecek bir olay nihayet yaşandı. Eğer bu seriye merakınız varsa birinci kitabı okumadan ikiye geçilebileceğini düşünüyorum -ki ben ikinci kitabını da okuyabilecek sabıra sahip değilim eğer o kitap da bu şekildeyse sinirlendirebilir- ve yorumlarda yazarın tüm kitaplarını okuyup en çok bundan hoşlanan okurlar vardı. Buradan yaptığım çıkarımla bir daha bu yazara ait eserlere pek pozitif bakmayacağım sanırım. Sayfalarca betimleme okuyup durdum. Bu betimlemeler de sürekli tekrara düşen betimlemeler olduğundan çok sıkıldım. Karakterlerin her göz göze gelişinde -ki bu çok sık oluyor- kirpik betimlemeleri o kadar boğdu ki beni. Kirpikleri ayrıldı, dalgalandı, ıslaktı... Benim için çok yorucuydu. Yaklaşık 2 gün süren bir okuma ile hızlıca bitirdiğimi de eklemem gerek. Çünkü sürekli bir beklenti içerisindeydim "hah işte artık bir şeyler olacak sanırım " beklentisi ile okudum da okudum. Normalde klasiklerden pek şaşan biri değilim. Fakat yaza girdiğimiz şu dönemlerde içimi saran "yaz dizisi neşesi"ne karşılık bulacak bir kitap okumak istiyordum. Çevremden gelen doğrultular üzerine genç yazarların kitaplarını okumaya karar vermiştim. Yani aşk, gençlik, romantizm gibi sıcak duyguları biraz da günümüz çağına yansımış bir şekilde okuyabilmekti amacım, ulaşamadım. Serisini okuyacaklar/okuyanlar için belki çok şey ifade ediyordur bu kitaplar ancak birinci kitabı beni bu kadar hayal kırıklığı ile karşılayan bir kitaba sanırım daha fazla şans vermek istemiyorum. Kitap bu denli tekrara düşmese, betimlemeler bu kadar zorlama gibi duracak
Yoğun bir kitap. İlk kez Binnur Nigiz kitabında uyarı gördüm ve bence çok iyi yapmışlar. Öyle aman kapak çok güzel okuyayım çerezlik kitap görüntüsü olsa da öyle bir kitap değil. Psikolojisine güvenen okusun derim. Devam kitaplarını merakla bekliyorum...
Bir yazar düşünün sizi daha ilk sayfada, ilk cümlede duygu yoğunluğu içine sokup daha karakteri tanımadan o karakter için sizi hüzünlendirip ağlatabiliyor. Tüylerim diken diken boğazımda düğüm ile okudum o ilk bölümü. Kardelen sanki benim arkadaşımdı, onun gözünden okurken, sonunun nasıl olacağını bilerek düşüncelerini okumak ve bunu iliklerime kadar hissetmek bambaşka bir şey. Gerçekten bunu herkes yazamaz ve Binnur kaleminin farkı diye bir gerçek var.
Kardelen Alaşan arkadaşıyla canıyla eğlenmek için gittiği barda arkasında gizem bırakarak cinayete kurban gider. Ailesi ve arkadaşı yıkılır ama bunun arkasında başka şeylerin döndüğünü Kardelen'in cinayete kurban gittiğine inanan abisi Kartal ile can dostu Lavin bu işin peşine düşerler. Gittikleri bu yol tehlikeliydi fakat canından çok sevdiği kimsesizliğinin kimsesi Kardelen için gerekirse canından geçmeye razıydı Lavin. Buna canının katilini bulmak, onun intikamını almak için Kartal ile birlikte her şeyi göze alarak İstanbul'a gelmek de dahil.
Onlarla çıktıkları bu tehlikeli yolda, didişmelerini, kıskançlıklarıni aralarinda oluşan çekimi okumak onlarla birlikte katil avına çıkmak keyifliydi.
Kitabı okurken Lavin gibi bir arkadaş nasıl olur diye düşündüm. Lavin'e hayran kaldım ve onu çok sevdim. Kartal ile olan diyoloğları okurken yüzümde gülümseme, geçmişten flashback sahnelerini okurken ise hüzünlendiğim bir okuma oldu. Her zaman çok fazla dram okuyamıyorum diyorum ama okuyunca da böyle aklım kalbim kitapta karakterlerde kalıyor, kendime gelmem uzun sürüyor. Vaveyla da tam böyleydi.
İkinci kitap için şimdiden heyecanlıyım. Türü ve yazarın kalemini sevenler şimdiden keyifle okuyun...
"Acıya mi alıştırdın kendini?"
- " Yaşamaya alıştırdım. "
"Peki ya acı ?"
-" Yaşamak zaten acıdır."
Aşkımız Eski Bir Roman
Kader kan kaybetmeye başladığında, bunun sebebi ölümün yeni bir roman yazmak için kaderin kanını kullanmasıydı. Lavin, hayatının son sayfasında olduğunu hissediyordu. Fakat son sayfanın onu yeni bir romanın başlangıcına götüreceğinden bihaberdi. Kardelen’in, ardında soru işaretleri bırakan ölümüyle, Lavin de Kardelen’in abisi Kartal da bir kumar masasına oturdular. Zaten her şeylerini kaybetmişlerdi, daha fazla kaybedemeyeceklerine emindiler. Aynadaki yansımalarının bile sahte olacağı karanlık bir yola çıktıklarında, savaşacakları canavarlar, onları o aynanın içinde birbirine hapsedecekti.Zaman, Lavin ve Kartal’ı birbirlerine değil, bir aynaya bakıyormuş gibi hissettirmek için hemen enselerinde, ölümü sırtına atarak onların peşinden giderken, bir yıldız da gökyüzünde onları takip ediyordu.
Her şey bir ölümle başladı.
Ölüm, nefreti takip etti.
Nefret, intikamı körükledi.
Ve aşk, hepsini alaşağı etti…"
🪽YORUM:
Çok ama çok güzeldi. Her şeyiyle... Çok sevdim. Zaten çok seviyordum kitabı ayrı bir güzel olmuş.
Lavin Kartal aralarındaki çekimi saatlerce konuşmak lazım. Bana en çok dokunan ikisinin birlikte uyuması. Kartal Kardelen ölürken uyuyor olduğu için uyuyamıyor olması. Lavin'in o gece Kardelen ile uyuyacağı için uyuyamıyor olması...
Yunus Emre'nin şarkı için anı demesi...
Burak ve Sahra...
Hepsi çok güzeldi.
Ama en çok Toprak... Alper gelmediği için daha şimdilik o favorim. Alper gelince kimseyi tanımam... Vaveyla 1 - Sönmüş AldebaranBinnur Şafak Nigiz
Kitabı ilk wattpad de okudum. Kitap haline gelince almak için çok uğraştım ama hep sorun çıktı. Neyse ki en sonunda alıp tekrar okuyabildim. Benim için okuduğum özel kitaplardan bir tanesi vaveyla.
Lavin'in arkadaşı için Kartal'ın kardeşi için çabaları. Kartal'ın arkadaşlarının tereddütsüz yardımı. Yunus emre'nin sadakati ve aşkı. Lavin ve Kartal'ın aşkı... Her şey çok farklı ve özeldi.
kesinlikle okumalısınız:)
"Yanındayım," derken gözlerim tamamen kapanmıştı.
"Yanımdasın, Bal."
"Al kazağını. Burası buz gibi, giymezsen hasta olursun ve hasta olursan sana bakmam haberin olsun."
Önce uzattığım kazağa, sonra da gözlerimin içine bakıp, "Bakmaz mısın?" diye sordu.
"Bakmam."
"Doğru," diyerek elimdeki kazağı aldı. "Benim hastalığımı Kardelen'den başkası çekmezdi."
Lavin anne babasının kaybının ardından hayatta en değer verdiği kişiyi Kardelen'i kaybeder. ( ah o sahne) cenazesinin ardından Kardelen'in hep bahsettiği abisi ile tanışır. Ve onunla hayatını tamamen değiştirecek bambaşka bir yola girer.
Binnur Şafak Nigiz 1996 doğumludur. Muğla'nın Fethiye ilçesinde yaşamını sürdürmektedir.
7 yıl kadar tiyatro ile ilgilenmiş, bu dalda aldığı teklifleri öğrenim hayatını etkilememesi için reddetmek zorunda kalmıştır. Öğrenim hayatı boyunca edebiyat ve tiyatro alanında öğrenim gördüğü tüm okulları temsil etmiş, hepsine çeşitli ödüller getirmiştir. Bir süre dergide hikâye yazarlığı yapan yazar 2016 yılından bu yana kitap çıkarmaya devam etmektedir. Büyük bir sosyal platformda hikâyelerini insanlarla paylaşan Binnur Şafak Nigiz'in kaleme aldığı kitaplar raflardaki yerini almaya devam ediyor.