Puan

7.910 üzerinden
5,8bin kişi
10/10
·313 syf.··
Beğendi
·
2020 60. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2020 02:16
VEBALI ŞEHRİN SESSİZLİĞİ... Bu nasıl bir mazoşistliktir ki şu corona günlerinde bu kitabı okudum bende bilmiyorum. Şehirde birden fare ölümleri olmaya başlıyor. Ama öyle böyle değil. Derelerden taşıyor, apartman boşluklarından taşıyor, sokaklar yığın yığın fare ölüsü.. Belediyeler bu fareleri toplayıp yakıyor. Kısa bir zaman sonrada kusma ve ateş şikayetleri olan insan ölümleri başlıyor. Önce kondurulmuyor tabi salgın mıydı, değil miydi tartışmaları başlıyor farklı doktorlar arasında. Yok ya 10 kişi öldü diye salgın diyemeyiz derken 20, 30, 40... ve yüzlercesi... Veba... işte bu ad konuyor bu anlam verilemeyen hastalığa. Ve şehir o iç karartan sessizliğe bürünüyor, tıpkı yaşadığımız bu günler gibi... Şehrin kapılarını kapatın diye bir açıklama geliyor. Kahvehaneler , lokantalar kapatılıyor, evlerin panjurları bile kapatılıp şehr-i yalnızlığa terk ediyor hayat. Bu hastalık sıcağımı sever , soğumu sever , yaşlıyı mı bulur, genci mi vurur , yaza biter mi, kışa geçer mi soruları beyin yakmaya devam ederken, günler , ayları, aylar belki de yılları kovalar. Ölüler artık toplu halde çukurlara atılıp üstüne çimento dökülür. Bir şarkının da dediği gibi "sana söz yine baharlar gelecek " derken... O bahar geliverir! Önemli olan baharın geleceğine inanmak mıydı, bahara kavuşmak mıydı, bununla avunmak mıydı derseniz ben sonbahar cıyım derim işin içinden çıkamayız!.. Kitabın bir bölümünde diyor ki; " Ah, keşke deprem olsaydı! Esaslı bir sallanırdık iş olur biterdi . Sonra da ölenleri kalanları sayardık , hepsi bu kadarla kalırdı. Fakat bu hastalık belası ! Hasta olmıyanlar bile onu içlerinden atamıyorlar. " Buna benzer cümleleri yaklaşık 1,5-2 ay dır kurduk ya da kurmaya devam ediyoruz. Bir belirsizliktir canımızı yakıp kavuruyor. Sevdiklerimiz, yüzüne bakmaya
VebaAlbert Camus · Sabah Yayınları · 198524,6bin okunma
Puan vermedi·313 syf.··
Beğendi
·
2020 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2020 21:08
Büyük bir yazar olarak gördüğüm Albert Camus’un okuma fırsatı bulduğum ilk kitabı yazara olan hayranlığımı pekiştirdi. Yazım dili bazen olaylara üçüncü bir kişinin gözünden baktırdı bazen de kendimi olayların içinde bulmamı sağladı. Yaşadığımız bu salgın döneminde okumuş olmam, kitapta içinde bulunduğumuz durumdan çok şey bulmamı sağladı. Bir yandan da anlattılan hikayeler ve karakterlerin duygularının, geçmişlerinin anlatılması hayatımın farklı evrelerine çağrışım yaptı. Olaylara bu denli çok açıdan bakabilmesi herşeyden ziyade bu olayları gerçekten yaşamış olabileceğini düşündürdü. Belki de öyle belki de eşsiz hayal gücünün bir yansımasıydı. Her iki durumda da okuyucuya kattığı ve anlatmak istediğini anlatabilmesi hayranlık uyandırıcı. Teşekkürler.
1000Kitap
VebaAlbert Camus · Sabah Yayınları · 198524,6bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Karşılaştırmalı Veba Notları
6/10
·313 syf.··
2023 209. kitabı
Veba'yı Jack London'un Kızıl Veba 'sı ve Daniel Defoe'nun Veba Yılı Günlüğü 'nden sonra okudum. Zaten bu son kitaba atıfla, Defoe'dan alıntıyla başlıyor kitap. Fakat bu iki kitap ardı ardına okunduğunda, neredeyse aynı kitabı özetiyle okumuş gibi oluyorsunuz. Farklar var elbet: Defoe kalemini Tanrı için yorarken, Camus vebanın içimizde bizi kemirmekte olan çürümüşlüğün ta kendisi olduğunu sıklıkla dile getiriyor. Benzer görüşlere hakim bir okuyucu iseniz de size yeni bir perspektif sunmuyor. Hatta ben "diğeri varken neden değerli zamanını bu kitap için harcamış?" diye içlendim bol bol, üçlemenin ikincisinden sonra grip kapıp hasta olan bünyem bir an önce yeni ufuklara yelken açmak istiyordu lakin aynı anlatıya dönüp dönüp durmak oldukça yordu. Biri İngiltere'de biri Fransa'da, farklı zamanlarda peydah olan iki salgına dair bu iki kitapta benzer ifadeler de mevcut. Defoe bu örneklerde çok daha çarpıcı bir anlatıma sahip, bunu yineledikten sonra örneklere geçeyim: Defoe'nun kitabında bir gece vakti bir kadının vebalı olduğunu söyleyen biri tarafından kıskıvrak yakalanıp öpüldüğü ve kadının yaşadığı şok anlatılıyordu. * Camus'un kitabında 80. sayfaya bakıyoruz: "Cottard'da vebaya dair doğru yanlış hikayeler pek çoktu. Anlattıklarına göre, şehir içinde bir sabah veba belirtileri taşıyan bir adam, hastalığın sayıklamaları arasında kendini dışarı atmış, vebaya tutulduğunu bağırarak karşısına çıkan ilk kadını kucaklamıştı." "Ne var, herkesin başına gelebilir", "tek salgına özgü bir vaka olmak zorunda değil" diyebilirsiniz. O halde şunu ileri sürerim: Daha önce anlatılan, salgına yönelik bir tanıklığı, kendi anlatısı için kullanmak özgün bir kalem için kabul edilebilir midir? Üstelik Nobel'i bununla almışsanız. Devam ediyorum, Defoe'nun kitabında 78. sayfadaki anlatıya
Edebiyat
VebaAlbert Camus · Sabah Yayınları · 198524,6bin okunma
Puan vermedi·313 syf.··
2023 31. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 02 Eylül 2023 22:51
Dr.Rieüx,Rambert,Grand,Cottard,Tarrou çevresinde Cezayir-Oran'da geçen hikayemiz fare ölülerinin sokaklarda evlerde bir anda artmasıyla(günde 8000 ölüye kadar) başlayıp bu ölümlerin veba vasıtasıyla insan ölümlerine dönüşmesini anlatıyor.Bu değişimi en iyi anlatan alıntıda Camus İnsanların ölümünün de sineklerinki kadar basitleşmesi olarak tanımlıyor. Tarrou'nun sorgulamalarıyla,Rieux'nün mücadelesiyle,Rambert'in gösterdiği fedakarlıkla tam bir mücadele öyküsü...Kitap aslında Camus felsefesini yansıtıyor:Hayatın anlamsızlığı sorunu karşısında çarenin yaşamaya devam etmek,mücadeleyi sürdürmek olarak gösteren Camus burada da çarenin başkaldırı ve mücadele temk olmasını metaforize ediyor.Belki de Veba hayatın anlamsızlığı sorununun ta kendisidir.
Edebiyat
VebaAlbert Camus · Sabah Yayınları · 198524,6bin okunma
Puan vermedi·313 syf.··
2024 130. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2024 00:12
Albert Camus'nün kaleminden çıkan, insanlığın en karanlık anlarını ve umudun gücünü muhteşem bir şekilde resmeden "Veba" romanı Camus, bizi Cezayir'in kıyı kenti Oran'a götürüyor. Sıradan bir gün, sokakta ölü fareler belirmeye başlıyor ve kısa süre sonra şehir, korkunç bir veba salgınının pençesine düşüyor. İşte tam da bu noktada, Camus'nün ustalığı devreye giriyor ve bize sadece bir salgın hikâyesi değil, insan doğasının derinliklerine inen felsefi bir yolculuk sunuyor. Romanın kahramanı Dr. Rieux'nun gözünden, karantina altındaki bir şehrin dramını izliyoruz. Ancak bu dram, sadece hastalıkla sınırlı değil. Camus, karakterleri aracılığıyla bize insanın varoluşsal sıkıntılarını, toplumsal dayanışmanın önemini ve hayatın absürtlüğü karşısında bireyin duruşunu sorgulatıyor. "Veba", sadece bir hastalık hakkında değil, aslında hayatın kendisi hakkında. Çaresizlik içinde umut, korku içinde cesaret, ve yalnızlık içinde dayanışma... Bu zıtlıklar, kitabın sayfalarında ustalıkla dans ediyor. Camus'nün sade ama güçlü üslubu, okuyucuyu hem düşündürüyor hem de derinden etkiliyor. Öyle ki, kendinizi Oran sokaklarında dolaşırken, veba korkusuyla titrerken bulabilirsiniz. Ama aynı zamanda, insanlığın direnci karşısında gurur duyacaksınız. Bu kitap, günümüz dünyasında da fazlasıyla geçerli mesajlar taşıyor. Özellikle son yıllarda yaşadığımız pandemi sürecini düşününce, "Veba"nın ne kadar öngörülü bir eser olduğunu fark ediyoruz. Eğer varoluşçuluk felsefesiyle ilgileniyorsanız, insanlık durumu üzerine derin düşüncelere dalmak istiyorsanız, ya da sadece iyi yazılmış, sürükleyici bir roman okumak istiyorsanız, "Veba" tam size göre. Bu kitabı okuduktan sonra, hayata bakış açınızın değişeceğine eminim.
VebaAlbert Camus · Sabah Yayınları · 198524,6bin okunma