Wittgenstein’in Din Felsefesi

·
Okunma
·
Beğeni
·
9
Gösterim
Adı:
Wittgenstein’in Din Felsefesi
Baskı tarihi:
2001
Sayfa sayısı:
88
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758528009
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
A Yayınevi
"Bir Tanrı'ya inanmak, yaşamın anlamını soran soruyu anlamak demektir. Bir Tanrı'ya inanmak, dünya olguları hakkında henüz son sözün söylenmediğini görmek demektir.
Tanrı'ya inanmak, yaşamın bir anlamı olduğunu görmek demektir."
Günlükler 1914-1916
88 syf.
·1 günde·Beğendi·6/10
Hocaların hocası lakabına sahip olan L. Wittgenstein, bu ünvanını yaşamına birbirinden farklı iki felsefi sistem kurarak elde etmiş olmalıdır. 20. Yüzyıl felsefesinin en önemli filozofu olan Wittgenstein aslında bir mühendistir. Ancak B. Russell ve N . Whitehead'ın yazdıkları kitabı okuyunca hocası G. Frege'nin de teşvikiyle B. Russell ile tanışmaya gelir. İsmi geçen filozoflardan oldukça etkilenen Wittgenstein kendi felsefesini oluşturmaya başlar. İlk dönemini , yaşadığı dönemde yayınlanan tek kitabı olan Tractatus'taki görüşlerini oluşturur. Bu kitabında Wittgenstein ,dünyanın şeylerden değil , olgulardan oluştuğunu söyler . Bu olgular ise önermeler aracılığıyla ifade edilirler . Önermelerin oluşturduğu bu yapıya ise dil adını verir. Dil burada , doğru ya da yanlış değer alabilen yargılardan yani önermelerden oluşur. ( mantığın ve matematiğin dili)Eğer bir konu (din , etik, estetik ya da hayatın sorunları) bu dil ile ifade edilemiyorsa saçmadır. Tractatus'un son cümlesi işte budur: "Dilimin sınırları dünyamın sınırlarıdır. Üzerinde konuşulmayacak şeylerle ilgili susmak gerekir. " Yani metafizik konularla ilgili kullanılacak ifadelerin doğru ya da yanlışlığı kanıtlanamayacağı için bu konularla ilgili yargıda bulunmamalıyız. 
 "Metafizik önermelerin tamamı nihai gerçeklik hakkında olma iddiasındadırlar, bu nedenle onların bu itiraz ile başları derde girmektedir."Felsefedeki büyük sorunların tamamı dilin yanlış kullanımından , dilin mantığını anlayamamamızdan doğmaktadır ona göre .Bu kitabıyla da , felsefedeki anlamsız tartışmalara bir son verdiğine inanır .(Kendine güvenini çok seviyorum.)
Kitabını bu cümleyle tamamlayan Wittgenstein son noktayı ise şöyle koyar . Tüm bunlardan hareketle " Benim önermelerim şu şekildeki bir açıklama görevini yerine getirirler : Beni anlayan bir kişi , benim önermelerimi , onların ötesine tırmanmak amacıyla- bir merdiven olarak- kullandığında, sonuçta onların anlamsızlığını fark eder. (O kişi , deyim yerindeyse , merdiveni kullanarak yukarıya tırmanıp çıktıktan sonra onu artık atmalıdır.)O , bu önermeleri aşmalıdır ; dünyayı ancak o zaman doğru bir şekilde görecektir." Tractatus anlamsızdır ; onun amacı , bu gerçeği açığa çıkarmaktır. 
Wittgenstein'ın bu tavrına Russell 'ın yorumu biraz komiktir : "Belli bir entelektüel rahatsızlık duygusu içinde bırakan bir sonuç!"
Bu yorumları yaptıktan sonra Wittgenstein bütün felsefi sorunları çözdüğüne inandığı için felsefeyi bırakır ve felsefe dışındaki bir çok işle meşgul olur. Taki Mantıksal Pozitivizm(Viyana Çevresi) olarak bilinen bilim adamları onu yeniden felsefeye dönmeye ikna edene kadar. 
 Kitabında değerlerin (içinde dinin de bulunduğu alanın) konuşulamazlığını söyleyen Wittgenstein ikinci döneminde teorisini başka kavramlara dayandırır ve Tractatus'taki bilgilerini değiştirir. 
Bu kitap ise bence biraz zorlamayla Wittgenstein 'ın dinle ilgili iddialarını bir teistin (kendisi) görüşlerine uyduğunu anlatmaya çalışır.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Wittgenstein’in Din Felsefesi
Baskı tarihi:
2001
Sayfa sayısı:
88
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789758528009
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
A Yayınevi
"Bir Tanrı'ya inanmak, yaşamın anlamını soran soruyu anlamak demektir. Bir Tanrı'ya inanmak, dünya olguları hakkında henüz son sözün söylenmediğini görmek demektir.
Tanrı'ya inanmak, yaşamın bir anlamı olduğunu görmek demektir."
Günlükler 1914-1916

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Sapere Aude

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%100 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0