Yalnız Adam

8,0/10  (2 Oy) · 
5 okunma  · 
3 beğeni  · 
173 gösterim
Bir zamanlar Bask bölgesinin bağımsızlığı için mücadele eden ETA'nın militanlarından olan Carlos, geçmişin üzerine bir sünger çekip Barcelona'da bir otel işletmeye başlamıştır. İspanya'da gerçekleştirilen dünya kupası bağlamında Polonya ulusal futbol takımı otelinde konaklamaktadır. Bu esnada otelinde saklanan iki örgüt militanı Carlos'u geçmişine götürecek, Polonyalıların korunması ulusal bir meseleye dönüşecektir. Bernardo Atxaga polisiye öğeler barındıran bu romanında baş kahramanını, yaşayanların ve ölülerin seslerinin ortasında varoluşun sorgulandığı bir oyuna sokuyor.

"Küba'da hatalar vardı, evet, ama sistem gerçekten önemli ihtiyaçları karşılıyordu. Oysa şimdi meseleyi çok farklı bir biçimde görüyorum. Sosyalizm ya da devrimci herhangi bir başka hareket, sadece gerçekten önemli olan ihtiyaçlara cevap veriyorsa hiçbir şey yapmıyor demektir. Önemsiz olan şeyleri, gelgeç hevesleri ve diğerlerini de karşılaması gerekir. Eğer bunu yapamıyorsa yok olmuş demektir ve varlığını sürdüremez."
  • Baskı Tarihi:
    Şubat 2016
  • Sayfa Sayısı:
    370
  • ISBN:
    9786059691192
  • Çeviri:
    Ayfer Teker Garcia
  • Yayınevi:
    Aylak Adam
  • Kitabın Türü:
Meltem Tekeli 
18 Oca 00:57 · Kitabı okudu · 8 günde · 8/10 puan

Bazı kitapları bitirip kapağını kapatınca koşa koşa yazarı bulasım ve "yani noldu şimdi? Sen bunu burada bu şekilde bitirdin ya mutlu musun?" Diye sorasım geliyor. Yahu zaten bu uzun macerada Carlos ile birlikte sürekli tetikte beklemiş, heyecandan ne yapacağımı bilememiş, neler olacağını görmek için kıvranmış durmuşum. Güç bela gelmişim o güne. Ama sonuç ne oldu şimdi? Hangisi gerçekti, nereye kadar yanılsama idi? Hadi bir de uzun bir süre bunu düşünüp dur bakalım diyor yazar. "Nasıl bir oyun oynadım sana, görüyorsun!" Diyor tüm Küçük Prens tavrını takınarak.

İşte bazı kitaplar beni çok sinirlendiriyor. Bir de kendimi sorgulatma kısmı var ki hiç sormayın. Ahlâkî değerlerimiz ne kadar sağlam? Her durumda hep aynı tepkileri mi veririz yoksa istisnalar uygular mıyız? Mesela; karıncaların ölümüne bile razı olmayan ve köpeklerine müthiş bir sevgi besleyen bir adamın eski bir örgüt üyesi olduğunu, hapisten af yardımı ile çıkabildiğini; bir de yakın zamanda bir çocuğun ölümü ile sonuçlanan bir olaya karışan örgüt üyelerine yardım ettiğini tahmin edebilir misiniz? Aynı kişi olabilir mi cidden? Ve bu durumu sadece ucu kendilerine zarar verebileceği için karşı çıkan insanlar ile çevrili olduğunu düşünün. Bir de o grup içinde ilişkiler boyutu var ki, kimseye garip gelmese de benim kabullenemediğim. Her neyse, muhtemelen hemen hemen herkes teröristlere yardım eden bu adama bir nefret besleyecektir. Peki ama bir yolculuğa çıktığınızı ve bu yolculuğu tam da o adamın zihninde tamamladığınız düşünün. Üstelik öyle kalabalık ki orası! Carlos'un agresif tarafını yansıtan Fare, sadakati ve örgüt kurallarını hatırlamasını sağlayan Sabino, her ne kadar dünyaya farklı pencerelerden bakıyor olsalar da vazgeçemediği abisi ve bazı diğer sesler. Hepsinin tek amacı var; zor durumlarda Carlos'a yardım edebilmek. Tabii farklı stratejiler ile. Yolculuğun sonu ise Stockholm sendromu gibi bir şey. Sevmiyorsunuz belki ama sinirlenemiyorsunuz da.

Aslında anlatmaya çalıştığım şu, tüm olaya tek taraflı bakınca her şey ne kadar da değişiyor. Bu da bana biraz günümüz medyasını düşündürüyor. Aslında hayatın her alanı böyle. Sadece Carlos'un zihninde iken, bütün yaptıkları iyilikten ibaretmiş gibi görünüyor ve kurtulabilecek mi diye heyecanlanabiliyorsunuz. Oysa ne olursa olsun işin ucunda teröristler var! Ama o eylemde ölen çocuğun ailesini hiç görmez hatta ismini bile duymazsanız o bir sayıdan ibaret olur yalnızca. İşte insanlığımızın zayıf noktası. Her şeyi kabullenmeye ne kadar da meyilliyiz. Yeter ki açı doğru olsun.

Bu arada kitap hakkında yeterince ipucu verdiğimi düşünüyorum. İşin içine idealler, sosyalist, kapitalist düşünceler ve varoluşsal tartışmalar da giriyor fakat yüzeysel boyutta. Fakat bütün bunlar asıl kahramanımızın zihninde dönüp duran sesler ile sağlanıyor tabii. Çünkü bir zamanlar aynı yolu yürüdüğü dostlarının kendilerince farklı yolları, dertleri var artık. Zihni bu kadar kalabalık ise mümkün olabilirdi sanırım bu kadar yalnız olmak da.

Kitaptan 16 Alıntı

Meltem Tekeli 
16 Oca 22:02 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Âşık olmak, bir yanılsama olsun olmasın, yeniden doğmak gibi bir şey ve yıllardır süren tekdüzelik yüzünden sönmeye yüz tutmuş atomları yeniden harekete geçiriyor.

Yalnız Adam, Bernardo Atxaga (Sayfa 247 - Aylak Adam)Yalnız Adam, Bernardo Atxaga (Sayfa 247 - Aylak Adam)
Meltem Tekeli 
14 Oca 13:43 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Nemesis bir başka yerde olduğu gibi bizler arasında da, en suçlu ya da en tehlikeli olanı değil, tersine, hep zayıf olanı yaralar.

Rosa Luxemburg

Yalnız Adam, Bernardo Atxaga (Sayfa 124 - Aylak Adam)Yalnız Adam, Bernardo Atxaga (Sayfa 124 - Aylak Adam)
Meltem Tekeli 
12 Oca 23:45 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Yazılmış bir kere. Kendi kusurumuzu görmeyip başkasında kusur buluyoruz.

Yalnız Adam, Bernardo Atxaga (Sayfa 22 - Aylak Adam)Yalnız Adam, Bernardo Atxaga (Sayfa 22 - Aylak Adam)
Meltem Tekeli 
14 Oca 11:13 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Kitaplar ne içindir ki zaten;
Çocukluğunda okula giderken öğrendiği fabllar gibi onu etkilemiş ve sorununun kesinlikli bir imgesini yaratmıştı... Fablları okuduktan ve sınıftaki kıskancın, dedikoducunun, korkağın ya da yalancının suretlerini fabllarda gördükten sonra ne kadar rahatlamıştı! Ne büyük bir avunmaydı o! Boğaza saplanan balık kılçığını çıkarmak gibi bir şeydi.

Yalnız Adam, Bernardo Atxaga (Sayfa 117 - Aylak Adam)Yalnız Adam, Bernardo Atxaga (Sayfa 117 - Aylak Adam)
Meltem Tekeli 
13 Oca 13:36 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Korkularını gizlemeye çalışıyorlardı, tıpkı ahtapotun varlığını gizlemek için siyah mürekkepten bir bulutla kendini çevrelemesi gibi. Ama bu nasıl bir çelişkidir ki, bulut, gerçeği daha da görünür kılıyordu: Kirli suyun dolayında ahtapot, insanların kalbinde korku.

Yalnız Adam, Bernardo Atxaga (Sayfa 105 - Aylak Adam)Yalnız Adam, Bernardo Atxaga (Sayfa 105 - Aylak Adam)
Meltem Tekeli 
13 Oca 01:02 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Düşünceleri, hâlâ iç karartıcı olmalarına karşın, şimdi bağını çözmüş, hiçbir zorlukla karşılaşmadan yoluna devam eden birer buluttular.

Yalnız Adam, Bernardo Atxaga (Sayfa 63 - Aylak Adam)Yalnız Adam, Bernardo Atxaga (Sayfa 63 - Aylak Adam)
Meltem Tekeli 
14 Oca 13:45 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Kendinle uzlaşamıyorsun, Carlos, bu yüzden dünyayla da uzlaşamıyorsun. Olumsuzlayıcı bir karma seni eline geçirmiş. Bu yüzden böylesi vahim sorunların içine düşüyorsun.

Yalnız Adam, Bernardo Atxaga (Sayfa 148 - Aylak Adam)Yalnız Adam, Bernardo Atxaga (Sayfa 148 - Aylak Adam)
2 /