Yalnızlığın Gözleri

·
Okunma
·
Beğeni
·
78
Gösterim
Adı:
Yalnızlığın Gözleri
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
318
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752474871
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dorlion Yayınevi
Saydam bir yalnızlığın gölgesinde, güneşi arayan meçhul bir yolcuyum. Çöllere gebe muradım ne yapsam teskin olmuyor. Her anım buhran dolu, her dakikam saniyeleri asırlar bilen kâbusların karmaşık tünelinde kol geziyor. Serseri yanımı keşfetmek için İstanbul’u arşınlıyorum da, içimdeki doyumsuzluğun tepinişlerini durduramıyorum.
Koynumda beslediğim aşk, zehirli bir sarmaşık gibi bütün bedenimi dolaşıyor. Ömrümün en kuytu noktalarından binlerce keder devşiriyorum. Öylesine büyük bir boşluğun lodosuna vurulmuşum ki, ruhumun hicranına olan seyahatim, zeminsiz rolleri benliğime hapsediyor. Ne yapsam, ah ne yapsam? Dişlerimi etime geçirsem, acıyı yüreğimden vücuduma kaynak yapsam, belki de içimdeki ıstırap ateşini ancak söndürebilirim.
Mümkün olmayan düşüncelerin anbean belleğimi kemirmesi karşısında, çaresiz bir divaneyim. Korkularım peşimde gezinen hayalet. Sevinçlerim, zaten yok bir mazinin perişan sayfalarında tükenmiş hâlde mahzun, gülümsüyor. Galibi olmayan benlik mücadelesinin ne zaman biteceği meçhul menziline yürüyüşüm, manevi bütün ahvalimi söndürmüş, bir o yana bir bu yana çalkalanıp duruyor. Ölüm keskin bir jilet olsa da alıverse damarlarımdaki kanın can veren gezintisini. Belki bir garip çingenenin falında dökülen gelecek bilmecesi. Belki bir isimsiz yolcunun belirsiz yolculuğu…

(Tanıtım Bülteninden)
Selim, Handan'a aşık olduğunu bile söyleyememiş ama onun için hapiste yatmış, susmayı tercih etmişti. Kimi kimse olmadığı için değil, artık kendine gelemeyeceğini bilmişti. Hayal ve gerçekleri kısacası tüm geçmişi karmakarışık içerisinde olan bir insan.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yalnızlığın Gözleri
Baskı tarihi:
Ekim 2017
Sayfa sayısı:
318
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752474871
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Dorlion Yayınevi
Saydam bir yalnızlığın gölgesinde, güneşi arayan meçhul bir yolcuyum. Çöllere gebe muradım ne yapsam teskin olmuyor. Her anım buhran dolu, her dakikam saniyeleri asırlar bilen kâbusların karmaşık tünelinde kol geziyor. Serseri yanımı keşfetmek için İstanbul’u arşınlıyorum da, içimdeki doyumsuzluğun tepinişlerini durduramıyorum.
Koynumda beslediğim aşk, zehirli bir sarmaşık gibi bütün bedenimi dolaşıyor. Ömrümün en kuytu noktalarından binlerce keder devşiriyorum. Öylesine büyük bir boşluğun lodosuna vurulmuşum ki, ruhumun hicranına olan seyahatim, zeminsiz rolleri benliğime hapsediyor. Ne yapsam, ah ne yapsam? Dişlerimi etime geçirsem, acıyı yüreğimden vücuduma kaynak yapsam, belki de içimdeki ıstırap ateşini ancak söndürebilirim.
Mümkün olmayan düşüncelerin anbean belleğimi kemirmesi karşısında, çaresiz bir divaneyim. Korkularım peşimde gezinen hayalet. Sevinçlerim, zaten yok bir mazinin perişan sayfalarında tükenmiş hâlde mahzun, gülümsüyor. Galibi olmayan benlik mücadelesinin ne zaman biteceği meçhul menziline yürüyüşüm, manevi bütün ahvalimi söndürmüş, bir o yana bir bu yana çalkalanıp duruyor. Ölüm keskin bir jilet olsa da alıverse damarlarımdaki kanın can veren gezintisini. Belki bir garip çingenenin falında dökülen gelecek bilmecesi. Belki bir isimsiz yolcunun belirsiz yolculuğu…

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Dr.Okur
  • elif karabulut

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%50 (1)