Yalnızlık Sanatı

·
Okunma
·
Beğeni
·
88
Gösterim
Adı:
Yalnızlık Sanatı
Baskı tarihi:
Mayıs 2020
Sayfa sayısı:
448
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059114127
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Vadi Yayınları
Yalnızlık mı?
İçi kalabalık olanlara
Bahşedilen krallığın adı bu!

Yolunu, katar katar sevdalarla uzatan
Talihli yolculara bahşedilen
Görüş uzaklığı, kanat genişliği bu.

Göğün derinliği, enginliği, maviliği,
Yerin çoksesliliği, çokdilliliği,
Çokçekmişliği, çokgörmüşlüğü bu...
448 syf.
·11 günde·8/10 puan
9 farklı bölümden oluşan ve sade dille yazılmış bir şiir kitabıydı. Yaşlılık, ölüm, korku, karamsarlık ve çokça yalnızlık. Şair, kendi içindekileri defterini ayna gibi kullanarak açığa çıkarmış veya ben bunu hissettim okurken. Hatta biraz karamsarlığa kapılmama da neden oldu. Yaratıcı'nın yalnızlığından yola çıkarak yaptığı aktarımlar, en sevdiğim kısımlardandı. Bundan bir şiir eklemek istiyorum;
-
Ne yalnızlığı, canım, yok öyle bir şey!
Yalnız falan değilim ben,
Hiç olmadım da!

Kurtlarla kuşlarla
Birlilte yaşıyoruz,
Farelerle ve karıncalarla...

Asıl yalnız olan O,
Ben değilim, biz değiliz,
Yalnız olan, yapayalnız olan O!

Büyük yalnızlığını,
Yapayalnızlığını,
Sanata çevirip anlatmak için

Yeri, göğü, hayatı,
Zamanı ve insanı
Yaratan O, donatan O!
Kim, Kimin?

Bu yolculukta herkes
Kendinin sanıyor yolu,
Kendinin sanıyor yolculuğu,
Kendinin sanıyor yol türkülerini
Ve yetmiyor, kendinin sanıyor kendini.

Şu çok bilen, çok konuşan,
Ortalıkta çok görünen insan,
Kendinin sanıyor, söz gelimi,
Ucundan, kıyısından işittiği, faş ettiği
Şu hikayeyi, bu hikayeyi

Oysa, insan kendi kendinin olsa,
O çukura uzanır da yatar mı hiç?
Taş, kendi kendinin olsa,
Ağzını bağlayıp da susar mı hiç,
Başımızda nöbet tutar mı hiç?

Dağ durur mu yerinde, su kurur mu,
Düşer mi ağaçtan tek bir yaprak?
Gün geçer mi, geçip gider mi yıllar?
Aşk yakar mı, meşk ağlatır mı
Böyle tatlı tatlı, sessiz sessiz, adamı?
Cahit Koytak
Sayfa 390 - Vadi Yayınevi
Hep Bana, Hep Bana!

Söyle gönlüne konanlara ve göçenlere,
Kollarını kanatlarını biraz toplasınlar ki,
Ben de sokuluvereyim şuracığa,
Şu taşın kovuğuna.

Aklının keçilerini salmışsın madem
Dağ bayır, dere tepe gönlün mezralarına,
Ha doksan dokuz, ha yüz, bi düşün,
Dünya daralır mı hiç, fazladan bir keçiyle?

....
Cahit Koytak
Sayfa 220 - Vadi Yayınevi
Denizi dalgalarından,
Köpüklerinden,
Gelgitlerinden
Arındırabilirsen,

Aklı da çocukluklarından,
Deliliklerinden,
Sarhoşluklarından
Arındırabilirsin belki.
Lareks ağacından yapılmış
şu paslı demir rengi çit,
Şu, sarmaşıklarla örtülü
alçak bahçe duvarı

Ve bütün bu çimen çiçek,
Bu yer, bu gök...
Ne kadar çok omuz var, Allahım,
Baş konup ağlanacak!

Ne çok kucak,
Ne çok rahim
Kıvrılıp uyunacak
Doğuncaya kadar yeniden!
Aramızda ve içimizde artık hep
Ağır ağır ve siyah-beyaz
Akıp geçiyor günler;

Sur kapısı gibi asık herkesin yüzü
Ve koçbaşları gibi sarsıcı
Ağızdan çıkan sözler.
İnsan hep sürgün müdür,
insan hep yolcu mudur,
insan hep yabancı mıdır
kendi benliğine,
kendi varlığının özüne?

Bunun için mi,
hep sevecek birini
arar durur ömrünce,
sevmek ve ömür boyu
tutunmak ister ona?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yalnızlık Sanatı
Baskı tarihi:
Mayıs 2020
Sayfa sayısı:
448
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059114127
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Vadi Yayınları
Yalnızlık mı?
İçi kalabalık olanlara
Bahşedilen krallığın adı bu!

Yolunu, katar katar sevdalarla uzatan
Talihli yolculara bahşedilen
Görüş uzaklığı, kanat genişliği bu.

Göğün derinliği, enginliği, maviliği,
Yerin çoksesliliği, çokdilliliği,
Çokçekmişliği, çokgörmüşlüğü bu...

Kitabı okuyanlar 9 okur

  • Nuh Muaz Kapan
  • zytncns
  • CİMCİME HATİCE
  • füruğ
  • Emine Usta
  • duygu döşeme
  • Nuh Bilir
  • zebercet zengin
  • Fdsm

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%100 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0