Kötülüğün olmadığı,sıradan insanların olduğu,sevgiyi esirgemeyen bir aile de büyümüş Leyla.Anne ve babasının geç kavuştuğu,gecelerinin,göz yaşlarının duasıdır Leyla...Okuyup öğretmen olmuş öğrendiklerini öğrencilerine aktarmak için Kars da bir köye atanmıştır.Doğu töreninde tüm heyecani ile yolculuğa hazır kompartiman da yanliz olduğu için mutluydu.Ya da yanliz olacağını düşünüyordu.Her istasyon da yolunu değiştiren,katil bir #yolcu ile yolları kesişinceye kadar.Biri narin menekşe, diğeri iğneli çam ağacı...Sessiz olmasını yoksa onu öldüreceğini söyleyen Yolcu,Leyla'nin kötülük içermeyen kalbi sohbete girişir.Ve bir sonra ki istasyonda yolları ayrilir.Görev yaptığı yerde kabullenmek Leyla için o kadar kolay olmadı.Üstelik kömürlüğün de davet bir misafir işini daha da zorlaştırır.Yolcu arayıp bulmuş Leylaya sığınmıştı.Aralarinda kopmayacak bir bağ oluşur.Etrafindakiler buna sessiz kalmaz Doktoru tekrar kaçmaya zorladiklari gibi Leylaya yıllarca unutulmayacak eziyet yaparlar.Yillar sonra bir gazete haberinde Yusufu gören Leyla arkadaşının cesaretlendirmesi ile onun verdiği konferansa girer.Artik hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktır.Açıklanması gereken Sırlar sorulması gereken hesaplar vardır.Bazi şeyleri hazmetmek o kadar kolay değildir.Bir kadının düşmanı yine başka kadın olur.Ailesinin kırgınlığı,hapishanede geçen zorlu zamanlar,milletin gözünde düştüğü durum hep kalbine sığmayan her şeye rağmen vazgeçmediği #aşk yüzündendir.
Mehtap Soyuduru Çiçek adlı yazarın okuduğum ilk eseri bu kitabı oldu. Yazarın anlatımını çok beğendim.Bu kitap ilk wattpad platformunda sonra kitap olarak yayınlanmıştır.Okumadan önce biraz tereddüt ettim. Okudukça bu kitabına bağlandım hatta keşke daha erken okusaydım dedim.
Yazarın bu kitabındaki Yusuf ve Leyla'nın hikayesi çok güzeldi. İkisinin de yaşadığı zorluklar kolay değildi. Yusuf sonunu bilmediği bir yolcuydu. Leyla ise öğretmenlik mesleğini yerine getirmek öğrencilerine faydalı bir öğretmen olmak istiyordu. İkisinin de yolları doğu treninde kesişti ama bu kesişme bir süreliğine ayrılığa bıraktı. Leyla mesleğini yapacağı yerdeki köy halkının ne kadar kötü düşüncelerine sahip olduğunu bilmiyordu o zamanlar. Leyla sadece öğrencilerine umut olmak onları bilgilerle donatmayı ve onlar okusun istiyordu. Bir gece vakti yine karşılaştı onunla. Leyla onu terslemesine rağmen gerçekten çok yardıma ihtiyacı olduğunu görünce yardım etmeliyim sonra gider zaten diye düşünüyordu. Bir süre ikisi de ayrılmadan önce bir şeylerin farkına varacaklar. İkisi de ayrıldıkları zaman en büyük imtihanı Leyla yaşayacaktı. Ne olursa olsun Leyla yine de pes etmeyi düşünmedi. Leyla yaşadığı toplum baskısı yüzünden yaşadığı kötü şeyler ve hayal kırıklıklarına rağmen pes etmedi. Bu kitabında Yusuf çam ağacıydı. Leyla ise fedakar menekşeydi. Kitaptaki Leyla'nın yanında onun destekçisiydim. Leyla'nın yaşadığı olaylar benim içime işledi. Yazarının bu kitabını okumalısınız.
Kitabı okuyacaklara keyifli okumalar...
Leyla öğretmenin doktor yusuf’a “muhtar uyanınca sorsana onun acaba hayatında kavuşamadığı bir Leyla’sı mı varmış?o yüzden mi çıkarmış benden hıncını?”
Kitabın en kısa özeti niteliğinde
"Senin adın ne?"
Döndü: "Adım her istasyonda değişiyor. Sen en iyisi bana " Yolcu de." dedi ve gitti.
.
.
Merhabalar sevgili kitap dostlarım Siz menekşe ile çam ağacının hikayesini ve imkansız, zorluklarla örülü aşkını biliyor musunuz? Yolcu ve Leyla 'nın aşkı da tıpkı onların aşkı gibiydi... Zor, meşakkatli ama ölümüne bir aşk... #yolcu için hazırsanız başlıyoruz
.
.
Herşey Leyla Öğretmen 'in ilk görev yeri olan Kars'ın ücra bir köyüne gitmek için bindiği trende başlamıştı...Ailesinden ilk defa ayrılacak olmanın telaşı ile, mesleğe atacağı ilk adımın heyecanı sarmıştı minik yüreğini... Derken , ağzının üzerine kapanan bir elle ,neye uğradığını şaşırdı... O, bir kaçaktı... O, bir suçluydu...O , her istasyonda adı değişen bir YOLCU 'ydu... Soğuk ve karlı kış gecelerinde soba önünde anlatılan mor menekşe ve çam ağacı hikayesiydi... İlk çarpıntı, ilk yürek yangınıydı ... Sonrası mi ? Sonrası ve daha fazlası eserimizde der, hepinize şimdiden keyifli okumalar dilerim...Kitapla Kalın
Döndü: "Adım her istasyonda değişiyor. Sen en iyisi bana Yolcu de."
Merhabalar;
İlk görev yeri için doğu ekspresine binen Leyla öğretmen. Polisten kaçan bir adam Leyla öğretmenin bulunduğu kompartımana gelir. Ve kendisini saklaması için tehdit eder. Leyla öğretmenin gözünde her ne kadar katil gibi görünse de adamın sonrasında hayatında böylesine yer edinecegini düşünemezdi. Gorev yeri olan Sarıkaya köyünde tekrar karşılaşacagini ve başına nelerin geleceğini bilmiyordur. Leyla öğretmenin fedakarlığı ve aşkı, vazgeçilmesi imkansız bir sevdaya dönüşecektir.
Yazarın muhteşem bir romanı daha... Yalnız bu kitap daha bir duygusal ve acılar yüklü gibi geldi bana... Ben çok etkilendim Leyla öğretmenin yaşadıklarından...
Konusu ise; Bir köy öğretmeninin ve yolcunun hikayesi... Her şey bir doğu treninde başladı. Leyla trende yabancı bir yolcunun karşısında otururken aslında o yolcunun hayatının tam merkezinde yer alacağını ve hatta yolcunun yol arkadaşından ziyade aşığı olacağını ve onunla evleneceğini nereden bilebilirdi ki? Ve köy öğretmeni olan Leyla, daha da yaşayacağı olan felaket ve talihsizliklerden, aşağılanma duygusundan habersizdi. Leyla'nın bir kadın olarak yaşayacağı zorluklar yakınındaydı. Bu bahtsız köy öğretmeni çok zorlu bir sınava tabii tutulacaktı. Bir yandan Leyla'nın Yolcuya duyduğu aşkın ağır yükü, bir yandan köy halkının Leyla öğretmene yaşattığı acılar...
Kesinlikle ve kesinlikle okuyun arkadaşlar.....
Bazı kalemler vardır ki, bizi anlatır bizden biridir. Öyle üsten üsten söylemez hikayesini, içindedir hayatın ve yaşanmışı sunar bizlere. Mehtap Soyuduru Çiçek Yolcu ‘da bir kavuşmanın sancısını kaleme alırken, yitirilen umutları, ufukta görülen ışığı, pes etmeden hayata tutunmanın bir kadına yüklediği ağır yükü, bir menekşenin narinliğine saklamış. “Toplum baskısı” denilen güçlü düşmanı alt etmenin ne kadar da zor olduğunu (hele de kadın için ) anlatırken aşkın tılsımından güç almış yazarımız da. “Yolcu “ yola çıkanın elbette hedefe ulaşacağını, yeter ki engellere göğüs gerecek inanca sahip olmamızı işliyor zihinlerimize.
Güçlü alt metinli , akıcı dili , müthiş diyalogları , uzatmadan anlatacağına odaklanmış kurgusuyla Yolcu müthiş bir kitap.
Mehtap soyuduru çicek yazarın okuduğum ilk kitabı yolcu kitabı sevdim genç bir öğretmenin hayatını zamanın şartlarını doğuda gecen yaşam mücadelesini oradaki zihniyetle savaşı aşkla mücadelesi çokça dram entrika okuyacağınız bol bol aşk da var kitapta.
arkadaşlar ben bu kitabı çok beğendim ve
size tavsiye ediyorum sizde okuyun harika
bir kitap dostlar vallahi arkadaşlar hep kitabı biraz okuyorsunüz bırakıyorsunuz bir
kenara işte o şey bu kitaba yakışmaz sizde
okuyun :)))
Buruk bir köy öğretmeninin ve yolcunun hikayesi... Her şey bir doğu treninde başladı. Leyla trende yabancı bir yolcunun karşısında otururken aslında o yolcunun hayatının tam merkezinde yer alacağını ve hatta yolcunun yol arkadaşından ziyade aşığı olacağını ve onunla evleneceğini nereden bilebilirdi ki? Ve köy öğretmeni olan Leyla, daha da yaşayacağı olan felaket ve talihsizliklerden, aşağılanma duygusundan habersizdi. Leyla'nın bir kadın olarak yaşayacağı zorluklar yakınındaydı. Bu bahtsız köy öğretmeni çok zorlu bir sınava tabii tutulacaktı. Bir yandan Leyla'nın Yolcuya duyduğu aşkın ağır yükü, bir yandan köy halkının Leyla öğretmene yaşattığı acılar... Romanı okumaya başladığınızda kendinizi Leyla'nın yerine koyamadan okuyamayacaksınız bu kitabı. Romandaki işlenmiş olan olay örgüsü gerçek yaşanmışlıklardan alınmamış olsa bile siz yazarın ince ince işlemiş olduğu karakterleri benimseyecek ve tamamen hayal ürünü olan olay örgüsünün etkisi altında kalıp Leyla'ya üzüleceksiniz... Bu roman sadece bir köy öğretmeninin aşk acısını, öğretmenlikte karşılaştığı zorlukları anlatmıyor. Eski bir dönemde kadın olmanın zorluklarını en ince ayrıntısıyla anlatıyor. Eski dönem yaşantısı hakkında romanlaşmış kitapları okumayı seviyorsanız bu romanı kesinlikle okumalısınız...(A.)