Günlerdir sosyal medyada ünlü bir markanın yeni reklam yüzü Armine konuşuluyor. Hayır fazladan üçüncü bir gözü ya da üçüncü bir kolu olduğu için değil, ekranların insanlara dayatmış olduğu barbie
Çok güzel olmasa da zaman geçirmek için okunabilir. Zarife’nin hayatının seçimleriyle nasıl değiştiğini okumak isteyenler bir göz atabilirler. Dili gayet akıcı ve anlaşılır.
Hep ciddiye alırmış gibi yaptılar. Öyle göründüler. Ne annem babam ne patronum ne arkadaşlarım ne de sevgililerim... Kimse beni can kulağıyla dinlemedi... Dinlemek istemedi...
Zarife'nin ince çizgilerle ayrılmış yaşamına yakından bakmamızı sağlarken düşündüren ve eleştiren bir kitap oldu benim için. Günümüzde artarak devam eden zengin olma çabası ve bu çaba uğruna yapılanları başka bir gözle önümüze getiriyor. Bir kadının gözünden bu çabaya tanık olacaksınız.
Bir solukta okuduğum bir kitap oldu. Tavsiye ederim.
İnsanın hayattaki seçimleri dramı oluşturmaya yeterli midir? Kader değiştirilebilir midir yoksa kendimiz mi yazarız kaderimizi?
Nerden elime geçtiğini unuttuğum,dün akşam elime geçince bi bakayım deyip açtım kapağını ve uyumadan geri kapatıp uyudum..
Zarife bir toplumsal çöküşün,umutların,daha iyisini hakettiğini düşünüp hırslanan bir kızın romanı olsa da aslında bir yüzleşme ve topluma tutulan ayna görevi görmüş..toplumda oluşan değerlerin aslında değersizliğin daniskası olduğunun en yalın ve en net anlatımı..
Zarife kendini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren ve öz eleştiriyi en dibine kadar yapan ve yaşadığı hayatın bütün ayrıntılarını aklımıza kazıyan cesur ve açık yürekli bir kadın..
Zarife yükselmek ve daha iyi yaşamak uğruna kendine ihanet eden,nasıl yozlaştığımızı bize anlatan,görüp görmemezlikten geldiğimiz herşeyi gözümüze sokabilen,kendi kendini harcamış yüzlerce,binlerce genç kızdan sadece biri..
ZarifeDeniz Kavukçuoğlu · Can Yayınları · 2008128 okunma
Sana sıcak bir yuva sunabileceğimi düşünmüştüm... El ele, omuz omuza verip mutlu bir yaşam kurabilirdik kendimize... Gösterişsiz, yalın ama sağlam bir yaşam... Ama anlıyorum ki benim sahip olmak istediğim bu yaşamın çok uzağındasın artık sen... Benim erişemeyeceği, erişmek istemeyeceğim kadar uzağındasın...
.
Kendimi Ufuk'un yerine koydum, tepkim ne olurdu diye düşündüm, sanırım bu kadar güzel cümleler çıkmazdı ağzımdan. Yazar konuyu çok gerçekçi bir şekilde ele almış. Çok akıcıydı, bir solukta okudum . Tavsiye ediyorum... Deniz KavukçuoğluZarife
Bir kadının karşınızda oturup, geldiği noktaya nasıl ulaştığını açık sözlülükle ve yalın bir dille anlatması ve özellikle susmanız soru sormamanız yerlerde ki aklınıza sorular sormak geliyor, ağzınıza lafı yapıştırarak istediği minvalde konuşmasına devam etmesi, en güzeli de sonunda onunla yemek yemeğe çok ama çok fazla gönüllü olmanız...
ZarifeDeniz Kavukçuoğlu · Can Yayınları · 2008128 okunma
Zarife; ruhunu, onurunu, bedenini hayatında ki tek düzelikten çıkmak için satan, para ve nüfus elde etmek isteyen, elde ettiğinde de pek de ışıltılı, mutlu, harika bir hayatın olmadığını anlayan birisidir. Roman sizi asla sıkmayacak be bir çırpıda okuyacaksınız. Günümüz de ki çoğu hayat hikayesinin özeti, bir çığlığı olmuş anlayabilene. Hoş okunası bir kitap.
ZarifeDeniz Kavukçuoğlu · Can Yayınları · 2008128 okunma
Zarife, ailesinin yoksulluğundan kaçıp parlak bir hayatın peşine düşen bir kadının öyküsünü anlatıyor. Gecekondu mahallesinde başlayıp, lüks bir hayata evrilen bir öykü.
Daha iyi bir hayat yaşamak isteyen Zarife tabiiki bu hayallere ulaştığında yozlaşmaya başlıyor.
Tek bir kadının öyküsü gibi görünse de aslında birçok kadının ortak kaderini yansıtıyor. Kadın olmanın zorluklarıyla yüzleştiren bir kitap.
10 yıl aradan sonra tekrar okuma fırsatı buldum ve sanki ilk kez okur gibi yine etkilendim. Yazarın akıcı bir tarzı var. Bir solukta okunuyor. Tavsiye edebilirim.
Yazarın anlatım dili son derece canlı. Çok akıcı ve gerçekçi. Öyle bir gerçekçilik ki zarifenin anlattıklarındaki vahşi arzuyu hissedebiliyorsunuz. Bütünüyle bir insan yaşamını duygusallıktan uzak müthiş bir çarpıcılıkla dike getirmiş.
ZarifeDeniz Kavukçuoğlu · Can Yayınları · 2008128 okunma
Zarife adına orospuluk denen şeyin kendi seçimleri olduğunu ve bunu şaşaalı, parlak, ışıltılı günler görmek istediği için bile isteye seçtiğini söylüyor ama söylediği bir şey daha var. Sadece kadına mı denir orospu. Erkeğin de yok mudur bu sıfatı taşıyanı. Hatta bırakın sadece erkeği genel anlanda insanların herhangi bir çıkar için olsun, bir başkasını kırmak ve kandırmak adıyla olsun, göründüğü ile gizlediği yüzü farklı olanlar olsun... Bunlar da bi bakıma değil midir orospu.
Ahlak, bize sunulanlar karşısında dünyaya geldiğimiz biçimde, ekonomik, dinsel, siyasal çizginin dışına çıkmamayı öğütler. Aynı ahlak size çalışan ile bize çalışan arasında fark da güder. Zenginin yaptığına kaçamak, fakirin yaptığına orospuluk der.
Zarife yaşadığı şeylerin istediği hayatı sağlayana kadar kötü şeyler olduğunu kabul ediyor ama diyor ki; ya tüm hayallerimden vazgeçip televizyonun ve gazetelerin yazıp söylediği bir hayatı uzaktan seyredecek ya da onların yaşadığı hayatı, taşıdığım hayalleri gerçekleştirecektim. Zarife ikinci yolu seçer. Bu yol dışarıdan bakıldığında iğrenilecek bir hayat, aforoz edilesi bir yaşamdır ama Zarife'nin kavuşmak istediği rahatlıktır da.
ZarifeDeniz Kavukçuoğlu · Can Yayınları · 2008128 okunma
Kendi dilinden...
"İstanbul-Cihangir doğumluyum; 12 yaşına kadar Cihangir'de, 12-20 yaşları arasında Moda'da yaşadım. 1963 yılında yüksek öğrenim yapmak üzere Almanya'ya gittim. Tübingen Üniversite'sinde Prof. Ernst Bloch'un kürsüsünde 2 yıl felsefe derslerine devam ettim. Daha sonra Heidelberg Üniversitesi'nde 2 yıl sosyoloji, Avrupa İşçi Hareketleri Tarihi okudum, Marksizm'in temel metinleri seminerlerine katıldım. Yüksek öğrenimimi Erlangen-Nürnberg Üniversitesi ekonomi bölümünde tamamladım. 1970-1992 yılları arasında AEG, Dr. Oetker-Deutscher Ring, BMC gibi firmalarda yönetici olarak görev yaptım. Bu süre içinde, 1986-1989 yılları arasında Hamburg'da öğretim görevlisi olarak çalıştım. 12 Mart 1971 Askeri Darbesi'nden sonra yurttaşlıktan çıkarıldım, Türkiye'ye ancak 22 yıl sonra, 1992 sonunda döndüm. 1993 başından beri TÜYAP'da Kitap/Kültür Fuarları Genel Koordinatörü olarak görev yapıyorum; 1996 yılndan bu yana da Cumhuriyet gazetesinde köşe yazarıyım. Yayımlanmış 13 kitabım var. Moda'da yaşıyorum."