"Sanırım bütün çocuklar anne babalarını mükemmel mutlu insanlar, duygu ve düşüncelerden, sorun ve ihtiyaçlardan yoksun bir tür insan altı yaşam formu olarak düşünürler."
Hafızana güvenemiyorsan, kim masum kalır? Chloe, bir tıbbi psikolog, danışanlarına yardımcı olarak destek sağlıyor. Yakın zamanda sevdiği adamla evlenecek olmanın heyecanı ve hazırlık telaşı var. Ama onun içini kemiren, korkutan ve endişeye kapılmasına neden olan sebep bu değil. Geçmişinde, çocukluk yıllarına ait sarsıcı bir travması var. Henüz on iki yaşındayken altı genç kızın kaybolması ve babasının bu cinayetleri itiraf etmesiyle ömür boyu hapse mahkûm olması üstesinden gelemeyeceği bir şok, travma. Kendisine yeni bir hayat, yeni bir iş ve yakın zamanda kuracağı aile ile her şeyi aşmış ve yoluna devam ediyor gibi görünse de aklının bir köşesinde hep bu travma var. Üstelik yirmi yıl sonra tarih tekerrür ediyor, iki genç kızın kaybolması ve olayın benzerliği Chloe'i korkutuyor. Her şey o zamanki haline dönmüş olabilir mi?
Babasının hapiste olduğu gerçeği, bir taklitçi şüphesini ortaya koyuyor. Ya da tüm bilinenin bir yanılsama, hata olduğu. Peki bu olaylar birbiriyle bağlantılı mı? Chloe, gerçek ile algı arasında ince çizgi de kaybolurken güven duygusunu kaybediyor. Bunca olayın ardından kime güvenebilir? Yazar, son sayfasına kadar katil ve olay örgüsü üzerine çelişkiye düşürdü Hele sonradan açıklanan geçmişe dönük bir olay vardı ki hiç aklıma gelmezdi, bağlanma biçimi hayranlık uyandırdı. Birçok satırı işaretledim. Aile sırları ve karanlık bağlar üzerine ilmek ilmek işlenen, temposu düşmeden gerilimi tırmanan, soluksuz okuyacağınız bir psikolojik gerilim Karanlıktaki Kıvılcım, canıgönülden tavsiyemdir.
Karanlıktaki KıvılcımStacy Willingham · Altın KitaplarMurat Karlıdağ · 2026193 okunma
Hayat restart atmıyor, sadece seni daha zor bir level’a atıyor. Seni Seviyorum Uçur Beni; şiddet, yoksulluk ve politik gerilimle çevrili bir dünyada gençlerin hayatta kalma mücadelesini ve kader ile tesadüf arasındaki ince çizgiyi sorguluyor. Sefa Kaya, İzzet Can ve Beyza... Üç gencinde hayatında travmalar yaratacak acılar, dramlar ve sıkıntılar. Bu üç karakter, aynı şehirde, İstanbul’un sert ve kaotik ortamında yaşayan, birbirine temas ederek savrulan hayatlara sahip. Sefa, inşaat depolarında işçi olarak çalışan ve borçları yüzünden öldüren inşaat işçisi bir babanın oğlu. İzzet Can, nefret ettiği annesiyle aynı adı taşıyan bir eğlence mekanında komi olarak çalışan, aynı zamanda uzaktan bilgisayar mühendisliği almış ama maddi sıkıntılar gereği eğitimini yarım bırakmış bir genç. Beyza Nur, edebiyat fakültesi dramaturji bölümünde okuyan, kasiyer olarak çalıştığı marketten ve yurttan atılan bir genç kız.
Birbirinden bağımsız başlayan hikâyeleri vapurda gerçekleşen bombalı saldırı ile kesişiyor. Günümüz Türkiye’sinin karanlık ve sıkışmış atmosferinde geçen, gençlik, kader ve hayatta kalma temalarına vurgu yapan eser alışılmışın dışında bir işleyiş ve tekniğe sahip. Level, start gibi oyun kavramları ile bölüm geçişleri sağlanırken okurunda bu oyunun içinde olduğu hissiyatını veriyor. Sisteme eleştirileri ve gündelik hayattan insanların içinde sıkışığ kaldığı zorlukları aktarması hoşuma gitti. Yazarın okuduğum diğer üç eserinden apayrı bir roman Seni Seviyorum Uçur Beni, bu yönden beni hayli şaşırttı Bu türde okumayı sevenlere tavsiyemdir.