Arkana bakma dostum. Asla arkana bakma. Sonradan fikir yürütmeden, suçluluğa kapılmadan, duraksamadan ilerle. Hayatın önünde uzamaktadır, arkanda değil. Yaptığın şeyi yapmışsındır. Bunu değiştiremezsin; fakat ilerleyebilirsin.
- Bak, Julia dedi Pedro, kaçmamıza karşı değilim; dahası buna çok sevindim. Ama düşün bir kez! Kaçtıktan sonra nereye gideriz, ne yaparız?
-Bu daha sonra düşünülür!
- Hayır, bu daha sonra düşünülmez, hayır! Bunu şimdi düşünmek gerek. Ben, şimdi bugünlerde ve bir süre seni geçindiremem. Bizimkilerin bizi eve bile almayacaklarını biliyorum ve senin babana gelince!.. Kısacası, söyle bana, kaçtıktan sonra ne yapacağız?
- Ne yoksa vaz mı geçeceksin?
-Ne yapalım peki?
-Cesaretin yok mu yoksa?
- Ne yapalım yani, söyler misin?
-Öyleyse… intihar edelim!
- Sen delisin Julia.
- Deli, evet; umutsuzluk delisiyim, beni satmak isteyen bu babadan tiksinen ve korkan deli… Ve eğer sen de deli olsaydın, aşkından deli olsaydın benimle intihar ederdin.
- Ama Julia söyle, seninle birlikte intihar etmek için aşktan çıldırmamı mı istiyorsun? Sen ise bana olan aşkından değil de, ev ortamından, babana duyduğun tiksintiden dolayı intihar edeceğini söylüyorsun. Aynı şey değil!
Ve her insan, içinde temel yedi erdemi ve karşıtı yedi erdemsizliği taşır: Kendini beğenmiştir ve alçakgönüllüdür, obur ve kanaatkardır, kösnül ve edeplidir, kıskanç ve iyilikseverdir, cimri ve eli açıktır, tembel ve çalışkandır, öfkeli ve acı çekendir. Ve kendisinden diktatör de köle de, katil de aziz de, Kabil de Habil de yaratır.