Kitap 2058 yılında geçiyor, her şey ağ üstünden ve okurken size sık sık "Hadi canım" dedirtiyor. Bu bağlamda oldukça akıcı bir okuma yapmış oluyorsunuz. Ayrıca öyle bir sonu var ki, şok üstüne şok yaşatıyor. Hayatımda okuduğum en ilginç roman diyebilirim.
Eğer bilimkurgu seviyorsanız, özellikle black mirror tarzı konulardan hoşlanıyorsanız bu kitaptan keyif alırsınız.
Belirtmeden geçemeyeceğim, kitapların görünmez kahramanları olarak gördüğüm çevirmenler... Muazzam bir çeviri olmuş.
Irina'ya Göre ŞeffaflıkBenjamin Fogel · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2023130 okunma
Oğuz Atay üzerine bu kadar kapsamlı bir çalışma ancak övülebilir sanırım. Oğuz Atay'ın her biri birer hazine niteliğinde olan kitaplarını ona yazdıran karakterin, ruh halinin oluşum koşullarını adım adım izleyebilmek ilginç ve aydınlatıcı bir deneyimdi. Beni acı acı gülümseten yerleri oldu kitabın. "Beni hemen anlamalısın, çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum." diyen Oğuz Atay'ın o çok düşkün olduğu ironilerden birine uğrayarak yaşarken anlaşılamamış olması buruk bir tat bırakıyor insanın ağzında. Başarılı bir biyografik çalışma olduğunu düşünüyorum.
Ben Buradayım...Yıldız Ecevit · İletişim Yayınları · 2017328 okunma
Öncelikle Oğuz Atay hayranlığımı bilip bana bu güzel kitabı hediye eden en değerlime teşekkür ederim.
Sevgilinin en güzeli size kendisi kadar olmasa da güzel bir kitap hediye edenidir.
Oğuz Atay külliyatını iki defa okumak gerekir bana kalırsa. Oğuzsevercilerden biri olarak kitaplarının hespini okudum ardı ardına. Ve şimdi bu kitaptan sonra ikinci defa da okumaya hazır hissediyorum kendimi.
Yıldız Ecevit öyle zor bir öyle güzel bir eser ortaya çıkarmış ki. Bir nevi Oğuz Atay'ı ve eserlerini anlama kitabı. Yazar Oğuz Atay'ın hayatıyla başladığı kitaba eserleri, ölümü ve sonrası ile devam ediyor. "Hayatımı yazsam roman olur" derler ya, ne kadar bayağı bir söz gelir bu bir edebiyat severe. Bu kitabı okuduktan sonra yazılacaksa hayat romanları böyle yazılmalı düşüncesindeyim artık.
Kendisi de bir tutunamayan olan Oğuz Atay'ın romanlarındaki biyografik öğeleri gördükçe bu sözün aslında o kadar da bayağı olmadığı kanaatine vardım.
Yıldız Ecevit Oğuz Atay'ın kitaplarından yaptığı alıntılarla Oğuz Atay'ı o kadar güzel anlatmış ki hayran kalmamak elde değil. Oğuz Atay'ın da hayatından yaptığı alıntılarla kurmaca eserlerini nasıl oluşturduğunu gördükçe Oğuz Ataya da hayran kalmamak elde değil.
Her kitabın yazılış sürecini, zamanında Oğuz Atay'ın eserlerine yapılan eleştirileri, "ben buradayım siz neredesiniz" dediği okurla neden bir türlü bağ kuramadığını ve ölümünden sonra nasıl bu kadar popüler bir yazar haline geldiğini çok güzel bir dille aktarmış.
Tutunamamanlar eserinde Oğuz Atay kitaplara yaklaşımımızı "Bizdeki kitapların çoğu iri harflerle basılıyor Olric. Kültür seviyemizi gösteriyor bu iri harfler. Okumayı yeni öğrenen bir millet olduğumuz için iri harfleri tercih ediyoruz. Daha harfleri yeni söktüğümüz için, onları satırlar arasında kaybetmekten korkuyoruz. Az
Ben Buradayım...Yıldız Ecevit · İletişim Yayınları · 2017328 okunma