Çora Batır

Çora Batır
@kitap_melikesi
Uçlarda uçan kuş dahi haber taşır. Köse Kadı - Bahaeddin Özkişi
Öğretmen
Cumhuriyet Üniversitesi
169 okur puanı
Mayıs 2022 tarihinde katıldı
Ömer Seyfettin
Puan vermedi
Ömer Seyfettin Biyografisi (Roman)... Bu roman, Ömer Seyfettin’in kısa ömrünün uzun hikâyesidir. Onun hikâyesi bir mart sabahı Gönen’de başladı. Haydarpaşa Hastanesi’nin deniz gören küçük ve soğuk odasında ömrünü tamamlandığında, yine bir mart sabahıydı. Otuz altı yıllık bu hikâye; büyük savaşlar, esaret, acılar, geçim sıkıntıları ve yalnızlıklarla doluydu. O, koskoca bir imparatorluğun çöküşünün, genç cumhuriyetin doğuşunun tanığıydı. Etrafında olup bitenlere duyarlı bir aydın ve büyük eserini arayan sanatçıydı. Türklük ülküsüyle yoğrulmuş bir dava adamıydı Ömer Seyfettin. Selanik’te Genç Kalemler dergisinde yayımlanan “Yeni Lisan” makalesiyle millî dile dönüşü başlatarak Türkçenin Kristof Kolomb’u oldu. Gökalp’ın ‘Yeni Hayat’ felsefesine inandı. Millî dil ile millî edebiyatın, millî edebiyatla milletin doğuşunu hazırladı. Yazdıklarıyla Türk milletini eleştirdi, uyardı, besledi, en önemlisi ışığı çağlar ötesine uzanan bir ufuk oldu. Muzipti. Dostlarına ‘cancağızım’ derdi. Ata binmeyi, mızıka çalmayı, kitap arasında çiçek kurutmayı severdi. Kapalı havalardan hoşlanmazdı. Köpeği Koton’u yanından hiç ayırmazdı. Güreşe, jimnastiğe düşkündü. Hırs yüzünden kavgaları, dövüşleri oldu. Sevdaya tutuldu. Okumayı ve yazmayı severdi. Atina’da esaret günlerinde, Yunan komutandan tek isteği bir daktiloydu. En büyük hayali ‘büyük eserini yazmak’tı. Bunun için kalabalıklardan uzak durdu, sakin ve düzenli bir hayatı özledi. İstanbul’u sevmedi ve Anadolu’da bir yere yerleşmeyi düşledi. Evliliği bile büyük eserine ulaşma yolunda atılmış bir adımdı. Calibe’yle evlilik ona büyük eserini yazdırmadı, ama Fahire Güner’i getirdi. İçgüveysi olarak gittiği konak ruhuna kasvet verdi, on yedi odasına rağmen yazamadı. Kısa süren fırtınalı evliliği boşanmayla sonlandı. Hayatının son yıllarında
Biyografi
Ben Gönen'de DoğdumSalim Nizam · Ötüken Neşriyat · 202224 okunma
Reklam
Bu bizim hikayemiz. Hepimizin hikayesi..
9/10
Ben, Allah şahit Ali Ağa’dan dinlerim bunları. Varmış Ali Ağa. Selamı çökertmiş. “Hâl-i keyfiyetim şöyle şöyle,” demiş. “Verdiğin buğdaya karşı yarı ortakçım ol,” demiş, “Evim, eviniz sayılır. Bağımız, bahçemiz bol. Yazın da gelir, köyde kalırsınız. Hem bir köy havası alır, hemi de hakkını- zı alıp dönersiniz…” demiş. Baban rahmetlik senetsiz se- petsiz buğday alması için para vermiş. Ali Ağa şöyle derdi bana: “Adamın verdiği paranın bir bölüğüne buğday aldım. Bir bölüğünü de bitmez tükenmez borcuma, alacaklılara dağıttım. Yarı tohumdan böyük ekin oldu. Tümünü ektim demekten gayri bir çarem yoktu. Öylece ekin bölüşümüne oturduk. Yıllar sonu icik bitim kanlanınca açtım başlangıç- ta olanları. Buğday hakkını verdim. Helallaştık.” Odada oturanlardan kaşları çatılanlar oldu bu sözler üzerine. Biri: — Kırpık Emmi, dedi, sen bu köyün tekmil memuru musun? Bir ölünün ardından hayır ile açılacak söz varken, neden ve niçün lafı iftiraya saptırırsın?
Yokluk nedir? Okumak ile bilinmez.!
Dik BayırAbbas Sayar · Ötüken Neşriyat · 2019104 okunma
Ne bilmiyorum?
Puan vermedi
Merhaba çocuklar gençler ve henüz muhtasar dahi olsa ilm-i halinden hallice olan müptezeller. Mevzunun kahramanı anaokulu ilk okul ve nispeten orta dereceli okullarda eğitim öğretim gören öğrenciler için hazırlanmış İLMİHALİM kitabı. Kitap muhtasar anlamada Hanefi mezhebine göre temel manada bilmemiz icap eden konuları resimler şemalar gibi görseller ile destekleyerek hazırlanmış emek yoğun bir eser. Çocuk veya yetişkin fark etmez her evde olması gereken bir eser. Okuyun okutun anlatın. En az dört işlem kadar zaruri bilgilerden beri olmayalım.. Esenlikle kalınız ürününüz bol kazancınız bereketli olsun
Ehli Sünnet
İlmihalimKolektif · Fazilet Çocuk · 202230 okunma
APTALLIĞIN TEORİSİ
Puan vermedi·100 syf.··
2023 3. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2023 16:33
Almanya ikinci dünya savaşı sürecinde tarihinin en karanlık döneminden geçiyordu. Masum insanların dükkanları taşlanıyor, kadınlar ve çocuklar zalimce sokak ortasında aşağılanıyordu vb. Genç bir teolog ; Dietrich BONHOEFFER bu zalimliğe itiraz etti ve bu sebeple hapse atıldı. Hapisteyken bu konu üzerine uzun uzun düşündü. Sayısız filozof, şair, fikir adamı ve bilim adamı çıkaran bu kültür nasıl olur da “organize kötülüğün, zalimliğin, korkaklığın, cehaletin ve suçun merkezi” haline gelmişti? Bonhoeffer "sorunun kökeninde kötülük değil aptallık yatıyor" dedi. Hapisteyken yazdığı mektuplarda “Aptallığın yarattığı kötülüğün diğer tüm kötülüklerden daha tehlikeli olduğunun” farkına vardı. Kötülüğü protesto edebilirdiniz, karşı argümanlarla kötülükle mücadele etmeniz mümkündü. Fakat “organize olmuş ahmaklar sürüsüne karşı” yapabileceğiniz hiçbir şey yoktu. Ne protestolar ne zorlama onlara etki etmiyordu. Mantıklı gerekçeler sunduğunuzda da, önce reddediyorlar, reddedemeyecek hale geldiklerinde ise gerçeği önemsizleştiriyorlardı. Aptal insanlar hallerinden memnundur ve saldırıya da hazır haldedirler. Saldırıya geçtiklerinde kötü insanlardan çok daha tehlikeli olurlar... “Bonhoeffer” aptallıkla mücadele edebilmek için önce onun doğasını anlamaya çalıştı: Aptallık bir zekâ problemi değil ahlaki bir problemdi. Entellektuel birikimi olduğu halde aptal olan insanlar vardı. İlk etapta “aptallığın” doğuştan gelen bir maraz olduğu düşünülür, fakat bu da yanlıştı. İnsanlar belli şartlar altında aptallaşıyorlardı, daha doğrusu, başkalarının kendilerini aptallaştırmasına izin veriyorlardı. Yalnız insanlarda bu maraz daha az görülüyordu. Buradan yola çıkarak “Aptallığın” psikolojik değil sosyolojik bir sorun olduğu sonucuna vardı. Güçlerin birisinde toplanması arzusu politik ve
Siyasi Coğrafya
Atlas - Özel Sayı (01/2023)Atlas Dergisi · Doğan Burda Dergi · 202313 okunma
Matematiklileştirebildiklerimizden misiniz?
Puan vermedi
Hayırlı Akşamlar muhteremler muhteremeler ; Öncelikle kitabı önerim okumamı sağlayan Selim Hocama sonsuz teşekkürlerimi sunayım. Keşke tembellik etmeyip depremden evvel okusaydım çok daha fazla zevk alırdım eminim :) Kitap neyi anlatıyor matematik ile arası açık olan bir müptezel öğrencimiz hepimizin ettiği duayı kabul ve makbul buluyor.. Sihirli kalem hızlı hızlı çözüyor insan okununca ahh diyor keşke üniversite imtihanında aleste kpss de bu kalem elimde olsa idi Kitap çocuk kitabı lakin yetişkinler de gayet tabii okumalı ağır eserler arasında nefes almak için kullanmalıdır.. Sağlıcakla ve Sağ kalın efendim Ürününüz bol kazancınız bereketli gayba dua edeniniz bol olsun..
‘Vefa’
Kraliçeyi KurtarmakVladimir Tumanov · Günışığı Kitaplığı · 20246,1bin okunma
Reklam