Tarık Buğra'nın okuduğum ilk kitabı. Üslubuna hayran kaldım, kesinlikle okuduğum tek kitabı olmayacak. Diğer kitaplarını okuma hevesiyle doldu içim. Bir an Dede Korkut Hikayeleri'ni okuyorum sandım, öyle destansı öyle hikayemsi. Kitabı sadece okutmuyor; düşündürüyor, hissettiriyor. Tadı damağımda kaldı tekrar tekrar okumak istiyorum.
Kitabı beğenmek ne kelime, tam anlamıyla hayran kaldım. Hayatı ve aşkı hissetmek isteyenlere masalsı bir dünyanın kapılarını açıyor. Beklemeyin, bir an önce içeri girin.
Masallardan fırlamış, ani gelişen olaylar silsilesinden oluşan olağanüstü bir roman. Bir olaydan bin olaya kadar sürüp giden, dur durağı olmayan cümlelerden oluşuyor. Cümleler birbiri ardınca ve hep kısa kısa kurulu. İçinde türkü, mani, halk hikayesi barındırıyor. Bu motifler olaylara kısa bir mola verdirip dinginleşmemizi sağlıyor. Adından da anlaşılacağı üzere " Sevgili Arsız Ölüm " okurken sizi yoruyor. Bir maratondaymış hissine kapılıyorsunuz.
İyi şanslar... :)
Yazarın okuduğum ilk kitabı olan " Bizim Diyar " içi önce mutluluk, huzur ve sevinç dolu ardından da yavaş yavaş hüzünle dolup taşan bir romandır. Balkanlar' ın adetleri, gelenek görenekleri, yaşayış biçimi içinize bin bir tohum eker. Tohumları özenle büyütürken birden ve zamanla artan kuraklık sizi yakalar. Balkanlar' ı savaş, yıkım, zulüm ve göç sarmıştır. Ektiğiniz tohumların göz göre göre can verişini seyretmek zorunda kalırsınız. Sonrası zaten buruk bir yaşayış, ağır bir hüzünden ibarettir. Tohumlarınız tek tek ölür ve siz çaresiz bir şekilde yaşamaya devam etmek zorunda kalırsınız. İşte bu romanda tam olarak bundan bahsedilir. Ne günler ne sevdalar ne kavuşmalar yarım kaldı onu anlatır. Geçmişimizdeki yarayı, içimizdeki umudu anlatır...
~ Umutlu okumalar dilerim.