Kitabın Yorumu
“Semerkant”; bir çok prestijli edebiyat ödülü sahibi, eserlerinde Akdeniz kültürünü inceleyen Lübnanlı gazeteci, yazar Amin Maalouf’un (1949 Lübnan doğumlu, 1976’dan bu yana Paris’te), “Ömer Hayyam’ın yaşadığı zamanı, kültürü ve coğrafyayı anlattığı” ünlü romanıdır.
Romanın üç kelimeyle özeti; “Hayyam, Entrika, Doğu”, üç kelimeyle yorumu ise; “Ustaca, Oryantalist, Karmaşık.”
Roman, tarihin iki farklı zaman diliminde dolaşarak, “Ömer Hayyam’ı ve Rubaileri'nin hikâyesini” konu edinir.
Kitap; büyük bölümünde, 12. yüzyılda Semerkant civarında yaşananları (savaşlar, entrikalar, güç mücadelesi, toplum hayatı) Ömer Hayyam’ın gözüyle anlatırken, üçte birlik kısmında aynı coğrafyaya (İran’a) bundan 700 yıl sonra yapılan bir seyahati konu edinir. Bu seyahat; Ömer Hayyam’ın ünlü “Rubailer” adlı eserinin izini süren bir Amerikan vatandaşının (Bünyamin O.Lassage), 1912’de Titanic’in batışıyla son bulan İran serüvenidir.
Roman, birbirinden anlam kopukluğu hissedilmeyen dörder – beşer sayfalık 48 bölümden oluşmaktadır. Anlatılanlar tarihi olaylardır.
Kitap; sarayda ve hayatın her alanında hüküm süren entrikaları, bozkırın sert kurallarını ve insanların bu hayata uyum sağlama gayretlerini detaylı tasvir etmektedir. Dönemin geri kalmışlığı ve bilimden uzaklığı vurgulanarak, bu olumsuzlukların karanlığında gökte parlayan tek yıldız olarak, Ömer Hayyam parlatılmıştır.
Kitabın 12. yüzyıldaki olay örgüsüne tarihi kişilikler de dâhil edilmiş ve Ömer Hayyam, Hasan Sabbah, Nizamülmülk, Melikşah, Alparslan romanda buluşturulmuş, yine Alamut Kalesi gibi figürler detaylı anlatılmış, Semerkant şehir yaşantısının ve çöl hayatının tasvirlerine de yer verilmiştir.
Kitapta bazen roman kurgusunun dışına çıkılarak, bir olayı vakanüvislerin nasıl kaydettikleri bilgisine