instagram.com/sanatdolusu
.
⭐ Sun Zi MÖ 6. Yüzyılın ortalarında doğduğu düşünülen Çinli bir komutandır. Kazandığı savaşlar sayesinde ünü gün geçtikçe yayılır.
⭐ Kitapta Sun Zi'nin savaş taktikleri yer alıyor. Her koşulda ve şartta savaşı kazanmak için öngördüğü şeyleri bir bir açıklamış bu 40 sayfalık kitapta.
⭐ Belki günümüzde savaşlar bu şekilde yapılmıyor ama kitapta yazılanlar bana göre sadece savaşta değil günlük yaşantıda da işe yarar cinsten şeyler. Sizi daha fazla yormadan alıntılara geçeyim.
⭐ "İyi bir savaşcı yenilgiye uğratılamayacağı koşulları yaratabilir, ama düşmanı yenilgiye uğratabilecek koşulları yaratamaz."
⭐ "İnsanca ama disiplinle yönetmek kesin başarı demektir."
⭐ "Düşmanını ve kendini tanı ve tehlikesiz bir zafer kazan, göğü ve yeri tanı ve her savaştan zaferle çık."
⭐ "Başta bir bakire gibi ol ve düşman kapısını sana açsın, sonra bir tavşan gibi hızla hareket et, düşman karşılık vermekte geç kalsın."
⭐ Dilimize ilk kez Çinceden direkt olarak çevrilen bu baskı için İş Bankası Kültür Yayınları'na teşekkür ederiz.
instagram.com/sanatdolusu
.
⭐ Yazsalar roman olur denilen hayat hikayeleri vardır ya; işte bu kitap hayatı zorluklarla, acılarla, ihanetlerle geçen Arsine'nin hayatının roman olmuş hali.
⭐ Yeni yazdığı romanının yorgunluğunu atmak için Samsun'un Kavak ilçesine gelen Ali Bey orada 107 yaşındaki Arsine nineyle tanışıyor ve böylelikle Arsine'nin hikayesini tüm Türkiye'ye ulaştırarak aldığı elçilik görevini layıkıyla yerine getiriyor.
⭐ Türkler ve Ermeniler yıllarca Çatlıca köyünde dostça yaşıyorlar. Ancak iki tarafında gelenekleri gereği birbirlerine kız alıp vermiyorlar. Ta ki İbrahim ve Sonya'nın aşkına kadar
⭐ Ermeniler, hükümetten gelen zorunlu göç emri ile vagonlara yüklenip yeni adreslerine doğru yola çıkıyor. İşte Arsine tam da bu sırada dünyaya gözlerini açıyor. Babası Türk olduğu için köyde kalmasına izin veriliyor.
⭐ "Ermeni kızı" Arsine'nin Ayşe nine olma hikayesinin anlatıldığı bu kitap geçmişte, günümüzde ve gelecekte yaşanılan ve yaşanılacak kutuplaşmaya karşı insanın kendi içinde bir sorgulama yapmasına sebep veriyor.
⭐ Ali bey iyi ki bu hikayeyi dinleyip bizlere bu kadar güzel bir şekilde aktarmış diyorum. Tarihin o dönemine ayna tutan bu kitap herkesin kütüphanesinde bulundurması gereken güzide bir eser.
instagram.com/sanatdolusu
.
⭐ Ankara kitap fuarında yaklaşık olarak 1 saat sıra bekleyerek imzalatmıştım bu kitabı. Okumak 2 sene sonraya kısmet oldu. Keşke daha önce okusaydım diyorum şuan.
⭐ Kitabın içinde çoğunlukla 1 sayfalık bazen 2,3 sayfalık anı ve denemeler yer alıyor. Ali Lidar'ın hayatında iz bırakmış herşey ise konuları oluşturuyor. Bu iz bırakan şeyler çoğunlukla Eşkişehirdeki üniversite yıllarına denk gelmiş, veya bize bu kısımları aktarmış. Eşkişehir'e gidip öğrencilerle iç içe olmuş herkes bilir; bambaşka bir atmosferi vardır şehrin o yönünün.
⭐ Anıların üstünde genellikle kara bulutların gezindiğini hissedebilirsiniz. Bu kara bulutların sizi karamsarlığa sürükleyeceğini sanmayın sakın. Bende tam tersi bir etki yarattı.
⭐ Anılar o kadar içten yazılmış ki; rakı masasında Ali Bey'le karşılıklı sohbet ediyormuş gibi okudum tüm kitabı. O içinden geçenleri anlattı bana, ben de tek kelime etmeden dinledim onu.
⭐ Bu kitap hakkında daha fazla yazmak isterdim ama içinde barındırdığı duyguları aktarmaya kelimelerim yetmez. Ama size birkaç uyarıda bulunayım. Bu kitap sizi fazlasıyla etkiler, içine çeker. Yeri gelir ağlamaklı olursunuz, yeri gelir yüzünüzde bir tebessüm belirir. Tekrar tekrar okumak isteyeceğiniz bir kitap olarak kütüphanenizin başköşesine yerleşir...
⭐ Ali Bey'le yaşadığım kısa bir anıyı anlatayım. Ağustos ayı gibi Eskişehire iki günlük bir gezi niyetiyle gitmiştim. Gitmeden öncede acaba Ali Lidar'la karşılaşabilir miyim diye geçmişti içimden. Başka bir şey istesem olacakmış gibi karşılaştık. O tek başına rakısını içerken Beşiktaş'ın maçını izliyordu. Rahatsız edebileceğim için biraz tereddütle gittim yanına. Ama o beni çok güzel bir şekilde karşıladı ve yaklaşık on dakika sohbet ettik. Güzel sohbeti için buradan bir kez daha teşekkür etmek