Bir akşam, yeni harflerin kabul edildiği sıralarda, Mustafa Kemal İstanbul'da, Gülhane Parkı'nda bulunuyordu. Binlerce insan arasında, hep beraberdik. Çok neşeliydi. Kadehini alarak ayağa kalktı ve millete hitabetti:
"Arkadaşlar, bu rakıyı vaktiyle padişahlar da içerdi. Onlar da her türlü eğlenceyi yapardı. Yalnız aramızdaki fark, onlar saraylarının dört duvarı arasına gizlenip müraice içerlerdi. Ben ise aziz milletimin huzurunda yapıyorum ve şerefimle içiyorum."
Bazen küçük bir olay, insanı, o olayın hemen bir saniye öncesine kadar her şeyi berrak görüp her şeyin mükemmel olduğunu düşünürken, birdenbire allak-bullak etmeye yeterdi.