Hayatımda yarım bıraktığım kitap sayısı 1 veya 2 yi geçmez, bir kitabı sevmemişsem zorlanarak da olsa okur ve bitiririm. Ancak bu kitabı kendimi ne kadar zorlasam da artık devam edemeyeceğim dedim ve bıraktım. Kitapta, gerçekte 1976 yılında yaşayan bir insanın makro düzenin hakim olduğu 2150 yılına tamamen geçişini sağlayabilmek için verdiği mücadele ve buna yönelik aldığı eğitim anlatılıyor. Kahramanımız gerçekte 1976 yılında yaşamasına rağmen uykuya daldığında 2150 yılına gidebiliyor. Ancak 2150 yılında kalıcı olabilmesi için makro düzende belli bir bilinç düzeyine ulaşması gerekiyor. Bu bilinç düzeyine ulaşabilmesi için çıplaklığın, herkesin gözü önünde cinsel ilişkiye girmenin, hatta def-i hacet gidermenin, başkasının sevgilisiyle -partnerinin de menuniyetle kabulüyle- cinsel ilişkiye girmenin, eşcinsel ilişkinin vs. tarzda günümüz normal insanına -kitaba göre mikro düzen insanı- ahlaken ve toplumsal yönden tamamen zıt davranış ve düşüncelerin aslında gayet olağan şeyler olduğunu mantıksal ve bilişsel yönden kabul etmesi, bunları benimsemesi gerekiyor. Kahramanımız da uykuya dalmak suretiyle 2150 yılında bu bilişsel düzeye ulaşabilmek için eğitimlerden geçiyor, deneyimler yaşıyor. Ben kindle'da kitabın %35'ini okuyabildim, geri kalan kısmını okuyamayacağıma karar verdim. Aslında kitapta ana düşünce olarak -okuduğum kısma kadar anlayabildiğim tabiki- hepimiz bir bütünün parçasıyız, aynı varlıktan geldik, onun için birbirimizden utanmamız, birbirimizi kıskanmamız, birbirimize karşı kötü düşünceler beslememiz, birbirimizle kavga edip savaşmamız çok saçma şeyler, makro düzen yaşamında birbirimizle kardeşçe, dostça, kavga etmeden yaşayabiliriz denilmek isteniyor. Hatta bu bilişsel düzeyde en üst seviyelere çıkıldığında metafiziksel boyutlara dahi ulaşılabilineceğinden