Bazı kitaplar vardır, bittiğinde etkilenirsin.
Bazıları vardır, bitene kadar sabrını tüketir.
Mumlar Sonuna Kadar Yanar benim için ikinci gruptaydı. Kitabın atmosferi güçlü olsa da uzun monologlar, tekrar eden düşünceler ve ağır ilerleyen anlatım beni oldukça yordu. Dostluk, sadakat ve yıllar sonra gelen yüzleşme fikri aslında çok etkileyici ama anlatımın neredeyse tamamen tek bir konuşma etrafında dönmesi bir noktadan sonra bunaltıcı hale geldi.
Altı çizilecek cümleler vardı evet, fakat okuma sürecinde sürekli “artık bir şey olsun” hissi yaşadım. Belki doğru zamanda okunursa daha farklı hissettirebilir ama benim için akıcı bir deneyim olmadı.
Dışarıdan sıradan ve normal görünen ailelerin içinde saklanan karanlığı çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Bir çocuğun göz göre göre yok oluşunu, sistem açıklarını, görmezden gelinen işaretleri ve geç kalan adalet duygusu hikâyeyi daha da sarsıcı hale getiriyor. Gerçek bir olaydan esinlenerek yazılmış olması çok daha üzücü. Sayfalar ilerledikçe çaresizlik hissi büyüyor ve kitap bittikten sonra bile etkisi insanın içinde kalıyor.
Gerçek bir hikaye..
Bir kadının bu kadar zorluk yaşaması üzerken, bunlara rağmen ayakta kalabilmesi ise umut veriyor. Bazı yerlerde okumakta zorlandım ve ara vermem gerekti. Güçlü ama bir o kadar da üzücü bir hikayeydi.
Bu kitap beni gerçekten çok etkiledi. Okurken hem kızdım hem üzüldüm, özellikle bazı karakterlere karşı duygularım sürekli değişti. Sonlara doğru ise içimde büyük bir hüzün oluştu ama bir yandan da garip bir huzur hissettim. İnsan psikolojisini bu kadar derin ve gerçekçi anlatması çok etkileyiciydi. Bittikten sonra uzun süre aklımda kalacak bir kitap oldu.
Kral KaybederseGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 201521,8bin okunma