Konuya nereden başlasam hiç bilemedim. Yazarın emeğine saygım var öncelikle. Böyle beni çok yormayacak kitaplar okumak istediğim zamanda seçtim bu kitabı ve tabii ki alırken baktım öven okurlar çok övmüş, yergileri olan okurlar da tam gömmüştü açıkçası. Bende merak ettim kesinlikle okumam lazım dedim merak ettim hangi tarafta olacağımı. Her şeyin doğrusu olsun diye kendimi yerken tabii ki sonuç baştan belliydi de lafıgüzaf, küçük bir eğlence benimkisi.
Komşunun oğlu asker savaş, kızımız Gülfem… Birbirlerini sevdiklerini (?) anlama, birlikte olma süreçleri falan filan anlatıldı genel gidişatta. Arada arkadaşlıklar üzerinde de sahneler serpiştiriliyor .
Ben biraz tahammülsüz bir insanım tamam da bu iki karakterin sevgiden çok birlikte olacaklar diye birbirlerini harcamaları beni çıldırttı, buraya bir virgül açmak istiyorum aşk olayı o kadar yanlış lanse edilmiş ki sevgi de aşk da böyle bir şey değil kesinlikle belirtmek istedim, açıkçası. Savaş’ın kıskançlıkları, güven problemlerini saklamasına başka bir sebep, kısıtlamaya çalışmaları beni çıldırttı. Gülfem de bazen lafını söylüyor tabii kızımız bazen de o da ateşi harlıyordu. Ne ben bu çifti sevdim ne de destekliyorum. İkisinin de ilişkiden ayrı olarak bir insanlar olduklarını, hayatlarınının, sınınırlarının olması gerektiğini düşünüyorum.
Zaten günümüzde kadın olarak yaşamak çok zorken, erkek egemenliğini ve davranışlarını normalleştirmek hiç tasdiklemiyorum ve esefle kınıyorum.
Okumak için daha tatlı ve saf aşk kitapları var, illa da askeri kurgu derseniz nicesi var. İyi okumalar dilerim.
Küçüklüğümden beri okumayı sevdiğim bir yazardır Jack London. Okurken kendimi güvende hissettiğim bir yazar da diyebilirim hiçbir kitabında hüsrana uğramadım.
Bu kitabında da iki öykü anlatılmış, iki öykünün ana karakterleri de boksörlerdi. Boks sahnelerini orada izliyormuşum gibi okudum ve hissettim. Anlatılanların altında alınmadı gereken çok güzel mesajlar vardı.
Zaman geçtikçe güçten düşersin hor gördüğün durumda buluverirsin kendini bir anda. Ne oldum demeden önce aynaya bakmak gerekli bence de. Zamanla birlikte güçten düşmeden kendine de insanlara karşı da saygını eksiltmemek gerekir sevgili dostlar. Kesinlikle okunanızı öneririm. Keyifli okumalar diliyorum.
Bir Dilim BiftekJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20213,119 okunma
Başladığım bir seriydi, bu seriye veda ederken son kitapta duygulandığım birçok yer oldu. Aslı’nın kalemini çok severim, Sokak Nöbetçileri kendisinin ilk kurgusu. Yazım stili ,kurgusu daha yeni yeni oturmaya başlamış bu kitaplarda okurken bunu fark edebildim. Her karakteri sorguladığım için hiçbirine kendimi yakın hissedemedim belki de bu seriyi çok da sevmememin nedeni budur. Biraz doğrucu davut olduğumdan mütevellit her şeyi sorguluyorum.
Nöbetçilerin kırgınlıklarının, sırlarının sonunda açığa çıktığı son kitabıydı. Bu sırlar yeri geldi üzdü, yeri geldi kavga edip yollarını ayırdı belki de ama aile olmak her şeyi de bir noktada affedebilmektir.
Beyaz Leke’yi ilk okuduğum için bu kitap bana biraz uzak ve toy geldi. Ama keyifli yormayan bazen de sıkılıp bitmesini istediğim bir seriydi. Sevgilerimi sunar ,iyi okumalar dilerim.
Jennifer L. Armentrout Herkese tünaydınlar öncelikle. Bu yazarı okuyan herkes çok övmüştü ki zamanında iki serisini topladım ve ben Lux serisiyle başladım okumaya. Yazım dili çok akıcı öncelikle. Karakter muhteşemliği işlenmiş tabii ki ama benim için fark etmez.
Kitap beklediğimden de iyiydi. Klişe bir konu olmasına rağmen gerçekten çok güzel işlemiş. Klişelikten kasıt süper güçlere sahip olması ama bunun da bir sebebi var ve bu hiç de sıradan değil. Kitap durağan değil tahmin edeceğiniz üzere, akıcı ve olay bağlamları güzeldi.
Kitabın konusundan bahsetmek gerekirse, annesi ve Katy başka bir kasabaya taşınırlar ve annesi Katy'nin sosyalleşmesini ister. Tabi yan komşusu Daemon şanslı kişidir. Didişmeli başlayan bir tanışmayla kasabada olayların çıkması, kaçırılma ve kavga mevzuları, ile Katy kasabanın sıradan bir yer olmadığını fark eder. Daemon'da yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu fark eder ve çözmeden bırakmaz.
Daemon ilk tanışmalarında Katy'ye karşı soğuk davranıyor. Kardeşini olabilecek bütün tehlikelerden uzak tutmak için. Kendi türünü gizleme iç güdüsü de diyebiliriz. Sonrasında kendiyle ne kadar savaşırsa savaşsın duygularına mani olamıyor. Bu süreci yazarımız çok güzel anlatmış.
Çok süper üstü bir kitap değil ama boş zamanlarda kafa dağıtmak için okunabilecek bilimkurgu-drama türünde bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Bir tık Wattpad vari ve çok az da olsa cinsel ögeler içermekte, okuyanların dikkatine.
Dex Yayınları'nın kitap kapağı basma konusunda problemleri var yani kapak o kadar kötü ki insanı okumaması için itiyor resmen. Alırken bende önyargıyla yaklaştım ama yazarın adını çok duyduğum için alıp okudum diyebilirim. Obsidiyen
Merhabalar kitap dostlarım.
Polisiye türünde Ahmet Ümit’i çok severim ve benim için değerli olan yazarlardandır buna istinaden bu kitabı kampanyada görüp almıştım. “Ahmet Ümit işte kötü olmaz” diye düşünüp okuyayım dedim. Türü masalmış, ilk yaşadığım şoktu. Okurken kendimi sorguladım, sıkıldım aynı şeyleri okumaktan. Bu konu hakkında biraz detaylandırmak istiyorum.
Konusu, beş farklı ülkenin prensleri aynı gecede aynı rüyayı görüyor. Rüyasında vaat edileni gerçekleştirmek üzere yola çıkıyorlar. Geçecekleri yollarda onları zorluklar beklemekte ve bu yolculukta yeterince sınanacaklar.
Şöyle bir durum oluştu okurken, yolculuklar farklı yerlerde geçiyor evet, ama prenslerin bu yolculuğu ayrı ayrı aynı sıralamayla anlatılıyor ve ne hikmetse sonları hep aynı oluyor. 3. Prensi anlatırken ben ezberlemiş gibiydim, cümle cümle söylüyordum hatırladığım kadarıyla. Hatta şöyle bir düşüncem de var katılır mısınız bilmiyorum ama bu kitap sanki yazılmak amacıyla yazılmış sadece, duygulardan veyahut içtenlikten uzaktı.
İlgisini çekene tavsiye edebilirim ama benim için beklentimin altında kaldı.