“Kim ki entellektüel, fiziksel veya duygusal güçlerinin bir sınırı olduğunu bilir ve bu sınırları gönülden kabullenirse, o bilgeliğe doğru bir adım atmış demektir. Hayatın büyük resmini alarak, bir denge ve oran tutturmak demektir bu. Aktığın ırmağın varacağı menzili özlemek. O ırmakla birlikte çağlamak, o çağıltıyla çoşkuya kapılmak. Akışı hissederek akmak.”
“Ergenliğin o uçarı neşesine ve denetimsizliğine kapılmış, yetişkinliğinin yani hazzı geciktirebilmenin olgunluğunu yitirmiş bir ‘yırtık’ insanlar topluluğuyuz.”