Ayşe Ümran

9/10
·248 syf.··
2019 17. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 21 Kasım 2019 21:37
Kendine doğmak benim için bol tekrarlı, geriden almalı, yazmalı çizmeli, uzun soluklu bir kitap oldu. Okuma grubu kitabı olması da avantaj oldu. Böylesi okunan kitapların, ilk etapta pencere görevi gördüğünü fakat üzerinde durdukça nice manzaralara gebe olduklarını düşünüyorum. Ben bol tekrarlı okurken cümlelerin içinde her defasında başka yerlere gidip geldim. Bu kitap kapağına bakıldığında ve yer yer bir annelik kitabı gibi duruyor fakat pek de öyle değil. İnsanın hayata başladığı yer olan anne rahmi ve ardından süregelen zamanda bireyin ve toplumun anneyle olan organik ve psikolojik bağlarından söz ederken “anne” yi bir arketip olarak ele alıyor. Aslında kitap Jung’ın dört arketipi (persona, gölge, anima-animus, benlik) üzerinde şekilleniyor. Jung’un “ruhsal bütünlük” dediği, tasavvufi bir kavram olarak da insanın “can”ına yani özüne yani gerçek benliğine ulaşmasının gerekliliği ve bu yolda içimizde ve toplumda var olan engellerimizi farketmemizin ne derece önemli olduğundan bahsediyor. Bu durumun daha çok kişilere özgü olduğunu, kişiden kişiye değişkenlik gösterdiğini, önemli olanın herkesin üzerinde yaratıcısının bir tecellisini bulundurduğunu, izini sürmesi gereken bir cevheri olduğunu farketmesi ve varlığı boyunca bunun peşinden gitmesi gerektiğini söylüyor. Aynı şekilde kişilerin kendilerine has karanlık taraflarının da bulunduğunu, bunlarında alt bilinç dışımız dediğimiz “gölgelerimiz” olduğunu söylüyor. Ve bizim gölgelerimizi farketmeye niyet ettiğimiz anla birlikte onların dibe çeken kuvvetinden kurtulmaya başladığımızı ve zamanla her birimizin içindeki “mürebbi”nin ( varoluşsal yol gösterici, vicdan, ilahi irade her ne şekilde düşünülüyorsa..) bizim niyetimizle birlikte zaten bizi “canımıza” doğru yaklaştıracağını söylüyor.
Kendine DoğmakR. Berin Tuncel · Tuti Kitap · 201864 okunma
Reklam
Ermişin Bahçesi
8/10
·56 syf.··
2019 16. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2019 12:02
Ermiş’de okuduğumuz Orphalese kentindeki halkın kendisine son kez yönelttiği hayati sorularına tam da 12 yıl sonra aralarından ayrılırken hayati cevaplar veren El Mustafa, bir bilge, bir peygamber gibidir. Hüzünlüdür ayrılırken fakat hasreti büyüktür yıllar sonra yurduna dönecekken. Ermiş’in Bahçesi ise, El Mustafa’nın yurduna dönüşü ve onu kendisi gibi uzun yıllar özlemle beklemiş halkla kavuşmasıyla başlar. Daha sonra karşılamanın ardından kabuğuna çekilen El Mustafa’nın, dokuz müridiyle beraber aralarında geçen soru cevaplar, konuşmalar ve halkın arasına karıştığı zamanlarda halkın arayışlarına verdiği sıra dışı cevaplar ya da çarelerle devam eder. Bana kalırsa dikkatli okunursa Ermiş’in tadını aratmıyor kitap ama biraz daha emek istiyor. Bu kez sorular daha derin, cevaplar daha örtülü. Ben okurken El Mustafa’nın halinde, tasavvuftaki nefs mertebelerinin yedinci basamağı ve sonuncusu olan “nefs-i raziye”yi yani yeryüzünde olan biten her olayda, varlık aleminde olan biten her şeyde Hakkın yansımalarından başkasını görmeyen, iyi ve kötüyü birbirinden ayırmadan yekpare gören, varlık aleminde her şeyden razı insanı “insan-ı kamil”i yani “kamil insan”ı gördüm.
Felsefe
Ermişin BahçesiHalil Cibran · İş Bankası Kültür Yayınları · 202518,5bin okunma
8/10
·56 syf.··
2019 14. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2019 00:15
Bazen kendimizi o kadar çok uyuturuz ki uyandığımızda her şey için çok geç gibidir. Uyku evresinde kurulu bir saat gibi işleyen hayatımız gözlerini açtığında; çoktan gelinen noktanın dışında kalmış, bizi gerçekliğin uzağına itmiştir. Yaşımızı başımızı almışlığımız karşısında yenilen hayat tecrübelerimiz, böyle bir yüzleşmenin sonunda bizi öyle güçsüz kılar öyle allak bullak eder ki en sonunda yaşlı ve yorgun bir kalp bunu kaldıramaz ve bir kalp çöker.. “Bir Kalbin Çöküşü” benim cümlelerimle sanki böyle der gibidir..
Bir Kalbin ÇöküşüStefan Zweig · Can Yayınları · 201820,5bin okunma
9/10
·160 syf.··
2019 10. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 10 Eylül 2019 21:35
Başından sonuna umut dolu bir kitaptı benim için. Asıl meselenin varmak değil, yolda yürümek olduğunu söylüyor bize Kemal Sayar. Hayat yolculuğumuza rehber olacak kitaplarından birini derli toplu, tam da ihtiyaca denk gelecek şekilde, geçmişlerin tecrübelerinden bol bol referans alarak ve üzerine kendi değerli birikimini katarak armağan ediyor bize.
Beni Sessiz de Sevebilir misin?M. Kemal Sayar · Timaş Yayınları · 20144,377 okunma
10/10
·55 syf.··
2019 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2019 22:03
Bir başucu kitabı niteliğinde. Edebi, şiirsel, derinlikli ama bir o kadar anlaşılır, kısa ve öz bir kitap. Öyle bir öz ki yaşamın büyük sırlarını küçük tılsımlı paragraflarına koyarken okuyucusunu hem ciddi bir sorgunun içine düşürüyor hem bir yandan tesellisini veriyor.
ErmişHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202385,2bin okunma
Reklam