kitapkitap

kitapkitap
@kitapkitap69
“Belki de sürdürdüğüm yaşam, sürdürmem gereken yaşam değildir?” Lev Tolstoy
Lise
41 okur puanı
Ocak 2022 tarihinde katıldı
*Spoiler sayılabilir.*
10/10
·234 syf.··
2022 8. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2022 22:38
Bu hikayede kitabın belirttiği tabir ile asıl tema bir yosmanın hayatıdır. Böyle söyleyince çok basit geliyor. Çünkü o sadece bir yosma… Hikayemiz bu yosmanın- Matmazel Marguerite Gautier- alacaklılar üzerine evindeki değerli eşyaların açık artırmaya sunulması ile başlıyor. Öncelikle kitapta büyük bir aşk görmekteyiz. Ama benim görüşümce bu aşk her yönüyle tartışmaya açık. Örneğin Armand Duval bu aşka layık mıdır? Evet; aşıktı, seviyordu ama bu aşkı bazen takıntı haline getirebilmekteydi ya da belkide fazla tutkuluydu. “Tutkular duygulara karşı güçlü kılar insanı.” ~sf 168~ Bu da bu aşk için fazla dezavantaj yaratmaktaydı. Ama net bir şekilde gördüğümüz üzere Marguerite bu aşkı gereğinde fazla iyi bir biçimde yönetti. Ama o bir yosmaydı ve ikiside ellerinde ne geliyorsa yapsalar bile bu yetmiyordu; bu toplum için az kalıyordu. Kitapta da görmekte olduğumuz gibi “Ama sen gülünç bir önyargının tutsağısın.” ~sf 164~ Bu kitapta en çok okumakta keyif aldığım kısım da Marguerite’un diyalogları idi. Beni çok etkiledi kafamda çoğu şeyi sorgulamama sebep oldu. Sadece bir konu üzerinde de değil; bir çok konu üzerinde. Örneğin: yaşam, ölüm, aşk, toplum ve ön yargıları gibi bir kaç konu daha var ama benim en fazla üzerinde durduğum konu “KADIN” idi. “Kendi kendimizin değilizdir artık. Birer yaratık değil, birer nesneyizdir.” ~sf 141~ Aşağıdaki alıntıdan da anlaşılacağı üzere yazarımız tüm yosmaların -iyi olduğunu- bunu yapabileceğini öğütlemiyor. “Günahın savunucusu değilim, ama duasını duyduğum her yerde, soylu acının yankısı olacağım.” Son olarak bu hikayenin bu kadar acılı ve dokunaklı olmasını
1000k
Kamelyalı KadınAlexandre Dumas (fils) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201924,1bin okunma
Reklam
9/10
·251 syf.··
Beğendi
·
2022 3. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2022 01:18
Kitaba en basit bir şekilde uzaylı istilası ve bunun yanında getirdiği sorunlar, insan psikolojisi denebilir. Bir başka şey ise Arthur C. Clarke böyle bir durum sonrası bir çok konu üzerine durup ve bu konular üzerine; en ince ayrıntısına kadar inceleyip bize bunu en güzel biçimde sunmaktadır. Az önce basit bir uzaylı istilası dedim evet ama bu belki de yaklaşık ilk 50 sayfa için geçerli kitabı okudukça sanki denize fırlatılan bir çakıl taşı gibi, konu üzerindeki kurgu git gide yayılmaktadır. Bahsettiğim bu taş uzaylı istilasıdır ama az önce de söylediğim gibi olaylara kuş bakışı baktığımızda olayın koca bir evrene yayıldığını görmekteyiz. Bu da bir bilim-kurgu kitabı için yeterli ama Arthur C. Clarke bunun insan psikolojisi üzerindeki etkisini muhteşem bir kurgu ile göz ününe sermektedir. Bilim,evren,en güçlü ırkın geri kalan gezenlerdeki ırklar üzerindeki etkisi bize şu anda yaşadığımız hayat üzerinde bile çok şey göstermektedir. “Hiçbir ütopya, toplumun bütün bireylerine sonsuza dek tatmin sağlayamaz.” Bu “uzaylılar” diye tabir ettiğimiz varlıklar kitabı okuyanların da bildiği üzere insanlara bir ütopya yaratmaktadır. Bunun üzerine insanoğlu ne kadar kafa yorsa da tam bir çıkarım elde edememektedir. Yani ilerideki sayfalardaki olayları okumasaydık belki bu kitaba bir ütopya diyebilirdik. Ama kitabı okuyup bitirince de fark edeceksiniz ki bu kitap ne distopya ne de bir ütopyadır. Tabi bu benim fikrimce. Bunun yanında bir bilim kurgu kitabı olmasına rağmen kendinize bir takım şeyler çıkaracağınızdan eminim. Tavsiye Edilir. Keyifli Okumalar Dilerim.. :)
Bilim-Kurgu
Çocukluğun SonuArthur C. Clarke · İthaki Yayınları · 20214,363 okunma
Puan vermedi
Öncelikle Sefiller-1. Cilt’de yazar karakterler ve 2. Ciltle konu alacağı birçok unsurun temelini hazırlıyor.Örneğin aydınlanmaktan daha doğrusu toplumu alt katmanlarından aydınlatılması gerektiğinden bahsediyor yazar bunun yanında bizlere Fransa tarihinden,krallardan,monarşiden, Napeleon’dan ve de Waterloo Savaşı gibi birçok tarihi konuyu bize aktarmaktadır ve bunu kurguyu bölüp 6-7 bölüme yayarak en iyi betimleme ve örneklendirme ile yapmaktadır. Yazar kitapta her türden karaktere yer vermiş ve bizlere bu karakterler aracılığıyla birçok duyguyu geçirmiştir.Yazar Paris halkını eleştiriyor bir deyimle dile getirecek olursam yerden yere vuruyor diğer yandan ise Paris halkını yüceltiyor. Kurgudan bahsedecek olursam 2. Cildin sonunda herşeyin birbirine mükemmel bir şekilde bağlanması çok iyiydi ve yazar sanki bunu 1. Cildin girişinden başlayarak hepsini birer iplik gibi örmeye başlar ve bunun sonucunda karşımıza inanılmaz bir sonuç yani son çıkmaktadır. Karakterlere çok fazla alışmıştım hepsi beni ayrı etkilemiştir. En çok sempati duyduğum karakterler ise M. Gllinmord,M. Mabeuf ve Javert idi. Jean Veanjean zaten apayrı bir karakter idi onunla yaklaşık 1800 sayfalık bir yolculuğa çıktık ve bu yolculukta beni çok fazla şaşırttı ve de etkiledi. Kitabın sonunda böyle bir karakterden ayrılmak benim için çok zor oldu, bitirdikten sonra çok büyük bir boşluğa düştüğümü hissetim ve kitap hakkında ne düşüneceğimi bilemez haldeydim ve az önce de dediğim gibi sonun mükemmel bağlanışı ve karakterlerin sonunu görmek beni çok duygulandırmıştı. Kısacası kitap benim için herşeyiyle mükemmeldi ben kitabı okumaya başlayacakken hâliyle beklentilerim çok yüksekti buna rağmen beklentilerimi katı katına karşıladı. Bunu ancak kitabı okuyunca anlayacaksınızdır. “Cahillere elinizden
Edebiyat
Sefiller (2 Cilt Takım)Victor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025105,2bin okunma