kitapkitap

kitapkitap
@kitapkitap69
“Belki de sürdürdüğüm yaşam, sürdürmem gereken yaşam değildir?” Lev Tolstoy
Ben tüm gün, bakir bir erkeğin düşleri kadar şehvetli, oryantal dans eden dilberleri seyreden bir Türk ya da Beaucelu bir köylü ya da etrafı zarif hanımefendilerle çevrilmiş Venedikli bir soylu ya da bir piyadenin yarısını Alman federasyonuna bahşeden ve çoraplarını çitin, yani hudutun üzerinde kurutan bir Alman prensi olmak isterdim! Ben bu insanlar gibi yaşamak için doğdum! Evet Türk dedim ve sözümün arkasındayım. Türk sözcüğünü neden hep kötü anlamda kullandıklarını anlamıyorum; Muhammed’in iyilikleri de vardır; hurili sarayları ve odaklı cennetleri icat ettiği için ona saygı duyuyorum! Cennette hem zengine hem fakire yer ayıran tek din İslamiyet’e hakaret etmeyelim! Şimdi içelim, ısrar ediyorum. Dünya büyük bir saçmalık.
Sayfa 424 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Edebiyat
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Zaten bazı koşullarda çok ileri giderek çocukların nankör olduklarını söylemek sanıldığı kadar doğru bir şey değildir. Gerçek olan doğanın nankörlüğüdür. Doğa canlıları gelenler ve gidenler olarak ikiye ayırır. Gidenlerin yüzü karanlığa, gelenlerin yüzü aydınlığa dönüktür. Bu yüzden yaşlılar açısından ölümcül, gençler açısından kendi iradelerine dayanmayan bir ayrılık vardır. Önce fark edilmeyen bu ayrılık, dalların gövdeden uzaklaşması gibi yavaşça gerçekleşir. Dallar gövdeden tamamen ayrılmasalar da ondan uzaklaşırlar. Bu onların suçu değildir. Gençlik neşeye, şenliklere, aydınlıklara, aşklara uzanır. Yaşlılık ise sona doğru ilerler. Birbirlerini gözden kaybetmeseler de artık birbirlerine sarılamazlar. Gençler yaşamın, yaşlılar mezarın soğuğunu hissederler. Bu zavallı çocukları suçlamayalım.
Sayfa 801 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Edebiyat
Bir genç kızın ruhu karanlıkta bırakılmamalıdır; aksi takdirde zamanla içinde aniden tıpkı karanlık bir odadaki gibi çok canlı, aldatıcı görüntüler ortaya çıkabilir. Gerçeklerin dolaysız keskin ışıklarından çok yansımalarıyla yavaşça ve ölçülü bir şekilde aydınlatılmalıdır. Yaralı ve zarif bir ağırbaşlılığı barındıran bir yarı aydınlık, çocuksu korkuları dağıtıp yanılgıları engeller. Bu yarı aydınlığın nasıl ve ne surette ortaya çıkacağını sadece bakirenin anılarının ve kadınlık deneyiminin bir araya geldiği hayran olunası sezgi, yani annelik içgüdüsü bilir. Bu içgüdünün yerini hiçbir şey tutamaz. Bir genç kızın ruhuna biçim verme söz konusu olduğunda tüm rahibeler bir araya gelseler, yine de bir anne etmezler.
Sayfa 188 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Edebiyat
Fakat değil mi ki yemek için öldürmek, susuzluğunuzu gidermek için yeni doğandan ana sütünü çalmak zorundasınız, o halde yiyip içmenizi bir tapınma eylemine çevirin.
Sayfa 12 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Edebiyat
“Veririm ama sadece hak edenlere” dersiniz sık sık.Ne meyve bahçenizdeki ağaçlar böyle der ne de çayırlarınızdaki sürüler. Onlar yaşayabilmek için verir; çünkü vermekten kaçınmak yok olmaktır.
Sayfa 11 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Edebiyat