Veronika her şeyden nefret ediyordu ya,en çok da yaşamını sürdürmüş olduğu biçimden,içinde barındırdığı yüzlerce Veronika’yı keşfetmeye zahmet etmeyişinden tiksiniyordu. Oysa orada kimbilir ne ilginç,ne meraklı,ne cesur,ne küstah,ne deli kızlar duruyordu.
Fısıldayan,eski düşlerle ağırlaşmış bütün o anılardan elinde olmadan korkuyordu insan;bu düşler günün aydınlık gerçekliği içinde yollarını bulamıyor,fark etmeden her yana olağandışı ışıklar serpiştiriyorlardı -solgun,mistik ışık serpintileri.