Bir kirlenmeden korumak için susarak yaşadığım her şeyin bir yenilgi olduğunu çok sonra öğrendim.
Benim, kıyısında bir saygıyla beklediğim olanak, başkalarının çiğneyip attığı bir sıradanlıktı..
Neden bilmiyorum ama kimse bir insanın kanla bağlı olduğu insanlardan kendi isteğiyle vazgeçebilmesinin normalliğini kabullenmek istemiyor. Herkes karısından ayrılıyor, en sevdiği arkadaşlarını terk ediyor ama kimse, annesinden ya da ablasından sıkılmış birini ya da onlarla paylaşacak bir şey bulamadığı için uzaklaşmayı tercih eden birini anlamak istemiyor.
Biz onunla ikimiz, yan yana iki resim basıp bu iki resim arasındaki bilmem kaç farkı soran gazetelerin bulanık gözlü müdavimleri gibiyiz.O hep ayrılıklarımızı arar, bense farklılıklarımızı.O ne kadar neşeye yatkınsa, ben de o kadar keder müptelalığı.