Kitabın konusunu araştırmadan okumaya başlamıştım iyiki de öyle yapmışım. Yazar uzun zamandır okumak istediğim, listemde olan bir yazardı. Nobel sonrası ilk kitabı olduğu için daha önce okuyanların kitaptan farklı beklentiler olabilir ama benim için yılın ilk kitabı ve içimi huzurla kaplayan bir kitap oldu.
Kitabın konusunda gelecek olursam, çocukların genetiklerinin değiştirildiği, eğitimin, bütün sistemlerin bizim bildiklerimizden farklı hal aldığı bir dönemi ele alıyor. Aslında uzaktan eğitim konusu şu pandemi zamanında deneyimlediğimiz bir süreç. Ama kitapta eğitim para odaklı, yükseltilmiş diye adlandırdıkları insanların erişebileceği yerlerde. En önemlisi çocuklar o kadar birbirinden uzak ki " yapay arkadaş" ların satıldığı mağazalar var. Toplanma etkileşim günleri var. Bu kısımlar gelecekte bizimde uzaktan eğitimlerin, çocuklarımızın tek taraflı olan ekranla ilişkilerinin gelebileceği seviyeyi göstermekte.
Kitabın ana karakteri Klara adındaki gelişmiş gözlemle yeteneği olan, onu sahiplenecek çocuğu bekleyen " yapay arkadaş" ın gözünden anlatılıyor. Geçmiş zaman olarak anlatılması bazı hafıza eksikliklerini bazı kopukluklarını hoş görmemizi sağlıyor fakat yapay zeka olunca biraz daha akıcı anlatım olabilirdi.
Kitap benim için huzur verici olması, Klara'nın sonunda boş alanda kalmasına üzgün hissettiğine dair bir bilgi vermemesine ( ben bunu üzgün hissebiliyor olmamasına bağladım) rağmen sahibi olan Josie'ye ve güneşin iyileştirici olduğuna inanan saf bakış açısıydı.
Kitapta çok fazla havada kalan şeyler vardı, yükseltilmişler, genetiği değiştirilmiş çocukların ön planla olası konusu, Baba'nın toplumdaki çatışmaları kısa gündeme getirmesi, yapay zekaya olan bakışın değişmiş olması gibi. Klara'nın bakış açısı ile okuduk ama bu konularda daha çok bilgiler