kitaplotus

kitaplotus
@kitaplotus
Mütercim Tercüman
İngilizce Mütercim Tercümanlık
İstanbul
104 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
Puan vermedi·520 syf.··
2022 3. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2022 00:00
Kitap başladığında bir yeşilçam havası vardı, eski İstanbul sokaklar, üst-alt sınıf arası ilişkiler. İstanbul da herkesin birbirini tanıdığı bir zaman. Ana kahramanımız Kemal, 70'lerde zengin mutluluk konusunu kafasına takmış kahramanımız. Sibel adında güzel bir kızla nişanlı ama Füsun adında uzak akrabası ile aşka yaşamaya başlıyor ve hayatının tüm dengeleri alt üst oluyor. Daha fazla kitabı açıklamadan incelememe geçmek isterim. İlk önce incelemeleri okuduğumda herkes Füsun'un Kemal'e bu kadar çabuk teslim olmasına şaşırmış ama kitap ilahi bakış açısı ile yazılsaydı aslında Füsun'un hep Kemal'e aşık, hayran olduğunu bize açık ederdi. Ayrıca Füsun'un annesininde her zaman kızının güzelliğinin onu zengin biriyle evlendireceğini düşünmüş olduğunu görürdük. Kitapta karakterler arasında sadece Sibel'e gelişim gösterdi. Olmadığı yerde Kemal'den uzaklaştı ve hayatına devam etti. Onun haricinde karakterler tek yönlü özellikle sergilediler. Nesibe Hala kızı zengin kocaya varsın isteyen ve zengin koca adayını kızı evli olsada evine buyur eden biriydi. Eğer Kemal ile Füsun'un ilişkisi bilinmese belki eve buyur edilebilirdi ama kızları üzerinden çıkar oyunu oynayan bir aile vardı karşımda. Kemal ah kemal, olgunlaşmamış ve kitap boyunca gelişmeyen bir karakterdi bence. Açıkcası kitap ilerledikçe Kemal karakterini gittikçe rahatsız edici olmaya başladı. Bana güzel bir aşk hikayesinden ziyade takıntılı bir adamın hikayesi verdi Pamuk. Kemal'in müze kurmak istemesi bile sadece sevgini gösterip kendini mutlu tatmin etmekten ibaretti. Füsun, "zaten kırılmış bir kızsın" çocukluğunda yaşadıkları erkeklerin onu hep sömüreceklerini ona öğretmişti. Kemal'e güvendi, çocukluk aşkıydı çünkü ama güveni boşa çıktığında gitmesi bundandı. Evlendiğinde eğer Kemal ziyaret etmeseydi Füsun asla
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,3bin okunma
Reklam
Puan vermedi·264 syf.··
2022 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Ocak 2022 00:00
Kitabın konusunu araştırmadan okumaya başlamıştım iyiki de öyle yapmışım. Yazar uzun zamandır okumak istediğim, listemde olan bir yazardı. Nobel sonrası ilk kitabı olduğu için daha önce okuyanların kitaptan farklı beklentiler olabilir ama benim için yılın ilk kitabı ve içimi huzurla kaplayan bir kitap oldu. Kitabın konusunda gelecek olursam, çocukların genetiklerinin değiştirildiği, eğitimin, bütün sistemlerin bizim bildiklerimizden farklı hal aldığı bir dönemi ele alıyor. Aslında uzaktan eğitim konusu şu pandemi zamanında deneyimlediğimiz bir süreç. Ama kitapta eğitim para odaklı, yükseltilmiş diye adlandırdıkları insanların erişebileceği yerlerde. En önemlisi çocuklar o kadar birbirinden uzak ki " yapay arkadaş" ların satıldığı mağazalar var. Toplanma etkileşim günleri var. Bu kısımlar gelecekte bizimde uzaktan eğitimlerin, çocuklarımızın tek taraflı olan ekranla ilişkilerinin gelebileceği seviyeyi göstermekte. Kitabın ana karakteri Klara adındaki gelişmiş gözlemle yeteneği olan, onu sahiplenecek çocuğu bekleyen " yapay arkadaş" ın gözünden anlatılıyor. Geçmiş zaman olarak anlatılması bazı hafıza eksikliklerini bazı kopukluklarını hoş görmemizi sağlıyor fakat yapay zeka olunca biraz daha akıcı anlatım olabilirdi. Kitap benim için huzur verici olması, Klara'nın sonunda boş alanda kalmasına üzgün hissettiğine dair bir bilgi vermemesine ( ben bunu üzgün hissebiliyor olmamasına bağladım) rağmen sahibi olan Josie'ye ve güneşin iyileştirici olduğuna inanan saf bakış açısıydı. Kitapta çok fazla havada kalan şeyler vardı, yükseltilmişler, genetiği değiştirilmiş çocukların ön planla olası konusu, Baba'nın toplumdaki çatışmaları kısa gündeme getirmesi, yapay zekaya olan bakışın değişmiş olması gibi. Klara'nın bakış açısı ile okuduk ama bu konularda daha çok bilgiler
Edebiyat
Klara ile GüneşKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 20212,159 okunma
Puan vermedi·350 syf.··
2021 31. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2021 01:01
Ayşe Kulin açık ara farkla en sevdiğim yazar. Neden çünkü onun kitaplarında güçlü kadınlar var, kendi kendine varolan insanlar var. Bir başkaldırış, hakkını korkmadan savunan biri var. Veda ile başlayan otobiyografik serisini okumadan önce onu kafamda çok başka yere koymuş, okuduğu okulları ailesini araştırmıştım ama kaç yaşında yazar oldu yazar olana kadar neler yaşadı hiç ilgilenmemiştim. İyi eğitimli, iyi bir çevreden biri olarak düşünüp hep yazar olmuş kitaplarında anlattığı zorlukları çekmiş olduğunu nedense hiç düşünmemiştim. Neden böyle düşündüm bilmiyorum, oysa her hayat zor her hayat kendi içinde zorluklarla dolu. Otobiyografik serisini okudukça kendisine saygım daha da arttı, ne olursa olsun yılmayan kitaplarındaki gibi güçlü bir kadındı. Kendisi her umutsuzluğa düştüğümde bana bir kitapla gelen umut veren bir yazar oldu, sadece yazarak sayfalarla bana umut güç veren biri oldu. Bu kitabında bir süre umutsuzluğa düştüğünü görünce bir an telaşlandım acaba kitap öylemi bitecekti? Acaba hala umutsuz mu? diye düşündüm. Ama yine de ışık var, filizlenen tohumlar, filizlenecek tohumlar var. Ayşe Kulin'in doğduğu gün yeşeren umut hala var.... Olmayada devam edecek....
HazanAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20211,305 okunma
Puan vermedi·229 syf.··
Beğendi
·
2021 25. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 01 Ağustos 2021 14:59
Ah kızlar, ah Kadın Yok Savaşın Yüzünde kitabını okurken bir arkadaşım tarafından hediye edilen kitap, uzun süredir rafta, okuyasım gelmedi. Bıraktım kenara zamanı gelmesini bekledim… Youtube da 32.gün 12 Mart belgeseline denk geldiğimde zamanı gelmişti kitabın.. Sevgi Soysal’ın sudan bir sebeple 12 mart sürecinde Yıldırım Bölge koğuşuna düşmesiyle başlayan kitap ,12 Mart sürecini dramatize etmeden ama olanları es geçmeden anlatan, süreçteki kadının izdüşümü olan bir kitap oldu benim için. Kadın Yok Savaşın Yüzünde kitabını okurken sürekli “ ah kızlar, ah” çok geçiyordu. Kitabı okurken sürekli bunu söyledim. Ah kızlar, ah Gençlikleri, idealleri, meslekleri, ömürleri, demokrasileri giden kızlar, ah
Yıldırım Bölge Kadınlar KoğuşuSevgi Soysal · İletişim Yayınları · 2012474 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2021 23. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2021 19:04
Kitap günlerdir çantamda benimle geziyor. Okudum okuyacağım derken bir uçak yolcuğunda kitabı sonunda elime alabildim. Her kitap kendi zamanında geldiğine inanırım bu kitapta öyle oldu. Bir uçak yolculuğunda kafamda sorular mutsuzlukla çevrelenmiş şekilde,yıllar önce erasmustan ağlayarak döndüğüm Slovenyaya hatırlayarak açtım kitabı... aa şansa bakın kitap her yerini gezdiğim kısa sürede bağlandığım anılar yarattığım Slovenyada geçiyor. Hemde çok hassas bir konu olan intihar hakkında. Kitabın yorumlarını okurken intiharı düşünmemiş birinin okumaması gerektiğini yazmış çok haklı. O sınıra yaklaşmamış birinin anlaması daha kolay olacaktır. Çünkü Veronikanın intihar nedeni basit kimilerine göre şımarıkça görünsede, Victor Frankl nın "İnsanın anlam arayışı" kitabında bahsettiği gibi anlamsız hayat, yaşama amacı olmayan hayat zordur. Veronika da tek düzeliği kaldıramaz, bir anlam bulamaz. Hayat hepimize yaşamak için anlam bulma lüksünü vermez. Veronika da böyledir. Mükemmel görünenin altındaki gizli acıya sahiptir. Bu acıyı gidericek bir şey yoktur. O da intiharı seçer. Başarılı olamaz. Ünlü bir psikiyatri hastanesine düşer. Hastanede birbirinden farklı deneyimlerle dolu insanlarla karşılaşır ve yaşama tutunmaya karar verir ama doktoru ona öyle bir şansı olmadığını intiharının onda kalıcı bir etki bıraktığını 1 hafta sonunda öleceğini söyler. Açıkcası bende öleceğine inandım ve Veronika da hastanedeki herkes inandı. Hastanedeki kişilerde ve Veronikada bu durum bir takım değişikliklere neden oldu.Anlam bulmak için kayıp mı etmek lazım acaba ? Veronika kaybederken buldu, hastanedekiler kayıp edileceğini hayatın kırılganlığının farkına varınca aydınlandı. Kitabın sonunda Hastanenin baş hekimi Veronika üzerinde tarihe geçeceğini düşündüğü bir deney yaptığını öğrenince
Veronika Ölmek İstiyorPaulo Coelho · Can Yayınları · 2020102,3bin okunma
Reklam