Ayşe Gül Sezgin

Puan vermedi·83 syf.·
2026 2. kitabı
Satranç, kısa olmasına rağmen insanın zihninde uzun süre kalan bir kitap. Sadece bir oyun anlatmıyor; zekâ, yalnızlık, güç ve insanın kendiyle verdiği mücadeleyi de satır aralarına yerleştiriyor. Mirko karakterini okurken Her Çocuk Özeldir filmi geldi aklıma. Dışarıdan bakıldığında “eksik” ya da “yetersiz” görülen ama doğru alanı bulduğunda parlayan insanlar… Mirko için bu alan satranç. Herkesin anlayamadığı bir yerde, sezgisiyle ve içgüdüsüyle olağanüstü bir yetenek sergiliyor. Dr. B. ise bunun tam karşısında duran bir karakter. Bilgiyle, disiplinle ve zorunlu bir yalnızlıkla şekillenmiş bir zekâ… Satranç onun için bir yetenekten çok, hayatta kalma biçimi. Aynı oyunun, iki farklı insanda nasıl bambaşka anlamlar taşıyabildiğini görmek kitabın en çarpıcı yanlarından biri. Kitap bana şunu düşündürdü: Herkes her şeyde iyi olmak zorunda değil. Ama herkesin, kendini tutabildiği ya da kendini kaybettiği bir alan mutlaka var. Kısa ama yoğun, sade ama sarsıcı bir eser. Okurken değil, bitirdikten sonra etkisi artan kitaplardan.
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,4bin okunma
Reklam
İçimde bir şey haklı çıkmak istemekteydi, ama ne yazık ki kendisiyle tek savaşabileceğim, içimdeki öteki Ben'di
Sayfa 56
O kadar yandı ki canım Sonunda karşıdan baktım Ne göreyim? Kendime yıldızlardan daha uzaktım
Müzik
Dört elle sarıldığımız birçok kıymetlerin; uğrunda, sahici bir insan gibi kalbimiz ve kafamızla yaşamayı feda ettiğimiz binlerce sözde mühim şeylerin ne kadar kolay fırlatılıp atılabileceğini bana öğreten Yusuf! Benden de sana selam olsun...
Sayfa 67
Alıntı
İnsanlar, duygular, hayaller de böyle.
Uzaktan erimiş kurşun gibi parladığını gördüğüm bu su beni yolumdan alıkoyuyor. Düşünmüyorum ki, o su, ancak uzaktan çok güzeldir. Onunla yakından temas etmek, bir sürü küçük, fakat yekûnu büyük münasebetsizliklere katlanmaya mecbur olmak demektir
Sayfa 60
Alıntı
Reklam