İnsan bunun kıymetini çocukken pek bilmiyor da, o anneyi bir kere yitirdikten sonra hani belki rüyama girer umuduyla kendini zorlayarak uyumaya çalıştığı yıllar boyunca kafasından dank ede ede anlıyor.
O dönemlerde birbirlerine derin bir nefret besleseler de bilginler arasında adet haline gelmiş o övgü dolu giriş sohbeti yaşandı. Aslında bu gelenek günümüzde de sürmektedir. Başka bir bilgine iltifat eden bir bilginin ağzı ,içine zehir katılmış bir bal kavanozudur.