Kitap Müzesi

Kitap Müzesi
@kitappmuzesi
𝓘 𝓪𝓶 𝓪 𝓦𝓻𝓲𝓽𝓮𝓻* *𝓪𝓷𝔂𝓽𝓱𝓲𝓷𝓰 𝔂𝓸𝓾 𝓼𝓪𝔂 𝓸𝓻 𝓭𝓸 𝓶𝓪𝔂 𝓫𝓮 𝓾𝓼𝓮𝓭 𝓲𝓷 𝓪 𝓼𝓽𝓸𝓻𝔂
Üniversite
14 okur puanı
Aralık 2023 tarihinde katıldı
Alıntılar-
Puan vermedi·125 syf.··
2024 27. kitabı
Sen o zamanki ateşli delikanlıyı bulmak hülyasiyle bana geldin. Halbuki karşında yüreği galvanize edilmiş ihtiyar bir adam buldun. Ben artık kimseyi sevecek halde değilim. Hislerim artık mazide yaşanmış, geride kalmış aşkların hatırasiyle iktifa ediyor; âşık olmak tehlikesine karşı en iyi bir mâni teşkil eden tecrübeli fahişelerin işveleriyle kannaat ediyor... Ruhum bir narkozun tesiri altında uyuşmuş gibi bir halde olmasına rağmen, hâlâ âşık olmaktan korkuyorum. Sen ne istiyorsun? Vücutlarımız mütemadiyen değişip yenileşiyor; bir hücrenin yerine bir başkası geliyor; zaman, en ufak protoplazma habbelerinden hududu tâyin edilemiyen fikirlere kadar her şeyi değiştirir, yedi sene içinde vücut baştan başa, tamamiyle değişir: Yedi sene evvelki etler, kemikler, kan ve beyinden artık eser kalmaz. Onların yerine başka etler, başka kemikler, başka bir yağ, başka bir kan gelmiştir. Sen bizim bundan evvel birbirimize tesadüf ettiğimizi mi zannediyorsun? Fakat hayret! Ne sen, ne de ben on beş sene evvel birbiriyle buluşan kimseler değiliz. Onlar bambaşka, bizden tamamiyle ayrı kimselerdi! Sen ve ben birbirine evvelce dünyanın hiçbir tarafında tesadüf etmemiş iki yabancıyız. Benim bu yedi sene nazariyesine aklım yatmıyor. Sen hâlâ içimizde bir seyin olduğu gibi kaldığına, bir şeyin değişmediğine, bir şeyin silinip kaybolmadığına inanmak istiyorsun! Fakat ben sana vücudun, her üç ayda mobilyasının bir parçası değiştirilen bir ev cudu hiç durmadan boyuna değişip yenileştiğini tekrar ediyorum. Yedi sene sonra bu mobilyalardan, eskilerinin varlığına delalet edecek hiçbir alâmet kalmamacasına hepsi yenilenmiştir. Beni geçen sene bırakıp giden karım, benimle on sene evvel evlenen kadın değildi. Başka bir kadındı. Bundan dolayı da kendisini, ötekinin bana ettiği sadakat yeminini tutmakla
Mavi Gözlü PrensPitigrilli · İnsel Kitabevi · 19502 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Alıntılar
Puan vermedi·220 syf.··
2024 26. kitabı
Bizi yabancıların miskin seviyelerine alıştıran şey, onların yanımızda bulunmalarıydı. Fakat her türlü gürültü kesildiği, her türlü hareket yok olduğu zaman, bizi yükselten, bizi gerçek seviyemize götüren itici kuvvet nasıl bir kuvvetti! ~~~~ -Evet ama, o zaman onu sevmiyordum. Şimdi? -Şimdi seviyorum. -Bu sevgi, böyle, birdenbire mi doğdu? -Evet. -Luce evlendikten sonra, sende de evlenme hevesi depreşti. Ondan geri kalmak istemiyordun. Sana bir erkek isterdi. -Hissetmekten kendin âciz olduğun duyguları kir- letmeye yeltenme! -Bu âczimle iftihar ederim! ~~~~ ...o ne uzaklıktı! Biribirlerine yabancıydılar. Yabancıdan da beterdiler; çünkü, yabancılar arasında tanışma, dostluk kurma imkânları daima vardı; onların arasında ise hertürlü anlaşma imkânı ölmüştü. ~~~~ Her aile kendi kabuğuna çekilmiş, neşeleriyle, kederleriyle, meraklarıyla oraya kapanmıştı. Her aileyi sağdaki, soldaki, üstteki, alttaki öbür ailelerden yalnız ince bir çimento tabakası ayırıyordu; onların da kendilerine göre neşeleri, kederleri, merakları vardı, komşularınkiler umurlarında bile değildi. Zar biçimi kesilmiş, özenle kutuya yerleştirilmiş insan hayatlarından bir yığın. ~~~~ Luce öfkelendi, parmaklarını şaklattı. Küçük fino, dizlerinden atladı, kuyruğunu sallaya sallaya, minderine doğru gitti. Gérard: "Bu hayvan bir filozof." dedi. «Niçin?>> «Çünkü, bir kadının sinirlendiğini görünce köşesine çekilip uyumayı tercih ediyor. Ben de onun gibi yapacağım.>> ~~~~ Artık herşey bitmişti. Gerçekleşebilecek bir şey gerçekleşememişti. Başka birisini mi bulmalıydı? O, Luce gibi, rastgele bir kimseyle evleneceklerden değildi. Öfkesiyle, yoksunluğuyla yalnız kalacaktı. Kendisine yalnız bir hayat düzenleyecekti. ~~~~ ...kişiliğini feda etmesinin ne önemi vardı? Zevk içinde kendinden geçmek nefîs bir şey olsa
2024 Okuma Raporları
ÖrümcekHenri Troyat · Güven Yayınevi · 196712 okunma
"Yeniden Buluşmak"
9/10
·384 syf.··
2024 25. kitabı
Her genç kızın, çocukluğunda kitaplarına sıkı sıkıya tutunduğu bir yazar vardır. Hevesle okuduğu o kitaplar henüz farkında olmasa da var olacak olan bir hayatın temellerini oluşturur. Duygularını, düşüncelerini ve de elbette hayata bakış açısını... Tüm bunlar kitapların bir sihridir ve henüz genç bir kızken okunan kitaplar bu genç hayatlarda daha sonra okuyacağı kitaplardan daha büyük bir etki yaratır. Benim için o yazar Sarah Jio'ydu. Çok erken başlamıştım bu yazarın kitaplarını okumaya. Dürüst olmak gerekirse yeni bir ortaokul öğrencisinin okumasının pek erken olduğu bir yaştı. İlk okuduğum kitap Böğürtlen Kışı'ydı hatta. Beni o yaşımda çok etkilemişti ve hayatın zorluklarının farkına varmam, sakin geçen çocukluk dönemimde o zaman başlamıştı. Hayat, benim yaşadığım gibi her zaman sevinçle dolu değildi. Çocuk aklıyla bu zamana kadar hep öyle düşünmüştüm ve okuduğum kitaplar da bunu kamçılıyordu. "Hayat şefkatli bir dosttur." Oysa o kitabı okuduğum zaman bazı şeyleri irdelemeye başladım. Hoşuma gitti de bu yaklaşım ve kendimi yazarın tüm kitaplarını çölde susuz kalmış birinin hevesiyle içerken buldum. Yazarın geçmiş ve şimdiyle kurduğu bağlantılar beni öyle meraklandırıyordu ki, var olan trajik hayatların güzel sonlarında kendimi avutmaya başladım. Hepsi kalbimde derin bir iz bıraktı teker teker. Özellikle "Yağmur Sonrası" kitabı. Bir günde bitirdiğim için evde nasıl da gururla dolaşmıştım! Beni aşırı derecede okumaya bağlıyordu yazarın kitapları ve bundan hiç ama hiç şikayetçi değildim. Derken araya zaman girdi. Okul telaşıyla sevdiğim çocukluk yazarımdan koparıldım. Liseye geçtiğimde artık genç bir kızdım ve bazı şeyleri daha açık bir gözle sorgulamaya başladım. Ah! O zamanlar içimde kelebekler uçuşturan aşkların ihanet hikayeleri olduğunu anladığımda içimde bir
2024 Okuma Raporları
Londra'dan SevgilerleSarah Jio · Epsilon Yayınevi · 20222,207 okunma
Uğultulu Tepeler -spoi-
10/10
·
Beğendi
Biraz üzerine düşünürsem, Hareton ile Cathy'inin sonu, benim istediğim Heathcliff ile Catherine içindi.Ah keşke! Ne olursa olsun Catherine kalbini dinleseydi onun aşkı Heathcliff'in kinini kesinlikle söndürebilirdi. Burada kararlar çok önemli.Bir kişinin iradesi bile başkalarının kaderini ne denli değiştiriyor! Hareton ve Cathy'nin sonu beni öyle mutlu etti ki kitapta en sevdiğim bölüm onların birbirlerinin arkadaşlıklarını kabul ettikleri olacak.İçimde bir umut kırıntısı vardı ama ciddi ciddi sonlarının birlikte olacağını beklemiyordum.Heathcliff ile Catherine'nin yarım kalmış hikayelerini tamamladılar.Beni çok mutlu etti.Bence Catherine biraz daha cesur olsaydı onların sonu da böyle mutlu bitecekti. Burada Mrs. Dean'in etkisi, onun kararları ve duyguları romanda öyle önemli bir yer tutuyor ki,diyebilirim, Mrs. Dean bu romanın başrolüdür. Kitaptaki tüm sonu neredeyse o hazırlamıştır. Okuduğum çoğu kitapta böyle bir şeye rastgelmedim.Ama yan karakter gibi gözüken hizmetçi bir kadının romanda böyle bir rolü üstlenmesi beni çok etkiledi. Çünkü ne olursa olsun kararlarımız, seçimlerimiz, bu dünyaya en küçük bir katkıda bulunmadığını söyleyenlerimiz bile tüm insanlıkta öyle bir söz hakkına sahip ki, kaderimiz yön değiştirdiğinde büyük bir kısmını ona yüklemekten çekiniriz.Çünkü tek başrolün biz olduğunu sansak da bu hayatta, aslında sadece yönetmeniz. Onun haricinde yalnızca filme uyan oyuncuları izleriz.
1000k
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Can Yayınları · 202557,8bin okunma