Herman Hesse çok özel bir yazar, hayatını incelediğimde çok etkilenmiştim. Bozkırkurdu ve Siddarta yı okuduktan sonra yazarın diğer eserlerine de devam etmek istedim. Yazılması on yıl sürmüş bu eser Nobel edebiyat ödülü de kazanmıştır. Bir de Kamuran Şipal çevirisiyse gerçekten tadından yenmiyor. Şimdi kitaba gelirsek itiraf etmeliyim ki başlangıç olmamalı çünkü okunması öyle kolay değil sakin bir ortamda düzenli ve çok da ara vermeden okunmalı. Cümleler uzun bazen tekrara girebilirsiniz ama ben derim ki cümleyi baştan tekrar okumayın bir süre sonra alışıyorsunuz usluba ve akıp gidiyor. Distopik ile ütopik arasında kurgu gidip geliyor. Kastalya adında bir eyalette zeki çocukları sıkı sınavlardan geçirip onları eğitip elit bir sınıf yaratılıyor. Bu çocuklar bir hiyerarşik bir yapıda sürekli müzik,sanat,edebiyat,matematik be bir çok bilimle uğraşıyorlar. Ana karekterimizi Knecht in çocukluğundan onun Magister liğe kadar yükselmesini bir oluşum içerisinde ki buna Buildings roman deniyor harika bir şekilde anlatılıyor. Knecht başarıları arkadaşı ile tartışmaları büyümesi tüm okulun aslında çevreden kopuk siyasetle ilgilenmeyen ülke sorunlarıyla ilgilenmeyen içe dönük bir tarikat ta yaşananlar konu edilmiş. Bu arada hayal kırıklığı yaratmasın ama boncuk oyununun nasıl bir oyun olduğu anlaşılmıyor arkadaşlar bence zaten sembolik bir anlatım. Ama tam bir edebiyat şöleni. Anlatım uslup konunun işlenişi ince bir işçilikle işlenilmiş. 1943 yıllarında yazılan bu eserde knecht magisterliğe yükseldikten sonra Benedict rahibiyle görüşmesi karşılıklı konular üzerinden tarihi ondan öğrenmesi onun içinde bulunduğu tarikatı aslında çok da işe yaramadığını hatta hayatı sadece kastalya nın içerisinde uzaktan seyredip tüm olanlara kayıtsız kalmasının anlamsızlığını sorguluyor. Yazar