Elverir ki, ortada bir hicap perdesi kalsın ve her şey sınırlı bir edep tülü altında gizlendirilsin... Yoksa kadın, asliyle Hristiyanlıkta yol kesici bir engel, İslamiyette ise yol verici bir kanat... Tek ölçüleri bilinsin ve Allah Resulünün kati mizacına bürünmenin sırrı tadılabilsin...
Yunus, mezar taşına "hece taşı" demekle ne kadar derinlere inmiştir. Evet, hayat tek heceden ibarettir ve onun ismi "an" dır. Tek bir ân yaşıyor sonra, sonra hakikatte kopuk bu "an"ları birleştirerek ahmak bir kemmiyet oyununa girişiyor 3,5,90,100, yaşadığımızı sanıyoruz.
Gözler, gözler... Selma'nın gözleri...
Gözler, içinde ya merhamet, ya nefretin ışıldadığı bir kandildir; yahut tevekkül veya şüphenin tüttüğü... Bazen de ve çok defa sönük ve bomboş...
Selma'nın gözleriyse, merhametle tevekkülün renklerini elâ bir bal damlasında toplamış, acıyan ve razı olan mânâ yatağı...
Gördüğüm, değildi bildiğim dünya...
Demek ki, yaşadığımızı sandığımız hayatın üstünde bir hayat var; ama onun bestesini zaptetmeye mahsus akort bizde eksik... Bu eksikliğin adı da- ne tuhaf!- sıhhat...