Kitap 1928 yılında Fransızca olarak basılmıştır. Panait Istrati sadece ilkokul eğitimi almasına rağmen sonradan sözlüklerden Fransızca’yı kendi kendine öğrenir ve neredeyse tüm eserlerini Fransızca yazar.
Baragan’ın Dikenleri 1948 yılında Rumence’ye çevrilmiştir. Rumence’ye çevrilmesinden 5 yıl sonra Türkçe’ye çevrilmiştir.
Roman mükemmel bir Baragan ovası tasviri ile başlar. Peki nasıl bir Baragan ovasından bahsediyoruz?
• Köylülerin içinde mücadele ettiği yoksulluk ve sefaletten suçlu,
• İnsanlarla sürekli bir savaş halinde,
• Onlara dikenler sunan,
• Zehirli ve ağaçsız,
• Suyu yerin derinliklerinde tutan
bir topraktır.
Romanda Anne, baba ve bir erkek çocuktan oluşan, geçimlerini bataklıklarda tuttukları balıkla sağlayan, barakada yaşayan bir aileyi tanırız. Anne Anica, yıllardan beri biriktirdiği birikimle başka köylerde balık satmak için bir at ve araba satın alır ve Baba Marin ve oğlu Matache yola koyulurlar. Oğul Matache aynı zamanda anlatıcımızdır.
Panait İstrati’nin eserlerinde bolca kendi hayatından izler görebilirsiniz. Babasını tanımamış, geçimini çamaşır yıkayan bir anne ile büyümüştür. Bu romanda da güçlü bir anne karakterini ve varla yok arasında, sessiz sedasız, kendi halinde bir babayı görüyoruz.
Evden ayrılmak ve Baragan’da yolda olmak, baba ve oğlun kaderinin değişmesine neden olur.
Yolda Matache yeni arkadaşı Ionel ile karşılaşır, Bragan’ın çağrısı onları cezbeder ve evlerinden ayrılıp, Baragan’da dikenlerin peşinde yola koyulurlar. Monotonluktan ve sefaletten kaçabilecek bir yer ararken yolda Jandarmaların öldürdüğü insanları, kocasını arayan bir kadını görürler ve tam bu noktadan sonra, yazar yavaş yavaş 1907 Romanya Köylü İsyanı’nı işlemeye başlar.
Sefil bir haldelerken Ionel’in abisi ile karşılaşırlar ve onlarla beraber bir köyde