Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Hoşgörünün ve Ahlakın Önemi
8/10
·227 syf.··
2021 54. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2021 15:05
Kitabın ilk baskısı 1934, bendeki baskısı da sahaftan aldim : 1965.Eski kitaplari seviyorum.100 temel eserden biri ayrica Akdeniz. Osmanlı Devleti yılları, 1900 ün başları, İskenderiye, Kahire, Beyrut, Şam illerinde yaşanan yani Akdeniz kıyılarında yaşanan bir Romanyalı gencin başından geçerleri anlatıyor kitap.Gencin adı Adriyen. İçki, uyuşturucu, fuhuş, kumar, ahlaksızlık gibi temel bazı kötülüklerin olumsuz neticelerini gözler önüne serer kitap.Basit bir anlatımı vardır.Olayları Adriyen in gözünden anlatır. Hoşgörünün kıymeti vurgusu kitabın aslında amacıdır. Adriyen in en büyük amacı yazarında doğduğu yer olan İbrail den kurtulmak ve Akdeniz kıyısında bir ülkeye gidip orada yaşayıp hayatını orada idame ettirmektir.Ama bu fakir gencin çıkmış olduğu Akdeniz yolculuğunda hiçbir zaman işleri yolunda gitmemiştir.Adriyen saflığın örnegi gibidir.Tüm kötülükler onu bu iyilik yolundan döndürmez. Gemi yolculuğunda Musa adından bir Yahudi ile arkadaş olmuştur.Musa, güzel kızı Sara yı kurtarmak için bu yolculuğa çıkmıştır.Kızı kötü insanların elinde masum bir genç kızdır.Güvendiği insanlar tarafından kötü yola düşmüş bir kadındır.Saflığın ve aşk sarhoşluğunun kitapta karşılığıdır. Kitap, mesajlarını kurşun atar gibi çok net bir şekilde bizlere göndermiştir.Kazanan en neticesinde saflık, temizlik, iyilik olmuştur. Panait Istrati nin amacı da budur.Musa isimli Yahudi babaya çok üzüleceksiniz.Memleket özlemi de kitapta vurgulanan başka bir konudur. Panait Istrati ile ilgili de birkaç kelime söyleyerek kitabı incelemeye son vermek istiyorum : Balkanların Maksim Gorki si diye anılır.Fransızca bilir.Eğitimini bu ülkede almıştır.Kitaplarını Fransızca yazar.Elif Şafak geldi aklıma.O da bildigim kadarıyla Ingilizce yazıyor.Politikayı değil, insanı değerleri önemli görür yazar.Bu kitapta ki baş
Edebiyat
AkdenizPanait Istrati · Varlık Yayınları · 19951,912 okunma
10/10
·174 syf.·
2025 13. kitabı
Bu kitapta neler var? Dostluk var, sevgi var, aldatma var, ihanet var, güneş var masmavi denizler var, o çalışmak zorunda olmanın verdiği pis baskı var. İnsanın ruhuna yabancı olmayan tüm duygular ve o ruhu en çok etkileyen doğa var. Baş kahramanımız Andrey Romanya’da doğup büyümüş ama hani o hepimizin içinde bir yerlerde olan ‘her şeyi bırakıp gitme isteği’ var onda da, köksüzlük hissi, aidiyetsizlik, e tabii bir de sıcak iklimlere duyduğu derin özlem. Evet soğuktan bezmiş artık yazarımız, dünyadaki en zor şey başını sokacak bir damının olmayışı ve açlıktır diyor. Ama siz akdenizlilerin bilmediği insanın içine işleyen bir şeytan ‘’soğuk’’ var diyor. Aç kalacaksam da güneş kemiklerimi ısıtırken denizin kokusuyla huzur bulurken aç kalayım diyor. Belki de karnım tok olsa, bir evim evim de beni bekleyen karım ve çocuklarım olsa güneşi bu kadar önemsemezdim o gün havanın nasıl olduğu umrumda olmazdı ama insanın elinde hiçbir şey yoksa açsa o gün güneşi görünce bugün üşümeyeceğim en azından diyor. Sıcaklıkta teselli buluyor. Böylece Akdeniz’e yolculuğumuz başlıyor. Bir geminin üzerinde onunla beraber yolculuk ediyorsunuz siz de, karakterler o kadar bizden kii onlarla gülüp onlarla ağlıyorsunuz. Andrey’in gezdiği yerlerde tanıştıkları farklı dinlerden farklı milletlerden insanların hikayesini okuyorsunuz.Mihail ile olan o büyük dostluğunu okuyorsunuz, peki bu dostluğun arasına herhangi bir şey girebilir mi? Mesela para ? Verem olan sürünerek ölmek istemeyen Mihal’in erdemlerinden vazgeçişini , bir dostluğun nelerin üstesinden gelebileceğini okuyorsunuz. Kah Andrey’in yerine geçip ‘’Mihail nasıl böyle oldu?’’ diye hayıflanıyorsunuz Kah Mihal’in yerine geçip ‘’başka çarem mi vardı?’’ diyorsunuz. Musa var bir de, kızını aramaya yollara düşmüş, bir babanın dayatılan namus
AkdenizPanait Istrati · Varlık Yayınları · 19951,912 okunma
8/10
·174 syf.··
2020 43. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2020 20:36
Panait Istrati 51 yıllık yaşamında özgürlüğünün peşinden koşan, hatta belki daha doğru bir ifadeyle “kafasının dikine giden” bir işçi sınıfı yazarı. Yoksul bir aileden gelen, babasını hiç tanımayan, çamaşırcılıkla evi geçindiren annesinin kazandığı ile bir yandan okumaya çalışırken diğer taraftan kendini bekleyen kaderinden; bir eş, bir dolu çocuk, kıt kanaat geçinen bir aileden son sürat kaçan bir yazar. Serseri bir hayat süren ve kalıplara girmeyi reddeden yazar bir dönem Bolşevizm’e ilgi duymasına ve çeşitli eserlerinde bu sevgisini ve Bolşevik propagandayı okurları ile paylaşmasına rağmen, artan zulüm ve nüfuz kullanımı sonucu eski arkadaşları ile bağlarını da aynı cesaretle atmış ve “Troçkist”, hatta “Faşist” olarak suçlanmasına rağmen geri adım atmamış. “Balkanların Maxim Gorki’si” olarak adlandırılan; “serseri dahi” olarak da bilinen Panait Istrati tüm eserlerinde kendi yaşamından kesitler sunmuş. “Akdeniz” de yazarın kahramanlarının ağzından 1906-1909 yılları arası Akdeniz’indeki yaşamı aktarıyor bize. Romanın baş kahramanı Adrian Zografi Panait Istrati’nin kendisi, hatta bir nevi alter ego’su. Romanda Adrian ve arkadaşı Mihail ile Mısır’da, Beyrut’ta, Şam’da, Aynaroz’da ve nihayetinde vatanları Romanya’da geziyoruz. Gördüğümüz, 1900lerin başında, Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılmadan önceki son günlerinde, bu diyarlardaki günlük yaşamın yanında açlık ve sefalet içindeki küçük insanların hayata tutunma savaşı aynı zamanda. Yazarın kitabın sonunda tariflediği şekli ile “Musa gibi insan artıkları, Sara gibi kokotlar, Klein gibi sevda tellalları, Moldovan gibi dolandırıcılar ve Akdeniz’de kaynaşan bütün o serseri takımı”nın romanı. Dönemin atmosferini ve iki büyük dünya savaşına ramak kalmışken aşağı sınıfların hayat mücadelesini birebir tanıkların dilinden
Edebiyat
AkdenizPanait Istrati · Varlık Yayınları · 19951,912 okunma
KARMAKARIŞIK BİR DÜNYA
7/10
·174 syf.··
2019 163. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ekim 2019 21:24
YARIM KALAN BİR ŞEYLER VAR, AKLIMDAN HİC ÇIKMIYORLAR... İki defa yarım bıraktıktan sonra, tamam bu sefer okuyacağım dediğim kitabın artık sonuna gelmiş buldum kendimi.. Çok uzatmicam. Akdeniz akşamları kadar sıcak, nemli ve boğucu olmasa da, karmakarışık bı olay örgüsüne sahip olan bu güzelim kitap, bazen kendimle kavga etmeme neden oldu. Nasıl mı? Çok basit; zincir koptu, koptuğu yerden bağlamak için aradığım o halkayı bir türlü bulamadım. Kısa aralar verdim, ince belli bardaklardan çaylar içtim yine de kafayı resetleyip odaklamadım. Kafamda bambaşka şeyler vardı çünkü. Atamıyordum bir türlü... Neydi? Kimdi o dikkatimi dağıtan? Soylicem ama kimseye söylemek yok. Tamam mı? [Not: spoiler içerebilir, dikkatli tüketin (; ] Mihail . Hep onun suçu. Bir zamanlar maddiyata hiç önem vermeyen, ilim peşinden koşan, kendi halindeki bu "arkadaş", Akdeniz'de bambaşka biri olmuştur. Gözünü para hırsı bürümüştür. Kadın düşkünü adi birine dönüşmüştür. Öyle ki, Dönüşüm deki Gregor Samsa'nin fiziksel dönüşümü gibi bir değişim olmuştur Mihail'in ruhunda :( Bu durum beni gerçekten etkiledi desem çoğunuz " hadi beee, o kadar da değil" diyebilir. Ancak, durum bildiğiniz gibi değil. Kitaptaki karakterler sadece birer sembol. Bu semboller gerçek hayatta, birilerini cagristiriyorsa işte o zaman anlamını buluyor, okuma yolculuğunuza bir heyecan katıyor. Heyecan mı dedim ben :/ Kahretmesin, o hayal kırıklığı olacaktı. Neyse, Mihail değişiyorsa değişsin. Bana yüreği güzel bir Adrien Zagrofi yeter. Evet, adam gibi adam, madde için kişiliğinden taviz vermeyen, saflığını, ruhunun güzelliğini koruyan Adrien. Adrein,hayatının monotonluğundan bıkar ve daha güzel bir hayat gayesiyle Mısır'a gitmeye karar verir. Ve Yola çıkar. Yolda yoldaş edinir, adı Musa. Bu Musa Nil'in musasi değildir. Elinde
Edebiyat
AkdenizPanait Istrati · Varlık Yayınları · 19951,912 okunma
Bizim Akdeniz
8/10
·174 syf.·
2023 16. kitabı
Kitap, yazarın kitabın başında ifade ettiği gibi yazarın kendi hayatından yola çıkılarak yazılmış. Bir seyyahın serüvenlerini anlatan kitapta dünyayı ve insanları tanımak için cesur, yarını hesap etmeden sadece görmek ve bilmek isteyen bir kahramanı kendi gözünden anlatıyor. Son dönem Osmanlı topraklarında geçen bu yolculuk bana o dönemki kültürel, siyasal, toplumsal ve ekonomik yaşantı hakkında canlı bir izlenim kazandırdı. Uğraşılan sorunlar başka olsa da bu sorunların nedenleri günümüzde de geçerliliğini koruyor. İnsanın insana güvensizliği üzerine kurulu bir düzen ve biri tarafında aldatılmamak için cingöz olan insanların hayatların girip çıkıyoruz kahramanla birlikte. Olaylar, kahramanın istemi ve planı dışında gelişse de tek amacı anlamak ve hesapsız yaşayabilmek olan kahramanın ağzından pişmanlık veya şikayet anlamında cümleler çıkmıyor. Tek derdi insanları, onların yaşamlarını, yaşamı anlamak ve anı yaşamak olan bu kahramanın yazarı bize güzel bir serüven romanı sunuyor.
İnsan ve Hayat
AkdenizPanait Istrati · Varlık Yayınları · 19951,912 okunma
8/10
·174 syf.··
2021 11. kitabı
Okurken sık sık İsmet Özel’in Akdeniz’in ufka doğru mora çalan mavisi şiirini hatırlatmıştır. Bunun sebebi de okurken sizi uzaklara baktırıp ve hep yeni bir ufuk çizgisi çektirmesidir. Etkileyici bir yol ve arkadaşlık hikayesidir. Akdeniz’in şehirlerini ve bu coğrafyayı sevdirecek bir eserdir. Yazarın dili sade ve akıcıdır. Yaşar Nabi Nayır tarafından dilimize çevrilmiş basımını okumanızı tavsiye ederim. Keyifli okumalar. Akdeniz Panait Istrati
Roman
AkdenizPanait Istrati · Varlık Yayınları · 19951,912 okunma
7/10
·174 syf.·
2020 33. kitabı
Romanın kahramanı Adrian tam bir akdeniz aşığı dünya insanı... Nereye giderse oralı, neye isterse ona inanan, özgürlüğü uçlarda yaşayan kahramanımızın maceralarını okuyoruz. 100 küsür yıl önceki Akdeniz çevresi ülkelerin kültürel ve coğrafi özelliklerini çok güzel betimlemiş. Sanki otobiyografik bir gezi yazısı okuyormuş gibi hissettim. Yazarın dili akıcı ancak olay örgüsü yerine gözlemler var , bir çok kişiye sonra ne oldu acaba diye düşünüyorsunuz. Karakter analizi ve betimlemeler güzel olsa da edebi yanı ve olay örgüsünün zayıf olduğunu düşünüyorum. Yine de olunmaya değer
Edebiyat
AkdenizPanait Istrati · Varlık Yayınları · 19951,912 okunma
9/10
·174 syf.··
2020 60. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2020 14:25
Sıcak ve samimi bir dil. Yaşar Nabi Nayır'dan özenli bir çeviri. Yer yer oldukça iyi metaforlar içeriyor. Kitaptan bir kaç alıntı ile sizleri başbaşa bırakıp, okuma listenizdeki yerini alacağına emin olduğumu belirtmek istiyorum. Kitapla ve sağlıcakla kalın 1)Başkalarının felâketi yanında, bana mutluluğumu üzerinde sunacakları altın tepsiyi hiç çekinmeden yere fırlatırdım. 2) Hiç eksiğiniz yokken erdemli olmak ne kolaydır. 3) Şiir yazıp yazmadığını soran Romen keşişe: - Hayır! Yazmam delikanlılık çağımda denedim. Ama çamurumla Tanrının zemzemini kirletmenin bir küfür olduğunu çarçabuk farkettim. Yalnız Tanrılar ve şairler yaratırlar diyen eski Yunanların hakları varmış. Ve böyle yaratıcılardan dünyaya ancak yüzyılda bir tane gelir.
AkdenizPanait Istrati · Varlık Yayınları · 19951,912 okunma
Puan vermedi·174 syf.··
2019 30. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2019 18:59
Kitabı arkadaşımın kitaplığında tesadüfen gördüm ve bir anda bir şeylerin beni bu kitaba çektiğini hissettim. Bitirdikten sonra hissettiklerim de aslında en baştaki hislerimin ne kadar doğru olduğunu gösteriyordu. Kimimizin içinde hala bulunan kimimizin de hayatın akışına kapılmaktan unuttuğu "özgürleşme" hissini derinden yaşadım. Zaten zaman zaman her şeyi bir kenara bırakıp bambaşka mekanlara gitme isteği duyardım. İşte bu istek ve bunun yaratacağı hisler zihnimde gerçek gibi canlandı adeta. İnsanın kendini sorgulaması, dostluklarını ve insanlarla olan ilişkilerini sorgulaması adına oldukça yararlı bir kitap. Sizi alıp düşünceler denizine sürükleyecek o kadar çok cümle mevcut ki... O yüzden fırsatı olanların mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum.
AkdenizPanait Istrati · Varlık Yayınları · 19951,912 okunma
Puan vermedi·174 syf.··
2025 32. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2025 22:33
Bazı yerler vardır, sana iyi gelmese de senden bir parçadır. Çünkü orada sadece yaşadığın olaylar değil, senin kim olduğun, neyi aradığın, neyi özlediğin gizlidir. Adrian için Akdeniz belki bir arayışın simgesi. Özgürlük, sıcaklık, dostluk, anlam… Ve bazen insan en güzel anılarından çok, en çok kedini hissettiği yerlere bağlanır. Hikayemiz Adrian’ın gemi ile Romanya’dan Akdeniz’e yolculuğu ile başlar. Yolculukta tanıştığı Musa’nın peşine takılarak türlü maceralar yaşar. Adrian’ın kırılgan iç dünyası, Musa’nın çaresizliği, Mihail’in hayatın anlamını maddi başarıda ararken trajik hikayesi. Çok güzel ve akıcı bir kitaptı. Tavsiye ederim. İçinde derin anlamlar barındırıyor.
AkdenizPanait Istrati · Varlık Yayınları · 19951,912 okunma

Yazar Hakkında

Panait IstratiYazar · 23 kitap
Romanya'nın bir liman kenti olan İbrail'de doğan yazar, gençliğini, aralarında İstanbul'un da olduğu pek çok Osmanlı kentinde geçirdi. Babası Yunandır. Mısır'ı, Lübnan'ı, Suriye'yi gezdi. Bu dönemde, bulduğu bir sözlük sayesinde Fransızca öğrendi. 1921 yılında, Fransa'nın Nice kentine giderken, yalnızlığı dolayısıyla intihar girişiminde bulundu. O sırada üzerinde Romain Rolland'a yazılmış fakat henüz göndermemiş olduğu bir mektup bulunuyordu. İlk romanı Kira Kiralina (Yaşar Nabi Nayır tarafından Türkçeye çevrilmiştir) 1923 yılında Romain Rolland'ın yazdığı önsözüyle birlikte basılmıştır. Panait Istrati tüm eserlerini anadili olan Rumence değil, Fransızca olarak yazmıştır. Türkçeye de çevrilmiş önemli eserleri arasında, Arkadaş (Mihail), Akdeniz, Sokak Kızı (Nerantsula), Angel Dayı, Kodin, Baragan'ın Devedikenleri, Uşak (Méditerranée) ve Sünger Avcıları gelir. Gençlik yıllarında devrimci hareketlerin etkisine kapılmış olan Istrati, 1929'da Komünist Partinin daveti üzerine Sovyetler Birliği'ni gezdikten sonra umutsuzluğa kapılmış ve politik mücadelenin dünyada bir şeyleri değiştirmek için yetersiz olduğu fikrini edinmiştir. Pek çok romanında da politikadan, politik mücadeleden çok insanı insan yapan değerler üzerinde durması bu yüzdendir. Panait Istrati romanlarının çoğunda yaptığı yolculukları anlatır. Fakat gezdiği ülkeler değil, tanıdığı insanlar ön plandadır. Istrati'nin eserlerinde gerçek bir insan sevgisi hissedilir. Bu karşılıksız ve koşulsuz sevginin hikâyesindeki kahramanların başına getirdiği belalar kadar, onlara yaptığı katkı da nesnel bir biçimde anlatılır. Panait Istrati'nin şaheseri olarak Arkadaş (Mihail) adlı kitabı gösterilebilir. Bu kitapta, Panait Istrati'nin pek çok başka romanındaki başkahramanı da olan Adrian Zografi ile Mihail'in arkadaşlığı anlatılır. Bu arkadaşlık, ideal bir sevgi görüşünü simgelemek için kullanılmıştır. Istrati birçok başka eserinde de arkadaşlık temasını kullanmıştır. Hatta bu eserlerin çoğunda büyük, efsanevi aşklar bile arkadaşlıklar uğruna feda edilmişlerdir.