Tanrı korkusu, Tanrı sevgisi içindir, Tanrı sevgisine, yerleşecek sağlam bir alan hazırlamak içindir. Nasıl ki, bir anıtı dikmeden önce, onun konacağı yer, dümdüz edilir. Tanrı sevgisinin de, ruha, bütün uygarlığıyla oturması için, ondan önce yerleşmiş, ruhu tutsak kılmış vehimler, şüpheler, yanlış düşünceler ağı pürüzler ve kabartmalar, Tanrı korkusuyla giderilir ve ruh, kendi öz toprak düzeyine, platformuna kavuşturulur.
Duygu, düşünce, dram, trajedi, suyun üstündeki köpük dalganımları gibidir onun varoluş akışında. Ağır ve derinden akan varoluşunda. “Hâl”lerin kımıldanışı, “Makam”ı sürüklemez, canlı ve somut gösterir. “Hâl”ler, “Makam” atını uyanık tutan zaman sinekleridir erin yaşamında.
İslâm, ilâhî üslûbun insan ruhuna geçmesidir.
Dünya nimetleri, bu yüzdendir ki, bir nevi gök bağışlarıdır. Dünya sofrası, gök sofrasıdır.
İnsanın her kımıldanışında namazdan bir koku tüter. Nimetlere her el uzatışında, oruç, bir düşünüş, bir eleştiri, bir denetim gibi yaklaşır.