Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·233 syf.··
Beğendi
·
2022 6. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2022 22:07
Romanyalı yoksul bir çamaşırcı kadının oğlu olan Adrien Zograffi'nin en büyük hayali, Akdeniz'e ve Mısır'a gitmektir. Annesinin tüm ısrarlarına rağmen az bir parayla Köstence'den İstanbul'a ve oradan da Mısır'a gidecek olan bir gemiye biner. Gemide Musa aslı bir Yahudi'yle tanışır Adrien. Musa, evden kaçıp Mısır'da kötü yola düşen kızını aramak için bu yolculuğa kalkışır. Musa'nın hikayesi, Adrien'de bir acıma duygusu oluşturur ve ikili arasında bir dostluk başlar. Adrien, Musa'yla Mısır'a, Suriye'ye ve Lübnan'a geçer. Binbir maceradan sonra da Musa ölür. Ama Adrien'in hikayesi çocukluk arkadaşı Mikail'le devam eder. Roman -gezi yazısı demek daha doğru olur gibi- 1900'lü yılların savaş öncesi atmosferinde her milletten, her meşrepten çeşit çeşit insanları çıkarır karşımıza. Hayat, ölüm, dostluk, din, sosyalizm üzerine bilgelik dolu tespitlerle dolu çok güzel bir eser. Her bir sayfasını keyifle okudum. Tavsiye ederim.
AkdenizPanait Istrati · Karbon Kitaplar · 20201,912 okunma
Puan vermedi·233 syf.··
2021 30. kitabı
·
54 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2021 11:59
Kitabı değil ama bu birkaç satırı inceleyin: -Sonsuz yaşam insana kendiliğinden gelen bir ruh halidir. Sen buna, istersen, vicdanının tasarladığı biçimde bir safiyet içinde yaşama gereksinimi diyebilirsin. O zaman, sen ruhu kirleten tüm kötülüklerden kurtulursun. İlahi nur üstüne iner. İşte bu. Kurtuluş yolunu arayan adama bundan çok ne gerekir? Kuşkusuz, aydınlığa götüren basamakları çıkmak için tek yol olan duaya başvurulmazsa her şey boşunadır. İnsan Tanrı’ya seslenip ona yalvarmalı. – Peki ne demeli? – Sen ki dinsizsin, anadan doğma sağır ve dilsizler gibi hiçbir şey söylemesen de olur. Dua bir sürü sözcük demek değildir, ancak bir huşudur, bayağı halden ulvi hale geçiştir. – Bu yalnız manastırda mı yapılabilir? – Ha! Bu soruda iş karışır! İnsan bunu her yerde yapabilir, bir çukurun içinde ya da bir sarayda. Her şey yüreğindekine ve erişmek istediğin hedefe bakar. Örneğin bana tek başına manastır yeterli gelmedi. Ben yirmi yaşımdan beri keşiş ve rahibim, ama ancak Aynaroz’da dua ettiğim zamandan beri ruhum doyuyor. Bu dağa, bu korulara, bu uçurumlara, buranın sessizliğine, göğüne, Akdeniz’in bayağılıklardan tümüyle uzak oluşuna gereksinimim varmış. Bunlara erişmek için cinayetten bile çekinmezdim, ama Tanrı yardımcım oldu, tüm bunları ailemin sağladığı küçük bir para sayesinde elde ettim. Malvolmuştum! İşte hayallerini gerçekleştirmiş bir adam daha! Aydınlığı, huzuru, gizemi ile Aynaroz’un hayali beni kendine çekti.
AkdenizPanait Istrati · Karbon Kitaplar · 20201,912 okunma
Puan vermedi·233 syf.··
2023 5. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2023 17:07
Mısır’a doğru yola çıkılan uzun bir yolculuk, yeni yerler, yeni insanlar. Annesinin ve çevresinin evlen dayatmalarından sıkılmış, okumaya,keşfetmeye ilgili Adrien. Yolculuğunun yarısından biraz fazlasını daha başlarda gemide tanıştığı Musa ve onun kızını arama macerasında onun hikayesine ortak olarak geçiriyor. Kısa süreli işlerle uğraşıp kazandıkları parayı günlük ihtiyaçları için harcayarak zor şartlarda bir çok yer gezdiler. Öyle çok beğendiğim bir kitap olmamakla beraber benim için Adrien, kurduğu yeni işi ve yeni hayatını, kazandığı iyi parayı muhitinde kimsenin Hamleti bilmemesi ve Shakespeare’ı tanımaması dolayısıyla terk eden unutulmaz bir karakter oldu. Paradan daha çok dostluğa önem verdiği , kafasına yatmadığı işleri öylece bırakıp gidebilecek kadar cesurdu bence.
Edebiyat
AkdenizPanait Istrati · Karbon Kitaplar · 20201,912 okunma
6/10
·233 syf.··
2023 21. kitabı
Sanki bir resim sergisindesiniz ve yazar size insan tablolarını anlatıyor. Farklı ülkelerden insanların iyiliklerine ve kötülüklerine şahit oluyoruz. Yazar insanları ırklarına, dinlerine göre ayırmadan sadece insan olduğu için değerlendiriyor. Anlattığı atmosfer de tarih kitabı niteliğindeydi, o zamanın Osmanlı’sında Akdeniz nasıldı onu gördük. Gel gelelim çok yerde kitaptan koptum. Bir anda bu konuya nasıl geldik diye düşündüğüm yerler oldu dönüp tekrar okuma ihtiyacı duydum. Olay örgüsü koptukça kitabın sürükleyiciliği de kayboldu. Sonlara doğru sadece bitirmek için okudum, sevdiğim için değil. Belki de kitabı yanlış bir zamanda okudum bilemiyorum :)
AkdenizPanait Istrati · Karbon Kitaplar · 20201,912 okunma
Puan vermedi·233 syf.··
2023 18. kitabı
Adrien ZOGRAFİ, 22 yaşında iken, ilk kez 1906 Aralık’ında ülkesinden yola çıkıyor. Köstence’den İskenderiye’ye gitmek için Köstence’den gemiye biniyor. Bu onun ömrümde sayılı bir gün. Büyük savaşın öngününe kadar, idealist genç Akdeniz hayranı olmuştu. Romanya ve annesinin perişan bir şekilde mücadele verdiği İbrail, onu ancak kırlangıçların yuva kuracağı süre kadar az zaman aralıklarıyla görebiliyor. Kitapta Adrien, Akdeniz’de yaşadığı macera ve âdeta masal dünyasını kendi kaleminden anlatmaktadır. Panaît ISTRATÎ Romandan çok bir seyahatnameydi diyebilirim. Yazarın dili oldukça üslupsuz. Bir makale yazar gibi dümdüz bir dille yazılmış. Açıkçası eğlenmedim. Tavsiye etmem.
Akdeniz
AkdenizPanait Istrati · Karbon Kitaplar · 20201,912 okunma
Puan vermedi·233 syf.·
2022 10. kitabı
Bu kitap hakkında güzel bir analiz yapmış arkadaşımız: #136639891 Ben de ilave olarak şunları yazmak istiyorum. Yazar, kişi ve mekan betimlemelerini öyle güzel yapıyor ki, adeta romanda yazılanlar gözünüzün önünden bir film şeridi gibi geçiyor. Bundan tam 116 yıl önce dünyayı gezmek isteyen; sıcak havayı, denizi, gökyüzünü, ağaçları seven, özgürlüğün onun için vazgeçilmez bir hayat parçası olan gencin Akdeniz ülkelerine gitmek için bir gemiye atlamasıyla başlıyor her şey. Öncelikle romanda en iyi anlaşılan nokta: Gittiğiniz yabancı bir yerde hemşehriniz ya da aynı dinden, aynı dilden olduğunuz birine rast geliyorsanız, çok şanslısınız. İstisnalar dışında genelde kol kanaat gereceklerdir. Yazar ayrıca başkahraman, sabit bir yerde durmayı sevmiyor. Sabit bir işte çalışmaktan hoşlanmıyor. Karın tokluğuna, barınmaya karşılık çalışıyor çok kez. Sanatsal olan her şeye hayran. Yalnız kalmak adeta onun için bir ızdırap, kafa kafaya verdiği bir arkadaş onun için bir nimet. Annesinin evlilik için olan ısrarından her defasından kaçıyor. Fakat ara ara da düzenli bir yuva kurmanın iyi bir şey olabileceğini dile getiriyor. Gittiği yerlerde kadınların en aşağı mertebede olduğunu anlıyorsunuz. Kadın, sadece bedeniyle var. Başkahraman, ahlaksızlığa oldukça karşı ve hep de kendini tehlikeli kadın pazarlamacılarının, pazarlanan kadınların ve çalıştırıp emek karşılığını vermeyen zenginlerin içinde buluyor. Alkol, kumar, doyumsuzluk, aç gözlülük bu kitapta da birçok rezaletliğin, tehlikenin baş nedeni oluyor. Daha yazacak çok şey var fakat ben okuyup yaşamanızı öneririm.
İnsan ve Toplum
AkdenizPanait Istrati · Karbon Kitaplar · 20201,912 okunma
Puan vermedi·233 syf.··
2023 1. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2023 23:43
Yazarın okuduğum ikinci kitabı. Yazarın dili akıcı ve sürükleyici. Betimlemeleri de oldukça yerinde. Hikaye ise macera ruhu Adrien'in Romanya'dan çıkıp Osmanlı toprakları sınırlarında olan Akdeniz kıyılarında yaşadıkları konu edilmiş. Bu arada sosyal ve kültürel konularda işlenmiş diğer yandan para uğruna işlenen ahlaksızlarda ana konunun içinde. Adrien okumayı ve gezmeyi seven, parayı geri planda tutup hayatını idame edecek kadar olmasıyla yetinen, çoğu zaman yalnızlık hissinden kurtulamayan bir kişilik. Dürüst ve dostluğa önem vermesi çok tatlı... sevimli bir karakter. Keyifle okudum ve tavsiye ederim.
AkdenizPanait Istrati · Karbon Kitaplar · 20201,912 okunma
AKDENİZ / Panait Istrati (1934)
7/10
·233 syf.··
2021 26. kitabı
Yine #100TemelEser’den bir kitap. Aslında yazarın en iyi kitabı “Arkadaş”tır, fakat MEB yetkilileri neden “Akdeniz”i listeye alma ihtiyacı hissetmişler, bilemedim. Istrati, “Balkanların Maksim Gorki’si” olarak bilinir. Enteresan, Romanya’ya da o dönem “Balkanların Belçika’sı” denirmiş. Bir de “Balkanların Maradona’sı” Hagi var tabi:)) Yazar, bütün eserlerini bir sözlük sayesinde öğrendiği Fransızca’yla vermiş. Müthiş bir azim olmalı. Romanda, Adrien Zagrofi'nin; para kazanmak, dostu Mihail'i bulup yardım istemek için 12 Aralık 1906'da Romanya'nın İbrail kentinden vapura binmesiyle başlayıp Mısır’a dek süren yolculuğunda yaşadıkları anlatılıyor. Bunun yanısıra, Osmanlı Devletinin çöküş döneminde, Balkan Savaşlarının hemen öncesinde, Kahire, Beyrut, Şam ve gittiği diğer yerlerde halkın sosyal, ekonomik, kültürel yaşantılarını; din, dil, ırk farklılıklarının sosyal yaşam üzerindeki etkilerini de eleştirel bir bakış açısıyla gözler önüne seriyor. Olaylar yoğun olarak Mısır (İngiliz yönetiminde), Lübnan (Osmanlı), Şam (Osmanlı) ve Romanya’da geçiyor. Kitapta Sultan II. Abdülhamit yönetimindeki Osmanlı topraklarından çoğu yerde Türkiye Toprakları diye söz edilmesi dikkatimi çekti. Türkler ve Araplar üzerine olumlu-olumsuz pek çok mütalaada bulunmuş yazar. Eser, ağırlıklı olarak sevgi, arkadaşlık ve dostluk üzerine kurulu, dostluk kavramının içini dolduran, anlamını hissettiren, insan ilişkilerini derinlemesine işleyen, düşündürücü, kısa, fakat oldukça yoğun bir kitap. Son bölümde harika bir arkadaşlık/dostluk çözümlemesi var. Yine aynı bölümde ciddi bir sosyalizm eleştirisi de var. Çok değerli bir yapıt, ama önce “Arkadaş”ın okunmasını tavsiye ederim. Varlık Yayınları’na iki çift lafım var. Arkadaşlar, bu kitabı insan okuyacak; bu nasıl punto büyüklüğü, bu nasıl
AkdenizPanait Istrati · Karbon Kitaplar · 20201,912 okunma
Puan vermedi·215 syf.··
2021 229. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 25 Aralık 2021 19:31
Kitap, su gibi akıyor. Sıkmadan ve sohbet eder gibi. Akdeniz çevresini, İstanbul'u, Mısır, Suriye, Lübnan, Romanya... O tarihlerdeki olayları ve isimsiz kahramanları okuyorsunuz. Babasına bar sahibi olduğu yalanını söyleyen fahişe Sara, yazarın kadim dostu Mihail, Müslüman, Hristiyan ve Yahudiler. Dinlere ve milletlere getirilen vurucu yorumlar. Sevdim ve yazarın diğer eserleri de okumayı düşünüyorum.
AkdenizPanait Istrati · Anonim Yayıncılık · 20171,912 okunma
10/10
·215 syf.··
Beğendi
·
2021 41. kitabı
Tüm benliğini insan sevgisi kaplamış olan, arkadaş canlısı , paradan ve paranın insan üzerindeki etkisinden nefret eden , sürekli gezmek , öğrenmek isteyen karnını doyuracak kadar parası olmadığı zamanlarda bile gökyüzünün maviliğine, Akdeniz'in ihtişamına bakarak içini umutla dolduran , yaşamaktan umut etmekten ve minnettar olmaktan vazgeçmeyen Adrien ... Adrien'in tanıdığı , hayran olduğu dostu Mihail ; insanların onun hakkında düşüncelerini umursamayan , aristokrat ailesinden ayrılıp kendi yolunda yürümek isteyen, vakit buldukça kendini geliştiren, erdemli ,kalbinde kötülük bulunmayan bir insan... Her şey Adrien'in çocukluğundan beri gitmeyi hayal ettiği Mısır'a yolculuğuyla başlar . Adrien ; İstanbul , Kahire , Beyrut ve Şam da yeni insanlarla tanışır, onların hayatına konuk olur ,yeni dostlar edinir . Bunlar olurken bizler onun aslında insanlardan kaçtığı halde insanlara ihtiyaç duyan ve yalnızlığa tahammülü olmayan biri olduğu ,kendisinden kaçıp ve kendisiyle muhabbeti pek de iyi olmayan bir insan olduğunu anlarız. Adrien insanları ve hayatı çok sevmesine , Mihail gibi bir dostu olduğu için mutlu olmasına rağmen : Mihail eski Mihail değildir ve insanlar sürekli rekabetin ve paranın peşinde koşarken hayatı kaçırırlar. Adrien, kendisini anlayan birini bulamaz . Etrafında Musa , Mihail veya bir başka dost bildiği insan olsa bile kendini hep yalnız hisseder. Yazar, gerçek hayatta da yalnızlığına dayanamayıp intihar girişiminde bulunmuştur . Adrien ile Mihail arasındaki dostluk, Mihail çok değişse bile yine eskisi gibi çok kuvvetli kalır ve okurken bu dostluğa imreniriz . Kitap bizde gezme isteği uyandırır . Baş karakter Adrien, kendime pekçok yönden benzettiğim, çok yakın bulduğum , ortak dertlerimiz olan bir karakter . Bende gezme isteği uyandıran
AkdenizPanait Istrati · Anonim Yayıncılık · 20171,912 okunma

Yazar Hakkında

Panait IstratiYazar · 23 kitap
Romanya'nın bir liman kenti olan İbrail'de doğan yazar, gençliğini, aralarında İstanbul'un da olduğu pek çok Osmanlı kentinde geçirdi. Babası Yunandır. Mısır'ı, Lübnan'ı, Suriye'yi gezdi. Bu dönemde, bulduğu bir sözlük sayesinde Fransızca öğrendi. 1921 yılında, Fransa'nın Nice kentine giderken, yalnızlığı dolayısıyla intihar girişiminde bulundu. O sırada üzerinde Romain Rolland'a yazılmış fakat henüz göndermemiş olduğu bir mektup bulunuyordu. İlk romanı Kira Kiralina (Yaşar Nabi Nayır tarafından Türkçeye çevrilmiştir) 1923 yılında Romain Rolland'ın yazdığı önsözüyle birlikte basılmıştır. Panait Istrati tüm eserlerini anadili olan Rumence değil, Fransızca olarak yazmıştır. Türkçeye de çevrilmiş önemli eserleri arasında, Arkadaş (Mihail), Akdeniz, Sokak Kızı (Nerantsula), Angel Dayı, Kodin, Baragan'ın Devedikenleri, Uşak (Méditerranée) ve Sünger Avcıları gelir. Gençlik yıllarında devrimci hareketlerin etkisine kapılmış olan Istrati, 1929'da Komünist Partinin daveti üzerine Sovyetler Birliği'ni gezdikten sonra umutsuzluğa kapılmış ve politik mücadelenin dünyada bir şeyleri değiştirmek için yetersiz olduğu fikrini edinmiştir. Pek çok romanında da politikadan, politik mücadeleden çok insanı insan yapan değerler üzerinde durması bu yüzdendir. Panait Istrati romanlarının çoğunda yaptığı yolculukları anlatır. Fakat gezdiği ülkeler değil, tanıdığı insanlar ön plandadır. Istrati'nin eserlerinde gerçek bir insan sevgisi hissedilir. Bu karşılıksız ve koşulsuz sevginin hikâyesindeki kahramanların başına getirdiği belalar kadar, onlara yaptığı katkı da nesnel bir biçimde anlatılır. Panait Istrati'nin şaheseri olarak Arkadaş (Mihail) adlı kitabı gösterilebilir. Bu kitapta, Panait Istrati'nin pek çok başka romanındaki başkahramanı da olan Adrian Zografi ile Mihail'in arkadaşlığı anlatılır. Bu arkadaşlık, ideal bir sevgi görüşünü simgelemek için kullanılmıştır. Istrati birçok başka eserinde de arkadaşlık temasını kullanmıştır. Hatta bu eserlerin çoğunda büyük, efsanevi aşklar bile arkadaşlıklar uğruna feda edilmişlerdir.