Adı:
Akdeniz
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
215
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051000138
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kitap Zamanı Yayınları
Bulunmaz bir fırsat. Bu akşam, yani 12 Aralık 1906 günü, ülkemden ayrılıp Mısır'a gideceğim. Bu, bana imkansız gibi geliyor. Ama, hayallerimin en güzel masalı olacak.
248 syf.
·90 günde·Beğendi·7/10
Şükür ki kitabı bitirdim. Dili ağır değildi tam aksine çok akıcı bir üslubu vardı fakat bu kitabın olay örgüsü karışıktı.Teknik bakımından kusurlu bir kitap olsa da okudum. Okumak isteyenlere pek tavsiye etmiyorum.
224 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Panait Istrati... Adını ilk duyduğumda Yunan sandım fakat Romanya doğumlu gezgin bir yazar. Olayların çoğunun Osmanlı'nın Akdeniz'e kıyısı olan yerlerinde (Suriye ve Lübnan) ve Mısır'da geçtiği bu romanı "yine oryantalist bakış açısıyla yazılmış, gerçekçilikten uzak bir roman olabilir" düşüncesiyle okudum, fakat yanılmışım.

Kitabın kahramanı Adriyen (aslında Panait Istrati) bizden birisi. Samuel ve Mihail de öyle. Romandaki diğer insanlar da bizden, çünkü gerçek! Evet bunu iliklerinize kadar hissediyorsunuz romanı okurken. Peki kim bu Adriyen? İbrail/Romanya doğumlu, hayalleri olan ve boynuna zincir bağlanılmasını sevmeyen bir genç. Zincirden kastım, bağlanma sorunu var bu arkadaşımızın. Ama insanlarla alâkalı değil bu bağlanma sorunu, iş anlayışıyla alâkalı. Dünyayı tanımak istediği için "çakılı" işlerde tutunamayan bir arkadaşımız. Ama bazılarının dediği gibi bu romanı "aylaklığın kitabı" olarak göremiyorum. Adam her gittiği yerde çalışıyor, hem iş de seçmiyor (tabii çakılı kalacağı işleri yine seçmiyor Adriyen beyimiz). Bu nasıl aylak?

Romanda her olaya onun gözünden, onun hisleriyle bakıyoruz. Adriyen'in bu hayatta en önem verdiği şey, anladığım kadarıyla arkadaşlık. Başlangıçta tanıştığı Samuel gibi meczup bir babayı bile yarı yolda bırakmıyor mesela, hatta aile işlerinde bile ona yardımcı olmaya çalışıyor. Kitabın son bölümleri yürek burkan ve insana bazı değerleri sorgulatan cinsten, üzülebilirsiniz.
300 syf.
"Bizi yaşatan kendimiz için beslediğimiz değil, başkalarına, hatta nefret ettiğimiz insanlara karşı duyduğumuz sevgidir."

Kitabı çok severek okumuştum. Hayata dair altı çizilecek çok sözü vardı.
Hatta bir bölümünde gülmekten kitabı okuyamadığımı bile anımsıyorum. Şöyle ki,

Yazar, bütün dünya klasiklerini okumuş bir yazar ve bir gün Hamlet'den bir söz alıntılarken sohbet arasında, Hamlet in yazarını unutuyor; dilinin ucuna geliyor , ama bir türlü hatırlayamıyor:) Sonra kahvehane kahvehane gezip, bu eserin yazarını millete soruyor ve bakıyor ki ,kimse Hamlet diye bir eser olduğunu bilmiyor bile:)
Sinirleri iyice harap oluyor yazarın...
Neyse

Sonuç Rumen yazarın , Panait Istrati , kalemi çok samimi çok yalın.
Verdiği satır arası mesajlar oldukça insancıl.
İlk okuduğum kitabı bu olmuştu ve son olmayacağı da kesindi...
174 syf.
Şiir tadında bir kitaptı. Ruhum dinlendirdi. Kitapta kahramanının yaşadığı İbrail'den çıkıp İstanbul, İzmir, İskenderun, Mısır, Beyrut'a uzanan Akdeniz gezisi anlatılıyor. Gezi Şam'da bitiyor. Kitapta ana karakterin dostu olan Mihail'e bağlılığı çok güzel anlatmış. Huzur veren bu kitabı okumalısınız. Edebiyatla kalın...
300 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Yazarla tanistigim kitap oldu. Akici bir dili var. ancak bana olay siralamasi cok karisik geldi. Takip etmekte Zorlandim. Belki ben yanlis zamanda kafam cok doluyken okudugumdan belki de yazar bir cok msji 168 sayfaya sigdirdigindan kaynaklaniyordur,bilemiyorum. Ancak cok guzel ogretiler barindiriyordu. Dostluk kavraminin anlamini ve onemini burda yeniden iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Umarim siz de severek okursunuz. Kitapla kalin.
300 syf.
·2 günde·7/10
ADRİYEN'in yaşadığı İbrail'den İskenderiye'ye gitmek için Köstence limanında başlayan vapur yolculuğu,l9l3 Balkan savaşına kadar sürecek macera dolu Akdeniz gezisi,,Mihail ile olan güzel dostluğu ......yolculuğu esnasında ,gördükleri yerler ,içinde istanbul'un da olduğu.Mısır.Suriye,Lübnan'da yaşadıklarını ilgiyle okudum.
174 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Kitabı arkadaşımın kitaplığında tesadüfen gördüm ve bir anda bir şeylerin beni bu kitaba çektiğini hissettim. Bitirdikten sonra hissettiklerim de aslında en baştaki hislerimin ne kadar doğru olduğunu gösteriyordu. Kimimizin içinde hala bulunan kimimizin de hayatın akışına kapılmaktan unuttuğu "özgürleşme" hissini derinden yaşadım. Zaten zaman zaman her şeyi bir kenara bırakıp bambaşka mekanlara gitme isteği duyardım. İşte bu istek ve bunun yaratacağı hisler zihnimde gerçek gibi canlandı adeta.
İnsanın kendini sorgulaması, dostluklarını ve insanlarla olan ilişkilerini sorgulaması adına oldukça yararlı bir kitap. Sizi alıp düşünceler denizine sürükleyecek o kadar çok cümle mevcut ki... O yüzden fırsatı olanların mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum.
300 syf.
·8/10
AKdeniz kitabı kahmaranın romanyadan yola çıkıp,mısır,suriye,lübnanda yaşadıkları kimi zaman acınası olayları anlatır.Arap kültürünü anlatırken Abdülhamit Türkiye'sindende söz eder.Kitap bir seyahat macerasından ziyade insandaki değer kavramını sorgular.
224 syf.
·7 günde·7/10
Kitap akıcı dili ve hareketli kurgusu ile hızlıca okunabiliyor. Edebi sanat ya da güzel tasvir ise içinde yok. Biraz felsefe mevcut. Diğer okuduğum kitaplarına nazaran biraz daha iyiydi. Her zamanki gibi arkadaşı Mihail'in de içinde bulunması olmazsa olmazı zaten.

Kitap, Milli Eğitim Bakanlığı'nın orta öğretime tavsiye ettiği 100 temel eser arasında imiş. Artık eminim ki bu Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri her bir kitabı okumadan tavsiye ediyorlar. Bu kitap yetişkinler için okunabilir bir seviyede de olsa orta öğretim seviyesindeki bir çocuk tarafından kesinlikle zararlı etkileşim barındırıyor.

Şöyle ki; kitabın içinde "hayat kadınlığı için evden kaçan bir kız", " hayat kadınlığı yapan kızının en azından iyi para verecek erkeklerle beraber olmasını arzulayan bir baba", "bir erkeğin bir başka erkeğe tecavüz girişimi", "eşlerin birbirlerini sürekli ve yoğun olarak aldatması" gibi bir çok konu geçiyor ve olay kurgusu gereği bu konuların kahramanlarına çoğu kez acıyor ya da hak veriyorsunuz.

Her şeye karşın iyi okumalar...
224 syf.
·Beğendi·8/10
Akdeniz in,sosyal ve ekonomik durumlarını ve roman kahramanlarımızın yaşadığı olaylarla birlikte irdelemelerini,yaşadıkları yanlışlıkların içinde bunların doğurabileceği sonuçlarını yakalayarak bize anlatmaya çalışmış...
300 syf.
·Beğendi·8/10
Kendimi Akdeniz sularında,buharı tüten bir geminin güvertesinde gittiğimi hissederek okuduğum muazzam naiflikte bir şaheser.Teşekkürler Istrati :)
300 syf.
·64 günde·8/10
Öncelikle Panait'in üslubunu çok beğendim. Olayları hiç kelime oyunu yapmadan, vermek istediği mesajı verip, vurgu yapması gereken yeri doğrudan gösteren bir biçimde sunuyor. Yazarın hayata bakışı çok serbest. Çoğu şey -arkadaşının ölümü dışında- onun için olağan. Bir tek sıkıntısı var -biri hariç kusursuz kitap görmedim-, o da bir olaydan diğerine ne ara geçtiğini anlayamıyorsunuz. Önceki anlattığı olay bir sonuca varacak derken bir başkasını anlatıyor. Neyse okuyun ve kendiniz karar verin.
"Bir başkasının acısı karşısında insanın kalbi katılıkla durabiliyorsa ..
..her şey bitmiş demektir .
Hayat ve ölüm konusunda her şeyden emin olmak eğitimli ahmağın özelliğidir.
Panait Istrati
Sayfa 226 - Varlık Yayınları
Her zaman itiraf etmiştim: Yalnız kalınca ben bir işe yaramam. Birini, bir şeyi mutlaka sevmeliyim ben, yoksa kendimi bir mısır tarlasında hasattan sonra unutulmuş delik bir çanak gibi bomboş ve bir hiç hissederim.
Panait Istrati
Sayfa 121 - Varlık Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Akdeniz
Baskı tarihi:
Şubat 2017
Sayfa sayısı:
215
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051000138
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kitap Zamanı Yayınları
Bulunmaz bir fırsat. Bu akşam, yani 12 Aralık 1906 günü, ülkemden ayrılıp Mısır'a gideceğim. Bu, bana imkansız gibi geliyor. Ama, hayallerimin en güzel masalı olacak.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

  • 6 defa gösterildi.

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0