Ayşegül

“Eski kodlanmalarımda ‘Allah'tan kork!' cümlesi cezalandırmasından kork anlamındaydı. Peki, oraya şöyle bir pencere açsak; Allah'ı memnun edememekten kork, Allah’a asi olmaktan kork, Allah'ın yakınlığını uzaklığa evirmekten kork, Allah’ın gözünden düşmekten, o ünsiyeti kaybetmekten kork desek?”
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Evet. Ayrılık acısı ekseriyetle insanların en çok çektiği acılardan biridir. Neden biliyor musun?” “Çünkü kalbin içi hiç ayrılmayacak, son bulmayacak bir şeyi sevmek üzere kurulmuştur. O da yalnızca Allah'tır. Eğer sen o kalbe sonlu bir şeyi koyarsan kalp bunu istemez ve sana acı çektirmeye başlar. Çünkü o şey fanidir ve eninde sonunda gidecektir. Yani senden ayrılacak olan şeyler kalbin dışına; hiç ayrılmayacak olan El-Evvel, El-Ahir, El-Baki olan Allah'ın sevgisi ise kalbin içine"
Medet ümmetlerin hep hâli kandır yâ Resulallah… Medet zirâ zaman âhir zamandır yâ Resulallah…
Gençliğimde pek çok doktora gittim; terapistler, psikiyatristler ve psikologlardan oluşan sonsuz döngünün içinde hepside aynı senaryo sorularını sordular, ruhumda dönüp duran anksiyete bozukluklarının sonsuz slayt gösterisini düzeltmeye çalıştılar.
Güçlü rolü yapmaya alışık biriyseniz, enkazınızla bakışırken yanınızda kimsenin olmasını istemezdiniz. Yüzümdeki gülümsemeye rağmen kalbimde bir çarpıntı vardı. Zihnim çığlık çığlığa, “Bana acımayın!” diye bağırıyordu. Bakın, ayaktayım.