Canım çocukluk! En usluluğu bile sessiz, rahat rahat -her nedense- fingirdemeye denktir. Serbestliğe vurgundur. İster ki, kimseler oyununa karışmasın. ''Yapma, etme!'' demesin, herkes nazını çeksin. Uyuyacaksa ona ninni söylesin. Baskının ne biçim olduğunu anlamak isterseniz, haşarı bir çocuğu dikkatle seyredin!
Ah, kaç bin kere kuyruklu yıldız kadar bir yıldırım olup da bu çocuk oyuncağını, bu alçak toprağı, bu zulüm dünyasını, bir insana mezar olmaktan başka bir şeye yaramayan musibet alemini, bir vuruşta yüz bin parça etmek hayalleriyle çıldıracak derecelere geldim... Kaç bin kere...