Yabancılaşma, merhamet, şehvet, korkaklık, gurur gibi duygular bizi yönetiyor. Sadece en derinlerde, aşk olarak tanımlanabilecek küçücük bir şey var. Arayan asla bulamaz. Sanki bir an parlayıp kaybolan inanılmaz bir olay.
Biliyorum, her işi yapmaya hazırsınız. Buna herkes razı. Bu çok da önemli bir nitelik değil. Hatta bu sadece sizin kendinizi ne kadar işe yaramaz gördüğünüzü gösterir.
Geçenlerde bir tanıdık gece yarısı beni neredeyse tamamıyla boş kahvehanede gördüğünde "bizim topluluğa katılmak istemez miydin?" diye sordu. Hayır böyle bir niyetim yok dedim.
Seninle iyiden iyiye tanışmak, kendimi sana tanıtmak istiyorum. Sonra da vedalaşmak... Bence insanların birbirlerini tanımaları için en iyi zaman ayrılmalarına yakın zamandır.