Savaş, yıkım edebiyatı,2. Dünya Savaşı denilince akla ilk gelen isimlerden Böll.Onun bu incecik yaptılarda kullandığı üslubun gücüne,insana yaşattığı duygulara hayranım.
Yine yüreğimde iz bırakan bir eser oldu Tranin Tam Saatiydi.Savaşın Almanlar için kötü gittiği son zamanlarında cepheye girmekte olan bir erdir Andreas."Ölüm"ü takıntı haline getirir. Başka hiçbir şey düşünemez olur. Bu tren yolculuğunun hikâyesini okuyoruz aslında.Hem fiziki olarak yapılan tren yolculuğu hem de savaşın, yıkımın, vahşetin sorgulanmasıyla donanmış içsel yolculuk, savaş hâlleri.
Yolda bir süreliğine Kiev 'de dururlar ve orada bir randevu evinde genç bir kızla tanışır Andreas.Kızla arasındaki iletişim, etkileşim, bir anda onları tesiri altına alan yoğun duygular, kızın maruz kaldığı savaş trajedisi, yarım kalan hayatlar.. kitabı ayrıca değerli kılan satırlardı.
Çok sevdim kitabı, yaşayarak okudum. Böll, külliyatına niyet ettiğim nadir yazarlardan.