12 Mart Muhtırası’nı, 68 kuşağını, hapishane “kültürünü” daha derin, daha çarpıcı anlatan bir başka yazar daha var mıdır bilmiyorum. İdeolojiden tamamen bağımsız olarak okuduğum bu kitap, beni yine derinden etkiledi.
Kitap salt kurgu olarak düşünülmemeli. Erdal Öz anılarından, hapishane yıllarında tuttuğu günlüğünden, yazılarından ve belgelerden yararlanarak anlatıyor bize Deniz Gezmiş’i, Yusuf Arslan’ı, Hüseyin İnan’ı, Mükerrem Erdoğan’ı ve çok daha fazlasını... Baş koydukları yol, işkenceler, kaçışlar, saldırılar, idam sehpası... Tüm yolcuğa tanık oluyoruz bu kitapta.
Döneme tanıklık eden en ama en iyi yazarlardan biri Erdal Öz. Bu kitaptan sonra fazla vakit kaybetmeden Yaralısın’ı okuyun derim. Anlayacaksınız.
Yıllardır derslerden gördüğümüz kadarıyla aklımızın bir köşesinde “edebiyatımızın ilk psikolojik romanı” olarak kalmış ve çoğunlukla hakkında daha fazla bilgiye sahip olmadığımız Eylül...
Bu psikolojik tahliller kitabın tümüne yayılmış durumda, insanı alıp götüren, içinde bir boşluk bırakan türden.
Evli bir kadın olan Suat ile aile dostu Necip’in imkansız aşkına tanık oluyoruz bu kitapta.
Sonu, o bir sayfa beni çok etkiledi. Kesinlikle okunmasını tavsiye ediyorum.
EylülMehmet Rauf · Karbon Kitaplar · 201650bin okunma
Okurken tek düşündüğüm çevirirken ne eziyetler çekeceğim oldu... Local colour’ı bu kadar yoğun bir metin okudum mu daha önce bilmiyorum.... Ah Zilha ah...
Taşradan tıp okumak için büyük umutlarla Viyana’ya gelen Berger’in şehrin, şehir hayatının, o şehrin insanlarının, umutsuzluğun ve ezilmişlik hissinin içinde sürüklenişine şahit oluyoruz ilk önce. Kendisini, cinselliği, kadınları, hayatı yeni yeni keşfetmeye başladığı bir dönemde karşısına çıkan ve Viyana’daki tek arkadaşı olan Schramek’in üzerinde bıraktığı çoğunlukla olumsuz ama benliğini bulması açısından olumlu etkileri, yaşadığı olayları görüyoruz. Her şeyden umudunu kestiği sırada kapı komşusunun kızının hastalığı ve sonrasında gelişen olaylar Berger’in asıl olduğu kişiye, huzura, kendine güvene ulaşmasını sağlıyor.
Kitap oldukça kısa, zamanınız varsa bir oturuşta keyifli bir şekilde okuyabilirsiniz. Hem Zweig’ın alışılageldik ustalığı ve betimlemeleri, hem de çevirinin profesyonelliğiyle oldukça güzel bir okuma oldu benim için. Tavsiye ederim.
KızılStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202236,9bin okunma
Mahir Ünsal Eriş’in Öbürküler ve Sarıyaz’dan sonra bitirdiğim üçüncü kitabı Kara Yarısı. Yazar 6 yıl aradan sonra Sarıyaz ve Kara Yarısı’yla geri dönmüştü. Sarıyaz’dan ne kadar keyif aldıysam bu kitaptan da o kadar keyif aldım. Sarıyaz gibi bir öykü kitabı olan Kara Yarısı birbirinden farklı öykülerden oluşuyor, bazı öykülerde ortak noktalar var. Mahir Ünsal Eriş klasiği olarak yine Bandırma ve civarlarında geçiyor öyküler. Anadolu insanını, çoluğu çocuğu, sıcacık zamanları anlatıyor yine bize hepimizin bildiği duygularla. Kesinlikle yoran bir kitap değil; cümleler, konular, geçişler hepsi yine düz, çok güzel. Öyle çok da öykü hayranı olmayan ben, kesinlikle tavsiye ederim.
Kara YarısıMahir Ünsal Eriş · Can Yayınları · 20191,940 okunma