Hipokrat'ın dediği gibi: "sunpnoia pan ta"
[her şey birlikte nefes alır]. Fakat bir
Ruh kendisinde ancak, onda seçikçe temsil edilen şeyi okuyabilir ve bütün kıvrımlarını bir anda açıp sermez, zira kıvrımları sonsuza uzanır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
O büyük doğrunun genel bilgisi, yani Tanrı olası olan en yetkin ve en istenir biçimde eylemde bulunur doğrusunun bilgisi, bence Tanrı’ya her şeyin üstünde borçlu olduğumuz sevginin temelidir. Çünkü seven kişi hoşnutluğunu sevgilisinin kendisinin ve eylemlerinin mutluluğunda ya da yetkinliğinde arar. “Idem velle et idem nolle vera amicitia est.” (9) Bence,Tanrı’nın istediğini istemeye hazır olunmadığı zaman, onun istediği şeyi değiştirmek gücüne sahip olunduğu zaman Tanrı’yı sevmek güçtür. Bana kalırsa, Tanrı’nın yaptıklarından hoşnut olmayanlar, amaçları ayaklanmacıların amaçlarından pek ayrı olmayan hoşnutsuz uyruklara benzerler.
Sadece var olanların değil, gerçek olmaları bakımından özlerin ya da imkan bakımından gerçek olanın da kaynağı Tanrı'dadır. Çünkü Tanrı'nın müdrikesi, ebedi hakikatlerin veya bu hakikatlerin dayandığı ideaların alanıdır ve çünkü Tanrı olmaksızın imkanlarda hiçbir gerçeklik bulunamayacağından, hiçbir şey var olamayacağı gibi, mümkün diye bir şey de olamazdı.
Düşünüyorum öyleyse varım doğrusunun kuşkucuların tüm aşırı varsayımlarıyla sarsılmayacak kadar sağlam ve güvenli olduğunu belirlerken, bu doğruyu, araştırdığım felsefenin ilk ilkesi olarak hiçbir kuşkuya düşmeden alabileceğime karar verdim.